<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi Bulvarı &#124; Dikkat ! Bu Bulvar Ekonomiye Can Veriyor.. &#187; enflasyon</title>
	<atom:link href="http://ekonomibulvari.com/tag/enflasyon/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ekonomibulvari.com</link>
	<description>Dikkat ! Bu Bulvar Ekonomiye Can Veriyor..</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Sep 2010 23:22:48 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Enflasyonda sevindirici düşüş!</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/enflasyonda-sevindirici-dusus</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/enflasyonda-sevindirici-dusus#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Jun 2010 07:13:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs ayı enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs ayı tüfe]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs ayı üfe]]></category>
		<category><![CDATA[Tüfe]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3098</guid>
		<description><![CDATA[TÜFE Mayıs ayında yüzde 0.36 Üfe yüzde 1.35 geriledi&#8230;
Bu düşüşle yıllık enflasyon tek haneli rakama indi. Yıllık bazda enflasyon yüzde 9.1 oldu. Enflasyon rakamlarındaki düşüş faiz rakamlarına da yansıdı. Faizler yüzde 8.6 puana geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 0,36, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) yüzde 1,15 gerilediğini açıkladı.
TÜİK&#8217;e göre, Mayıs [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><span style="color: #ff0000;">TÜFE Mayıs ayında yüzde 0.36 Üfe yüzde 1.35 geriledi&#8230;</span></em></p>
<p>Bu düşüşle yıllık enflasyon tek haneli rakama indi. Yıllık bazda enflasyon yüzde 9.1 oldu. Enflasyon rakamlarındaki düşüş faiz rakamlarına da yansıdı. Faizler yüzde 8.6 puana geriledi.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 0,36, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) yüzde 1,15 gerilediğini açıkladı.</p>
<p>TÜİK&#8217;e göre, Mayıs ayı itibariyle yıllık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 9,10, ÜFE&#8217;de yüzde 9,21 arttı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/enflasyonda-sevindirici-dusus/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enflasyon yeniden tek hane!</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/enflasyon-yeniden-tek-hane</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/enflasyon-yeniden-tek-hane#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 11:21:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon oranları]]></category>
		<category><![CDATA[mart ayı enflasyon rakamları]]></category>
		<category><![CDATA[mart ayı enflasyonları]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=2134</guid>
		<description><![CDATA[Enflasyon Mart ayında TÜFE&#8217;de yüzde 0.58, ÜFE&#8217;de yüzde 1.94 arttı. Yıllık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 9.56&#8242;yla yeniden tek haneye indi.
Şubat ayında 14 ay sonra çift haneye çıkan enflasyon yeniden tek haneye indi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Mart ayında tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) yüzde 0,58, üretici fiyatları endeksi (ÜFE) yüzde 1,94 arttı.
CNBC-e anketinde, Tüketici Fiyat Endeksi&#8217;nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="font-size: small;">Enflasyon Mart ayında TÜFE&#8217;de yüzde 0.58, ÜFE&#8217;de yüzde 1.94 arttı. Yıllık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 9.56&#8242;yla yeniden tek haneye indi.</span></strong></p>
<p><span style="font-size: small;">Şubat ayında 14 ay sonra çift haneye çıkan enflasyon yeniden tek haneye indi.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Mart ayında tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) yüzde 0,58, üretici fiyatları endeksi (ÜFE) yüzde 1,94 arttı.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">CNBC-e anketinde, Tüketici Fiyat Endeksi&#8217;nin Mart&#8217;ta yüzde 0.50, Üretici Fiyat Endeksi&#8217;nin ise, yüzde 0.74 arttığı öngörülmüştü. </span></p>
<p><span style="font-size: small;">Mart ayı itibariyle yıllık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 9,56&#8242;ya inerken, ÜFE&#8217;de yüzde 8,58&#8242;e çıktı.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">TÜFE&#8217;de ana harcama grupları itibariyle bir ay önceye göre en yüksek artış yüzde 3.14 ile haberleşme grubunda gerçekleşti.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Mart ayında endekste yer alan gruplardan lokanta ve otellerde yüzde 0.98, ulaştırmada yüzde 0.73, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 0.70, giyim ve ayakkabıda yüzde 0.69, eğlence ve kültürde yüzde 0.69, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0.62, eğitimde yüzde 0.36, konutta yüzde 0.20, sağlıkta yüzde 0.04, alkollü içecekler ve tütünde yüzde 0.01 artış yaşandı. Mart&#8217;ta düşüş gerçekleşen tek grup yüzde 0.45 ile ev eşyası oldu.</span></p>
<p><span style="font-size: small;">Yıllık bazda TÜFE’de en yüksek artış yüzde 43.03 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda görülürken, onu yüzde 12.72 ile ulaştırma, yüzde 11.21 ile gıda ve alkolsüz içecekler izledi. </span></p>
<p><span style="font-size: small;"><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/enflasyon-yeniden-tek-hane/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hangi kriz daha olumsuz geçti ?..</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/hangi-kriz-daha-olumsuz-gecti</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/hangi-kriz-daha-olumsuz-gecti#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2010 05:52:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[2001 ekonomik krizi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik krizler]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[geçmişten günümüze ekonomik krizler]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[krizler]]></category>
		<category><![CDATA[tüketim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=2093</guid>
		<description><![CDATA[Hafta&#8217;nın son gününde yanıtını arayacağımız soru ; hangi kriz daha olumsuz geçti ? sorusu olmalı..
