Borsalar yön arıyor,bu haftaki gelişmelere dikkat!

alpertunga tarafından 14 Şubat 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Önceki hafta 56 bin puanı aşamayarak düşüşe geçen Borsa, 49 bin puan seviyesinde ilk tepkisini vererek beklemeye geçti.

IMF ile yapılması beklenen anlaşmanın ileri bir tarihe sarkacağı haberleriyle sarsılan ve Yunanistan’ın kurtarılmayacağı yönündeki spekülasyonların etkisiyle ibreyi aşağı çeviren İMKB 100 endeksi satıcılı seyrini sürdürüyor. Hiç şüphesiz bu düşüşte dünya piyasalarında yaşanan sarsıntılar kadar beklentilerin sona ermesinin etkisiyle gerileyen bankacılık endeksindeki gelişmeler de etkili oluyor.

2009 yılının Mart ayından 2009 Ekim ayına kadar soluksuz sayılabilecek bir yükseliş trendi yaşayan İMKB, kısa süreli düzeltmenin ardından aralık-şubat arası 12 bin puanlık bir ralli yaşadı. 44 bin-56 bin puan aralığında gerçekleşen bu yükseliş sonrası dikkati çeken, banka hisselerinde başlayan düzeltme hareketi oldu. Devamını Oku

04 Şubat 2010 perşembe değerlendirmeleri..

alpertunga tarafından 4 Şubat 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

İşte Yatırımın hazırlamış olduğu günlük değerlendirme şöyle ;

Pfizer’e yönelik olumsuz beklentiler nedeniyle dün ABD borsaları günü düşüşle kapattı. Beklentilerden kötü gelen Avustralya perakende satış verileri nedeniyle Asya piyasaları da aşağı yönlü işlem gördü. Avrupa borsalarının ise Avrupa Merkez Bankası ve İngilitere Merkez Bankası’nın faiz kararı öncesi güne yükselişle başlayacağını düşünüyoruz.

Devamını Oku

IMF ile anlaşabiliriz

canodabasi tarafından 31 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Başbakan Erdoğan iki yıldır IMF ile anlaşma yapılmadan yola devam edildiğini ancak bu durumun anlaşma yapılmayacağı anlamına gelmediğini söyledi.

İSTANBUL – Erdoğan, Bağcılar’da yaptırılan ”212 İstanbul Power Outlet Alışveriş Merkezi”nin resmi açılış töreninde yaptığı konuşmada, IMF ile görüşmelere de değinerek şunları kaydetti:

Devamını Oku

IMF: Görüşmeler çok verimli geçiyor

canodabasi tarafından 29 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

IMF Birinci Başkan Yardımcısı Lipsky, stand-by anlaşması konusunda Türkiye ile görüşmelerin faydalı ve verimli geçtiğini söyledi. Lipsky “Geniş kapsamlı konuşuyoruz” dedi.

Devamını Oku

Dolar 1.35 seviyesine gelirmi ?

admin tarafından 12 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

IMF ile aylardır süren görüşmelerde sona geliniyor. Başbakan Erdoğan ilk kez somut bir açıklama yaparak, IMF anlaşmasının, ‘gün hatta hafta içinde’ çözülebileceğinin sinyalini verdi. Açıklama sonrasında gelen satışlarla dolar kuru son 2.5 ayın en düşük seviyesi olan 1.4470’e geriledi. Dolar kuru cuma kapanışta 1.4580 seviyesindeydi. IMF’te bir açıklama yaparak, Türkiye isterse kısa sürede heyet gönderebileceğini tekrar etti. Faizde ise 10 baz puanlık bir düşüş yaşandı. Başbakanın IMF ile görüşmelerde yol alandığına dair ilk sinyali verdiği 30 Aralık 2009 tarihinden bu yana doların hızla gerilediği görülüyor. 30 Aralık’ta 1.50 liralarda bulunan dolar kuru dün itibariyle 1.45 liraya kadar geriledi.

