
Yine sevgili ekonomi bulvarı okuyucularını ve değerli ziyaretcilerinin karşısına orjinal bir başlık ve tabiki iyi bir yorumlar karşınızdayız
Yeni risk haritası piyasada derken aslında bu yazımız satış konusu değil..Sevgili Taner Berksoy’un [ radikal gazetesi ekonomi yazarı ] güzel yazısının sizlere sunduğumuz başlığı
Taner BERKSOY bugün oldukça iyi bir konuya değinmiş.Ekonomi Bulvarı olarak sizlere sunmaktan onur duyuyoruz..
Daha fazla sizleri yazıdan uzak tutmadan yazıya geçmeye ne dersiniz ?.. Devamını Oku

İşsizlik oranı aylardır çakıldığı yüzde 13’ün altına kasımda da inemedi ve yüzde 13.1 oldu. Sanayinin istihdamdaki payı 2008’in aynı dönemine göre 0.9 puan düştü..
Milliyet’ten Ebru SUNGUR’un hazırladığı haberin detayları sizlerle ;
Krizin başlamasıyla tırmanan ve temmuz ayındaki hafif gerileme dışında yüzde 13’ün altına düşmeyen işsizlik oranı bu eğilimini kasımda da sürdürdü.
Ekim-kasım-aralık aylarını kapsayan kasım döneminde Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 233 bin kişi artarak 3 milyon 270 bin kişiye yükseldi. İşsizlik oranı ise 0.5 puanlık artış ile yüzde 13.1 seviyesinde gerçekleşti. Kentsel yerlerde işsizlik oranı 1 puanlık artışla yüzde 15.3, kırsal yerlerde ise 0.4 puanlık azalışla yüzde 8.7 oldu. Devamını Oku

Advertorial – Yaz ayları yaklaşmadan,herkezde tatlı bir telaş başladı..
Özellikle gördüğümüz kadarıyla yaz tatilini keyifli geçirmek isteyenler önceden rezervasyonlara önem veriyolar.Vakansee ile sizde keyifli bir yaz tatili geçirebilirsiniz! Tek yapmanız gereken yazımızın devamını okumak ardından koltuğunuza yaslanıp birbirinden güzel oteller arasından kendi bütçenize uygun ve eğleneceğinizi düşündüğünüz bir otel seçmek!
Ardından yaz tatilinizi ne kadar güzel geçireceğinizi düşünmek..
Bu sözlerin sahibi Prof. Dr. Mümtazer Türköne. Kendisi Akp İstanbul Milletvekili Özlem Türköne’nin eski eşi,Zaman gazetesi köşe yazarı,Tansu Çiller’in eski danışmanı,78′lerin ülkücüsü,kemalizmin 1930′lardaki italyan faşizminin ilkeleri ile örtüştüğünü söyleyen deyim yerindeyse tam bir fırıldak. Peki ne oldu da bu 78′lerin entel ülkücüsü bir anda teröristbaşının serbest bırakılmasını ister oldu. Biliyorsunuz ki son dönemde demokratik açılım adı altında ülkenin gündemine yerleştirilen terör çığırtkanlığı tabiki yandaş medyayıda harekete geçirmek zorunda bıraktı.
Yandaş medya diyince tabiki akla gelen ilk gazete Zaman. Bu gazete ne kadar “Yaftalamayın” reklamıda yapsa, TMSF’nin elinde bulunduğu sırada Star gazetesine transfer olan eski Zaman yazarı Mustafa Karaalioğlu sayesinde bu reklamların bir anlamı kalmamıştır. Türköne’nin formülü bir hayli ilginç. “Osmanlı gibi büyük düşünülmesini öneriyorum. Yani Apo’ya paşa rütbesi verilebilir. Osmanlı mantığıyla yaklaşırsanız, Bodrum Türkbükü’ne gönderilmesini öneriyorum”.Bir Profesörün bunu söylemesi bir hayli ilginç. Adı sanı duyulmamış bir Profesörün YÖK başkanı olduğu bu dönemde, ülkeyi bölen açıklamalarda bulunan insanların Profesör, Aydın ünvanı alması çokta şaşılacak bir olay değil.
Tabi bugün Tokat’ta yaşananlar aslında açılımın ne kadar da anlamsız bir çaba olduğunu hepimize gösterdi. Jandarma ekiplerine kurulan pusuda 7 asker şehir düştü, 3 asker ise yaralandı. İktidarın kafasında ne var anlamak mümkün değil lakin eğer siz bir sorunu çözmek için birşeyler yaptığınızı söylüyorsanız fakat bu konuda hiçbir gelişme olmuyor hatta aksine durum daha da vahimleşiyor, Diyarbakır’da,Hakkari’de bir sürü insan sokaklarda Apo ve Pkk yandaşı olduğunu açık açık sokaklarda bağırıyor ise, Devletin polisi olayları yatıştıramıyor sokakta kanunlar değil,belirli bir etnik kesimin ritüelleri geçerli oluyorsa insanlara çözüm adı altında sunduğunuz bu açılım hiçbir işe yaramamış demektir.
Bu arada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Amerika’ya Barack Obama ile görüşmeye gitti. Görüşmenin birçok kritik başlık içermesine rağmen, asıl konu tabiki Abd’nin bizden Afganistan’a biraz daha asker istemesi. Tabi Abd Başbakan’a ne diyecekte ikna etmeye çalışacak orasını bilmiyoruz fakat Türkiye’nin ismi daha çok bu tarz haberlerde geçer bunu tahmin etmek çok zor değil…..