Artık kamuoyunda kriz&#8217;in geçtiği yönünde haberler var..Artık ülkemizi için kriz&#8217;in etkisi çok az desek doğru olur..Tek sorunumuz işsizlik..Yarınki yazı dizimizde ; işsizlik sorununa değineceğiz..
2001 krizini hatırlamayan yoktur eminim ; ama önceki tarihlerde yazmış olduğumuz &#8221; Geçmişten günümüze ekonomik krizler&#8221; adlı yazmızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hafta&#8217;nın son gününde yanıtını arayacağımız soru ; hangi kriz daha olumsuz geçti ? sorusu olmalı..</p>
<p>Artık kamuoyunda kriz&#8217;in geçtiği yönünde haberler var..Artık ülkemizi için kriz&#8217;in etkisi çok az desek doğru olur..Tek sorunumuz işsizlik..Yarınki yazı dizimizde ; <strong>işsizlik sorununa</strong> değineceğiz..</p>
<p>2001 krizini hatırlamayan yoktur eminim ; ama önceki tarihlerde yazmış olduğumuz &#8221; <strong>Geçmişten günümüze ekonomik krizler</strong>&#8221; adlı yazmızı okumanızı öneririz.</p>
<p>Milliyet gazetesi ekonomi yazarlarından sayın <strong>Hurşit Güneş bugün ; hangi kriz daha olumsuz geçti sorusunun cevabını vermeye çalışmış..Yazısıyla sizi başbaşa bırakıyoruz..</strong></p>
<p>2009 büyüme verileri açıklandı. İlginçtir, beklentilerin altında bir daralma oranı ortaya çıktı; yüzde 4.7. Şimdi bu daralma yüksek mi, değil mi tartışılabilir. İşin teknik tarafı bir tarafa, hangi krizin daha fazla hissedildiği büyük önem taşıyor. Hani bir soğuk vardır, derecesi daha düşük olsa da, rutubetten ve rüzgârdan ötürü daha fazla hissedilir ya, tıpkı öyle. Yahut depremin farklı ölçümleri olduğu gibi.<br />
Kime sorsanız 2001 krizinin daha fena olduğunu söyleyecektir. Oysa bu bir yanılsamadır. O dönemde kur çok hareket etmiş, kimi bankalar batmış, kimi siyasal partiler de sahneden silindiği için böyle sanılır. Oysa  2001 krizinin gerçekleri 2009’dan çok daha fena olduğunu pek göstermiyor.</p>
<p><strong>Kriz daha uzun sürdü</strong><br />
2001 yılında daralma son milli gelir serilerine göre yüzde 5.7 olmuştur. Demek ki, bu krizle geçen kriz arasında sadece yüzde 1’lik bir fark var. Üstelik geçen krizde toparlanma çok daha güçlü olmuştu. İhracat artışları ekonomiyi hızla arkasından sürükleyebilmişti. Oysa bu kez ihracat çok yavaş gelişiyor. Çünkü kur etkisini bu kez daha sınırlı görüyoruz. Dış talep de zayıf.<br />
Krizin süresine gelince. İlk bakışta 2009 krizinin daha kısa sürdüğü düşünülebilir. Çünkü 2001 yılında tüketim çok daha fazla daraldı ve bu tam bir yıl sürdü. Fakat 2009’da tüketim daralması 3 çeyrek sürdü. 2010 yılında ise bu daha uzun oldu. Ekonomi bu nedenle tam 4 çeyrek daraldı. Kaldı ki, 2010 yılında en iyimser büyüme beklentisi yüzde 5 kadar. Oysa 2001 krizinden sonra 2002 yılında büyüme yüzde 6,2 olmuştu. Yani resme toplu olarak baktığımızda, bu krizin daha uzun ve daha büyük sarsıntıyla geçtiği ortaya çıkmaktadır.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-2094" title="fft16_mf578319" src="http://ekonomibulvari.com/wp-content/uploads/fft16_mf578319.jpeg" alt="" width="385" height="248" /></p>
<p>Ayrıca 2009 yılında rekor daralma ilk çeyrekteki yüzde 14.5’ti. Oysa 2001 yılındaki böyle rekor daralma yüzde 9.8’de kalmıştı. Dolayısıyla, 2009 yılında daha keskin bir ekonomik durgunluk yaşandığı ortada.<br />
2001 krizinde özel tüketimdeki daralmalar 2009 krizine göre çok daha fazla olmuştu. Kurdaki aşırı hareket ve siyasal gerginlikler tüketici güvenini bir hayli sarsmıştı. Fakat unutmayalım ki, 2001’de belli bir mali disiplinin sürdürülmesi zorunluluğu vardı. Malum, o dönemde enflasyon bugünkü düzeylerinin çok üstündeydi. Para politikası da kur ve enflasyon hareket eder endişesiyle gevşetilmemişti. Oysaki bu kriz bir seçim dönemine denk geldiğinden kamu harcamalarında çok ciddi artışlar yapıldı. Para politikası da ciddi ölçüde gevşetildi.</p>