Paketin büyüklüğü belirler
Uzmanlar, anlaşmanın imzalanması durumunda kurda ağırlıklı olarak 1.40 liranın görülebileceğini söylüyor. Piyasanın IMF’ten kaynak beklentisi 20 – 25 milyar dolar arasında. Aynı uzmanlar 20 milyar doların üzerinde bir kaynak gelmesi durumunda kurun kısa vadeli de olsa 1.35 liraya kadar gerileyebileceğine de dikkat çekti. Ünlü Japon yatırım bankası Nomura’nın ekonomisti Olgay Büyükkayalı, “IMF’li senaryoda not artırımları ve sermaye girişleri devam edeceğinden kur önümüzdeki haftalarda 1.35 liraya kadar gerileyebilir” dedi. Deniz Portföy’ün Genel Müdürü Fatih Arabacı ise, “Kur için 1.40 lira makul” dedi.

Bilgi uyumsuzluğu mu var?
Borsada ise haftaya 55 bin seviyesinde başlayan İMKB kar satışlarına sahne oldu. Endeks yüzde 1.6’lık düşüşle 53 bin seviyelerine geri döndü. Borsada yabancı satışlarının da olduğu dikkat çekerken, farklı seyir,  “Bilgi uyumsuzluğu mu var, IMF anlaşması olmayabilir mi veya kaynak düşük kalır mı?” gibi sorular da gündeme geldi.  Ancak dün yaşanan düşüşte borsanın klişesi “Beklentiler alınır, gerçekler satılır” davranış biçiminin etkisi hissedildi. IMF açıklamasının kar satışlarına güzel bir bahane olduğunu söyleyen Hak Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Ömer Dilber, “IMF  10 kez fiyatlandı. Bu nedenle tepki sınırlı kaldı” dedi.

fft16_mf482600

İhracatçı 1.50’nin altı olmaz diyor
Kurun biraz daha gerilemesinin ihracatçının yeni kabusu olacağına dikkat çeken TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, 1.50’nin altındaki bir kur seviyesi ile ihracatçının para kazanmasının mümkün olmadığını söyledi. Para politikasının buna göre şekillendirilmesini isteyen Büyükekşi, “Kur daha da gevşerse o taktirde Merkez Bankası’nın da faizleri biraz daha düşürmesi gerekir. Hükümette ilave tedbirler alarak ihracatçının mal satmasının önünü açmalı. Aksi takdirde bu kurla olmaz” dedi.

1.42 seviyesi görülebilir
Özgür Altuğ BGC Partners Başekonomist

“Açıklamanın önemi açıklamanın bizzat başbakandan gelmesidir. İkinci önemli nokta ise ilk kez Başbakan’dan gelen ve belli bir zamanı içeren ilk somut açıklama olmasıdır. IMF anlaşması beklentisiyle IMF’siz geçilen 20 ayın ardından piyasa oyuncularının bu açıklamaya yaklaşırken şüphe göstermesini anlayabiliyoruz.
Eğer hükümet bu hafta IMF Heyeti’ni Türkiye’ye davet ederse bunun olumlu karşılanacağını düşünüyoruz. Açıklama sonrasında dolar kuru 1.4470 liraya geriledi. Biz anlaşma imzalanırsa dolar kurunun geçici süreliğine de olsa 1.4200 seviyesine gerileyeceğini düşünüyoruz.”

Yüksek kaynak sert düşürür
Fatih Keresteci HSBC Stratejist

“Olası bir IMF anlaşmasında son karar merciinin Başbakan Erdoğan olduğu düşünülür ise anlaşmaya oldukça yakın olduğumuz söylenebilir.  Piyasalar zaten yıl başından bu yana IMF ile bir anlaşma olabileceği ihtimalini fiyatladığından dolayı bugünkü haberin etkisi çok sert olmadı. Ancak IMF anlaşması gerçekleşirse ilk etapta dolar kurunda düşüş olacaktır. O aşamada, IMF anlaşmasının sunduğu kaynak miktarı belirleyici hale gelecektir. 20 milyar doların üzerindeki bir kaynak paketi kurda daha büyük bir düşüşe yol açabilir. Ancak, kaynak paketinin düşük miktarda kalması durumunda piyasaların tepkisinin olumlu olmayabileceğini de not etmekte fayda var.”

fft22_mf482667

Kaynak : Milliyet

Notumuz yükseldi!

admin tarafından 8 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Türkiye ekonomisine yeniden sermaye girişi olduğunu ve ekonominin toparlanmaya başladığını bildirdi.