Saygılarımla
Ali Orkun
Citi Group’un raporundan derlenen bilgiye göre, küresel büyüme ortalaması yüzde 3,2 olurken, Türkiye’nin Orta Vadeli Program’da belirlenen yüzde yüzde 3,5 oranındaki büyüme hedefinin de üstünde bir büyüme oranı olan yüzde 4,2 oranında büyüyeceğini belirtti.
Citi Group, Türkiye’nin bundan sonraki süreçte pozitif yönlü ekonomik toparlanma sürecine gireceğini ve küresel toparlanmanın hızlanmasına paralel olarak büyümenin belirlenen hedeflerin üstüne çıkarak revize edileceğini kaydetti.
Özel sektörün tüketim ve yatırım harcamalarındaki artış, toparlanan küresel ekonomiyle birlikte Türkiye’nin ekonomik büyüme sürecine olumlu katkıda bulunacağı vurgulandı.
Dünyanın en büyük bankacılık grubunun yaptığı değerlendirmeye göre, Türkiye, 2011 yılında yüzde 5,5, 2012 yılında yüzde 5,8 ve 2013 yılında yüzde 6 oranında büyüyecek.
IMF anlaşması önemli bir belirsizlik
Türkiye için IMF anlaşmasının önemli bir belirsizlik oluşturduğuna dikkat çeken Citi Group, gelecek yıl, gelecek yıl mali baskıların artacağını, gerek baz etkisi, gerekse emtia fiyatlarındaki artış nedeniyle enflasyonun yükselebileceği uyarısında bulundu.
Önümüzdeki yıl, küresel talep iştahının artması ve Türkiye’nin programladığı özelleştirmeleri yapabilmesi halinde IMF anlaşmasına gerek kalmayabileceğini vurgulayan Citi Group, ancak Türkiye’nin sadece iyi bir şansa değil, iyi politikalar uygulamasına da ihtiyacı olduğunu kaydetti.
Bütçe açığı kademeli olarak daralacak
Gruba göre, gelecek yıl biraz yükselecek olan enflasyon, 2011 yılından itibaren tek haneli rakamlarda ve yüzde 5′in altına doğru gerileyecek. Sanayileşmiş G7 ülkelerinin bütçe açıkları, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 10′u ve üzerinde olurken, Türkiye’nin de içinde olduğu Yükselen Piyasaların bütçe açıkları, 2013′e kadarki süreçte daralacak.
Citi Group, Türkiye’nin gelecek yıl, yüzde 5 düzeyinde tahmin edilen bütçe açığının, 2011 yılında yüzde 4,2 oranına gerileyeceğini ve bundan sonraki süreçte gerilemeye devam edeceğini kaydetti. Bankacılık grubu, gelecek yıl Cari Açığın GYSH’nın yüzde 3,8 ve 2011 yılında da yüzde 4 olacağı tahmininde bulundu…
Türkiye ile İspanya arasındaki ticaret hacminin 6 milyar Euro’yu geçmesi İspanyol bankalarını Türkiye’ye çekiyor. Türkiye ile ticari ilişki içinde bulunan 200′den fazla kurumsal müşteriye sahip İspanya’nın 3. büyük bankası La Caixa, İstanbul’da temsilcilik ofisi açtı.
Banka yerel firmalar ve finans kurumlarıyla bağlantı sağlayarak müşterilerine Türkiye’deki ticari ilişkileri için rehberlik yapacak. Temsilcilik ofisinin basına duyurulduğu Çırağan Sarayı’ndaki törenin ardından gazetecilere konuşan La Caixa Başkan Yardımcısı ve Uluslararası İcra Direktörü Ignacio Alvarez-Rendueles, İstanbul ofisini uluslararası büyüme kapsamında açtıklarını söyledi. Rendueles, “Türkiye’de çok iyi işler yapmanın tam zamanı. Makroekonomik veriler, orta vadede Türk ekonomisi için olumlu beklentilere işaret ediyor. Rakamsal veriler Türk bankacılık sisteminin, sıkı düzenlemeler ve kredi hacmi büyümesinin görece sınırlı olması sayesinde, son krizde diğer gelişen ekonomilere göre çok daha yüksek dayanıklılık sergilediğini gösteriyor.” dedi.
La Caixa, Meksika, Avusturya, Hong Kong ve Portekiz’deki bazı bankalarda azınlık hisselerine sahip. Dünyanın en zengin ilk 10 kişisi arasında yer alan Meksikalı Carlos Slim Helu’ya ait GFInbursa’nın yüzde 20’sini alan şirket, BPI Bank’ın yüzde 30,1′ini, The Bank of East Asia’nın yüzde 9,9′unu, Erste Bank’ın yüzde 9,9′unu ve Boursorama’nın da yüzde 20’sini elinde bulunduruyor. Makro ekonomik verilerin orta vadede Türk ekonomisi için olumlu beklentileri işaret ettiğini bildiren Rendueles, temsilcilik ofisi açılışının La Caixa’nın Türkiye konusunda kararlılığını gösterdiğini vurguladı. Türkiye için ayrılacak bütçeyi şartlara göre belirleyecekleri bilgisini veren Alvarez-Rendueles, Türkiye’de her türden projeye finansman desteği verebileceklerini belirtti
|
|
Küçük hatırlatma : Ekonomi Bulvarına üye
olarak daha fazla içeriği ulaşabilirsiniz.Üye olmak için tıklayınız