<p><strong>Yatırımlarda kıpırtı yok </strong><br />
2001 krizinde tam bir yıl boyunca tüketim durağan kalmıştı. Yatırımlar ise 6 çeyrek; yani bir buçuk yıl azalma göstermişti. Yatırımlar ancak 2002’nin ikinci yarısında toparlanmaya başladı. 2009 krizine baktığımızda ise, ihracatın ciddi bir rolü olmada da son çeyrekte, tüketimin toparladığı görülüyor. Fakat yatırımlarda hala bir kıpırtı yok. Herhalde bu kez de yatırımlar en az 5 çeyrek daralma gösterecek.<br />
Gelelim işsizliğe. İşin en önemli tarafı bu. 2001 krizi toplumun tümü tarafından paylaşılmıştı. Bu nedenle sesi duyulan varlıklılar krizi abarttı. 2009 yılında ise krizin tüm yükü yoksullara bindi. İşsizlik en fazla bu krizde arttı. 2001’de işsizlik yüzde 6.9’dan 2002 yılında yüzde 9.6’ya çıktı. Bu krizde ise yüzde 11’den (2008) yüzde 14’e çıktı (2009). Özetle, bu kriz 2001 krizinden beter çıktı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/hangi-kriz-daha-olumsuz-gecti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MB&#8217;nin faiz kararı hakkında..</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/mbnin-faiz-karari-hakkinda</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/mbnin-faiz-karari-hakkinda#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 06:57:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[faiz kararı]]></category>
		<category><![CDATA[ING Bank]]></category>
		<category><![CDATA[mb]]></category>
		<category><![CDATA[merkez bankası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=1884</guid>
		<description><![CDATA[ING BANK ( www.ingbank.com.tr ) Tarafindan Hazirlanan Analiz
Raporu:
&#8220;Merkez Bankasi (MB), Mart ayinda da %6.5 olan O/N borçlanma
faizini beklendigi üzere degistirmedi, ancak son dönemde enflasyon
beklentilerinde görülen bozulmayi dikkate alarak fiyatlarda kalici bir
artis olmasi durumunda para politikasinda daha erken sikilastirmaya
gitmekten çekinmeyecegini ortaya koydu…
MB Para Politikasi Kurulu, Mart ayi toplantisinda piyasanin
beklentisine paralel olarak kisa vadeli faizlerde bir degisiklige
gitmedi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ING BANK ( www.ingbank.com.tr ) Tarafindan Hazirlanan Analiz<br />
Raporu:<br />
&#8220;Merkez Bankasi (MB), Mart ayinda da %6.5 olan O/N borçlanma<br />
faizini beklendigi üzere degistirmedi, ancak son dönemde enflasyon<br />
beklentilerinde görülen bozulmayi dikkate alarak fiyatlarda kalici bir<br />
artis olmasi durumunda para politikasinda daha erken sikilastirmaya<br />
gitmekten çekinmeyecegini ortaya koydu…<br />
MB Para Politikasi Kurulu, Mart ayi toplantisinda piyasanin<br />
beklentisine paralel olarak kisa vadeli faizlerde bir degisiklige<br />
gitmedi ve O/N borçlanma faizini %6.50, borç verme faizini de %9<br />
seviyesinde sabit tuttu. MB, mevcut ekonomik veriler ve belirsizlikler<br />
dâhilinde “faiz oranlarinin uzun bir süre düsük düzeylerde tutulmasi”<br />
gerekecegi söylemini bu ay da korudu. Ancak geçtigimiz aylardan farkli<br />
olarak, enflasyon beklentilerinde görülen bozulmanin fiyatlara kalici<br />
olarak yansimasi durumunda, para politikasinda sikilastirmaya daha<br />
erken gitmede kararli davranacagini belirtti.<br />
MB bugün gerçeklestirdigi toplantida, Mart ayinda enflasyonun<br />
düsük gelecegini, ancak daha sonraki aylarda seyrinin dalgali<br />
olacagini belirtti.<br />
Enflasyonun ancak 4. çeyrekte geçici etkilerin kalkmasiyla düsüs<br />
egilimine girecegini, hedeflerle uyumlu hale ise ancak 2011 yilinin<br />