Moody’s, Türkiye’nin kredi notunu bir kademe yükselterek Ba3′ten,
Ba2′ye çıkarırken, nota bağlı görünümü de pozitiften, durağana çevirdi.

Kuruluş kredi notunun yükseltilmesine neden olarak, Türkiye’nin mali şokları emebilme kapasitesine olan güvenin yükselmesini gösterdi.

Moody’s, Türkiye’nin, 2001 yılındaki krizden bile daha çok küçüldüğünü ancak, kamu maliyesinin, geçmiş krizlere göre çok daha dikkate değer dayanıklılık gösterdiğini, daha yüksek bir dayanıklılık yapısına ulaştığını vurguladı.

Türkiye’nin, önceki yıllarda iç ve dış şoklara karşı dayanıklılığı artırmak için yapısal reformlar gerçekleştirdiği belirtilirken, mevcut küresel krizin de, Türkiye ekonomisi bir çeşit “stres testi” olduğu kaydedildi.

Moody’s, Türkiye ekonomisinin toparlanmaya ve sermaye girişinin yeniden başladığına da dikkat çekti.

Türkiye’nin dış piyasalara da girmeye başladığını belirten Moody’s, 30 yıl vadeli 2 milyar dolarlık tahvil ihracının bunun bir göstergesi olduğunu kaydetti.

Hükümetin 2010 bütçesiyle birlikte mali çıkış stratejini başlattığını kaydeden Moody’s, bütçenin Orta Vadeli Harcama Planıyla uyumlu olduğunu bildirdi.

Moody’s, Türkiye’nin uzun vadeli büyümesi için gerekli temellerin de güçlü göründüğünü ifade etti.

Reyting kuruluşu, Türkiye’nin bazı risklerinin de bulunduğunu belirtirken, borç dinamikleri, dış kırılganlık, ilave mali disiplin gibi unsurların riskler olduğunu bildirdi.

Moody’s, borç dinamiklerinin daha dayanıklı ve öngörülebilir olmasının, “yatırım yapılabilir düzeyi” için önemli unsur olduğuna da dikkat çekti.

Kuruluş, Mali Kuralın, Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Birliği gibi dış çıpaların olmadığı bir ortamda, mali kredibiliteyi yükselteceğini kaydetti.

Moody’s ayrıca, bankaların döviz cinsinden mevduat notu tavanını, Ba3′ten, B1′e, lira cinsinden mevduat notu tavanını da, A3′ten, A2′ye çıkardı…

Kuruluş kredi notunun yükseltilmesine neden olarak, Türkiye’nin mali şokları emebilme kapasitesine olan güvenin artmasını gösterdi.

Kamuoyunda ’sıfırcı hoca’ olarak bilinen Moody’s 2005 yılından bu yana ilk kez Türkiye’nin notunu artırmış oldu.

Ancak Moodys’in not artışı, Fitch’in geçtiğimiz günlerde yaptığı gibi iki kademe değil, bir kademe artış şeklinde oldu

2010 yılına girerken..

admin tarafından 15 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Yeni yıla girerken ekonomide de hazırlıklar başladı..

Bütçe görüşmeleri mecliste görüşülürken,firmalar yeni yatırımlara devam ediyor! Peki kriz 2010 yılında etkisi devam edecekmi azalacak mı diye soranlara verecek tek bir cevabım var ; Zaman ve hükümetin uygulayacağı politikaya bağlıdır..

Sizlere sitemizden IMF’siz devam ediyoruz! haberini sizlerle paylaşmıştık.IMF’siz devam etmek güzel fakat uzmanlar anlaşma olursa daha iyi olacağı yönünde görüşler bildiriyorlar.Durmuş YILMAZ ında dediği gibi güneş ışığı göründü ve çok az bir zaman kaldı..

*****************************************

Diğer bir konuyada değinmek istiyorum ,

Doğu illerimizde meydana gelen olaylar herkezi üzmekte.Fakat bu adamlar niye böyle hayvanlık yapıyorlar anlamış değilim !

İşte bunları gaza getirenler var ya..Kendileri izlerler ama sokaktaki çocukları kullanarak yaptıkları eylemin amacına ulaşmaya çalışırlar fakat,ulaşamazlar.Gel gör ki bu gençleri gaza getiren her kimse ona buradan sesleniyorum ; ALLAH BELANI VERSİN !

Bugün haberlerde son dakika gelişmelerinde gördüm,bir esnaf silahıyla göstericileri taramış.Onların yaptığı demokrosiyse alın buda demokrasi ! Nabza göre şerbet vermek denir buna.O göstericiler ceza almazken fakat onlara karşı gelen vatandaşımız kesin ceza alacaktır.İşte böyle bir ülkede yaşamaktayız..

Yorumu size bırakıyorum..

IMF’siz devam ediyoruz!

admin tarafından 10 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Bankanın 2010 yılı baz senaryosu IMF anlaşması olmayacak, şekilde oluşturuldu. Başkan Yılmaz, tünelin ucundaki ışığın güneş ışığı olma ihtimalinin giderek arttığını söyledi.

2010 Para Politikasına ilişkin konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Başkan Yılmaz, 2010 yılı para politikası baz senaryosunda IMF ile herhangi bir anlaşma olmayacağı varsayımını esas aldıklarını açıkladı. Ancak yetkililerin IMF ile görüşmelerin devam ettiğine yönelik sözlerini anımsatarak, “Eğer bir anlaşma olursa nasıl bir resim ortaya çıkacağını söyledim. Olacak mı olmayacak mı sorusuna benden net cevap istiyorsanız, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanından farklı bir şey söylemem: Görüşmeler devam ediyor” dedi.

IMF yoksa faiz artar!

IMF’den kaynak gelmemesi durumunda boçlanma ihtiyacının artarak faiz üzerinde yukarı yönlü etki yaratıp yaratmayacağı sorusuna ise Başkan Yılmaz, “Devletin borç verenler üzerindeki talebi artarsa, bunun uzun vadeli faizler üzerinde etkisi olacağı kesin. Dolayısıyla sorunuzun cevabı evet” dedi. Yılmaz, bir  başka soru üzerine de yıl içinde IMF ile anlaşma olmayıp Hazine’nin borç çevirme oranının yükselmesinin faiz oranları üzerine baskı yapacağını tekrarladı.

Güneş ışığı!

Başkan Yılmaz’a yaz aylarındaki, tünelin ucundaki ışığın üzerimize gelen arabanın farları mı yoksa gün ışığı mı olduğuna ilişkin sözleri anımsatılarak, aradan geçen süre içinde bu ışığa ilişkin tahminleri soruldu. Yılmaz, ihtiyatlı olmakta yarar olduğunu ancak ışığın güneş ışığı olma ihtimalinin giderek arttığını söyledi.

Yavaş ve kademeli büyüme!

Sanayi üretiminde ve büyümede açıklanan rakamların daralmanın azalarak devam ettiğini gösterdiğini belirten Yılmaz,  “Ekonomide bir büyüme süreci, düzelme süreci başladı. Ama bu yavaş ve kademeli bir süreç. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi bu yılın son çeyreğinde pozitif büyüme bekliyoruz” dedi.

DTP kapatılırsa?

Başkan Yılmaz, DTP’nin kapatılması durumunda ortaya çıkacak olası siyasi gelişmelerin 2010 yılı para politikası senaryosu içinde yer alıp almadığı sorusuna, “Eğer bu tür gelişmeler, para politikasıyla ilgili verilerde bir değişikliğe neden olursa bizim için önemli bir veri olacak ve gözden geçireceğiz” karşılığını verdi.

Kimse eskiye dönmez!

Merkez Bankası’nın Devlet İç Borçlanma Senedi alarak Hazine’yi fonladığı eleştirilerinin anımsatılması üzerine Yılmaz, Türkiye’nin geçirdiği onca badireden sonra tekrar eskiye dönmeyeceğini söyledi. Komşumuz Yunanistan’ın, İspanya’nın içine düştüğü durumu göz önüne alarak eskiye dönmenin doğru olmadığını belirten Yılmaz, Merkez’in DİBS alımlarının tamamen teknik bir uygulama olduğunu vurguladı. Kendi kararlarını kendilerinin oluşturduğunu ancak bu kararları alırken ekonominin tümünde ne olup bittiğine baktıklarını vurgulayan Yılmaz, “Onun için Hazine ile 2001 krizinden bu yana hesaplı, dikkatli ve mesafeli bir işbirliği var. Bu işbirliği çerçevesinde işlerimizi yürütüyoruz” diye konuştu.

Hazine kağıdı bulundurmak zorundayız!

Merkez Bankası’nın 2001 krizinden sonra aldığı kamu kağıtlarının büyüklüğünün Merkez Bankası bilançosunun yüzde 52’si düzeyinde olduğunu vurgulayan Yılmaz, TMSF ve kamu bankaları kağıtlarının büyüklüğünün ise yüzde 32 olduğunu anımsattı. Ancak bugün itibariyle Merkezin elinde bulunan bu kağıtların oranının yüzde 7’ye düşeceğini belirten Yılmaz, Merkez Bankası para politikasının etkisinin ve esnekliğinin sürmesi açısından portföyünde bir miktar Hazine kağıdı bulundurmak zorunda olduğunu söyledi. Yılmaz, “Ne zaman neyle karşılaşacağınızı bilemezsiniz. Tedbirli olmak açısından portföyümüzde bir miktar Hazine kağıdı bulundurmak zorundayız” dedi. Ancak Yılmaz, bunun miktarına önümüzdeki dönemde para politikasının etkinliğini ve esnekliğini ön planda tutarak karar vereceklerini söyledi.

Asgari ücret!

Asgari ücretin artırılarak ekonominin canlanıp canlanmayacağı tartışmasının tüm dünyada sürdüğünü belirten Yılmaz, Türkiye’nin çevresinde olup bitenler de dikkate alındığında,  orta vadede ekonominin canlanması ve insanların refah seviyesini yükseltmek için mali istikrarın öncelikli olması gerektiğini savundu.

İyileşmeyi güçlendirecek program!

Yılmaz, 2009 yılı para politikası programını üzerlerine gelen dalgayı nötre çevirme programı olarak tanımladı. 2010 yılı programı içinse, “Ortaya çıkan ekonomik canlanmayı ve iyileşmenin temellerini sağlamlaştırmayı, güçlendirecek bir program” olarak ifade etti. Ancak onarım kelimesinin yerine ‘güçlendirme’ sözcüğünü özellikle kullandığını vurguladı…


Aysel ALP / HÜRRİYET

Ülkemiz hızlı büyüyecek!

admin tarafından 7 Aralık 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Citi Group’un raporundan derlenen bilgiye göre, küresel büyüme ortalaması yüzde 3,2 olurken, Türkiye’nin Orta Vadeli Program’da belirlenen yüzde yüzde 3,5 oranındaki büyüme hedefinin de üstünde bir büyüme oranı olan yüzde 4,2 oranında büyüyeceğini belirtti.

Citi Group, Türkiye’nin bundan sonraki süreçte pozitif yönlü ekonomik toparlanma sürecine gireceğini ve küresel toparlanmanın hızlanmasına paralel olarak büyümenin belirlenen hedeflerin üstüne çıkarak revize edileceğini kaydetti.

Özel sektörün tüketim ve yatırım harcamalarındaki artış, toparlanan küresel ekonomiyle birlikte Türkiye’nin ekonomik büyüme sürecine olumlu katkıda bulunacağı vurgulandı.

Dünyanın en büyük bankacılık grubunun yaptığı değerlendirmeye göre, Türkiye, 2011 yılında yüzde 5,5, 2012 yılında yüzde 5,8 ve 2013 yılında yüzde 6 oranında büyüyecek.

IMF anlaşması önemli bir belirsizlik

Türkiye için IMF anlaşmasının önemli bir belirsizlik oluşturduğuna dikkat çeken Citi Group, gelecek yıl, gelecek yıl mali baskıların artacağını, gerek baz etkisi, gerekse emtia fiyatlarındaki artış nedeniyle enflasyonun yükselebileceği uyarısında bulundu.

Önümüzdeki yıl, küresel talep iştahının artması ve Türkiye’nin programladığı özelleştirmeleri yapabilmesi halinde IMF anlaşmasına gerek kalmayabileceğini vurgulayan Citi Group, ancak Türkiye’nin sadece iyi bir şansa değil, iyi politikalar uygulamasına da ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Bütçe açığı kademeli olarak daralacak

Gruba göre, gelecek yıl biraz yükselecek olan enflasyon, 2011 yılından itibaren tek haneli rakamlarda ve yüzde 5′in altına doğru gerileyecek. Sanayileşmiş G7 ülkelerinin bütçe açıkları, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 10′u ve üzerinde olurken, Türkiye’nin de içinde olduğu Yükselen Piyasaların bütçe açıkları, 2013′e kadarki süreçte daralacak.

Citi Group, Türkiye’nin gelecek yıl, yüzde 5 düzeyinde tahmin edilen bütçe açığının, 2011 yılında yüzde 4,2 oranına gerileyeceğini ve bundan sonraki süreçte gerilemeye devam edeceğini kaydetti. Bankacılık grubu, gelecek yıl Cari Açığın GYSH’nın yüzde 3,8 ve 2011 yılında da yüzde 4 olacağı tahmininde bulundu…

Altına Hücum Sürüyor!

admin tarafından 13 Kasım 2009 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Altın günden güne değer kazanıyor..Fiyatlarındada yükseliş devam ediyor.Fakat böyle devam edermi diye sorarsanız ; işte orada biraz durun diyeceğim!

Yatırımcının güvenli liman olarak sığındığı altın, ekonomi kurmaylarının küresel gevşek para politikasından çıkışta acele etmekten vazgeçmesi ile yeniden yükseliş trendine girdi. Piyasalarda dün işlem gören aralık vadeli altının ons fiyatı bir ara 1123 dolara ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı ve daha sonra ise 1115 dolara kadar gevşedi.Çin ve Hindastının IMF’ten altın almasının ardından ons fiyatı 1250 dolar seviyesine çıkacak ama tahminlerimize göre ardından düşüş başlıyacak!

Altın fiyatlarını belirleyecek olan en büyük faktör ise Çin ve Hindistan olacak.

Ekonomi Bulvarı olarak doğru zamanda satmanızı tavsiye ederiz..Yoksa yastık altı ekonomisine katkıda bulunursunuz !

Saygılarımla..

Alper Tunga AKKUŞ | alpertunga@ekonomibulvari.com

Yazılara yorum yazarak veya mail atarak bana ulaşabilirsiniz..

Ekonomi Bulvarını sosyal ağlara ekleyin!

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon S�k Kullananlara Ekleyin More


Küçük hatırlatma : Ekonomi Bulvarına üye
olarak daha fazla içeriği ulaşabilirsiniz.Üye olmak için tıklayınız


  • Döviz Kurları

    Satış
    Alış
    AUD
    1.3978
    1.3887
    CAD
    1.4952
    1.4885
    CHF
    1.4290
    1.4199
    DKK
    0.2809
    0.2795
    EUR
    2.0906
    2.0806
    GBP
    2.3042
    2.2922
    JPY
    1.7144
    1.7031
    KWD
    5.3339
    5.2646
    NOK
    0.2595
    0.2578
    SAR
    0.4106
    0.4099
    SEK
    0.2149
    0.2127
    USD
    1.5399
    1.5325
    Son Güncelleme :15:30 - 03/09/2010
  • Etiketler

  • Kategoriler

  • RSS Ekonomi Bulvarı | EkoTV

  • Facebook Hayran Sayfamız


Burada yer alan yatirim bilgi,yorum ve tavsiyeleri "Yatirim Danismanligi" kapsaminda degildir.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler,yorum ve tavsiyede bulunanlarin kisisel goruslerine dayanmaktadir.Bu gorusler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir.
Alt Yapı : Wordpress Tasarım : Beyazıt Kölemen