ilk aylarinda gelecegini ekledi. MB, temel enflasyon göstergelerinin<br />
ise Mart ve Nisan aylarinda hedefin altinda seyretmekle beraber baz<br />
etkisiyle artacagi uyarisinda bulundu.<br />
MB, son dönemde açiklanan veriler isiginda ilimli toparlanma<br />
sürecinin devam ettigini yineledi. Iç talepteki kademeli artis<br />
egilimin sürdügünü belirten MB, dis talepte ise belirsizliklerin<br />
korundugunu belirtti. Imalat sanayinde kapasite kullaniminin kriz<br />
öncesi seviyelerine gelmesinin zaman alacagini vurgulayan MB, istihdam<br />
kosullarinda iyilesmenin devam ettigine degindi, ancak issizlik<br />
oranlarinin halen yüksek seviyelerde oldugunun bir kez daha altini<br />
çizdi. Subat ayinda enflasyonun yüksek gelmesi, MB’nin enflasyon<br />
beklentilerini kontrol etmesini bir miktar zorlastirdi. MB’nin Mart<br />
ayi 1. dönem beklenti anketi sonuçlarina baktigimizda, katilimcilarin<br />
Subat ayi 2. dönem anketinde %7.5 olan yil sonu enflasyonu<br />
beklentisinin %8.2’ye (resmi hedef: %6.5) yükseldigini görüyoruz. Bu<br />
gelismeleri dikkate alan MB’nin bu ay yayinladigi toplanti özetinde,<br />
gelismelerin farkinda oldugunu belirterek enflasyonda kalici bir<br />
yükselme olmasi durumda geregini yapacaginin sinyalini vermesi ise ilk<br />
asamada para politikasina olan güveni destekleyecek ve piyasayi<br />
rahatlatabilecektir. Bunun yani sira, MB’nin ekonominin genel görünümü<br />
ve enflasyonun seyri konusundaki görüsünün degismemesi kisa vadede<br />
faiz artirimi beklentilerini kontrol altinda tutabilir. Ancak<br />
önümüzdeki dönemde çekirdek enflasyondaki artisin ne düzeyde kalacagi<br />
ve genel enflasyon verilerinin beklentilere etkisi yakindan izlenmeye<br />
devam edilecek.<br />
Yillik enflasyonda büyük oranda gida fiyatlari ve vergi<br />
ayarlamalarindan kaynaklanan yükselise ragmen, çekirdek enflasyondaki<br />
ilimli seyri dikkate alarak MB’nin O/N borçlanma faizini Ekim ayina<br />
kadar %6.5 seviyesinde tutacagi yilsonunda O/N borçlanma faizini %8’e<br />
çikaracagi beklentimizi koruyoruz. MB önümüzdeki dönemde de enflasyon<br />
beklentilerini sekillendirmeye odaklanmaya devam edecektir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/mbnin-faiz-karari-hakkinda/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>IMF&#8217;e ihtiyacımız varmı ?</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/imfe-ihtiyacimiz-varmi</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/imfe-ihtiyacimiz-varmi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 08:32:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[dış ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[ımf ile anlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yıl]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=1059</guid>
		<description><![CDATA[M. ALİ YILDIRIMTÜRK
Yeni yıl bir yandan yeni beklentiler ve diğer yandan da zamlarla başladı. Ekonomiyle ilgili beklentiler olumlu, ancak zamların sevimli olanı da var, olmayanı da.
Hükümet daha önce açıkladığı ücret politikasına uygun olarak, kamu çalışanı ve emekliyi enflasyona karşı ezdirmeme adına, ücretlere enflasyon oranında zam yaptı. Ancak, bütçenin gelir dengesini bozmamak adına da bazı mal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>M. ALİ YILDIRIMTÜRK</em></p>
<p>Yeni yıl bir yandan yeni beklentiler ve diğer yandan da zamlarla başladı. Ekonomiyle ilgili beklentiler olumlu, ancak zamların sevimli olanı da var, olmayanı da.</p>
<p>Hükümet daha önce açıkladığı ücret politikasına uygun olarak, kamu çalışanı ve emekliyi enflasyona karşı ezdirmeme adına, ücretlere enflasyon oranında zam yaptı. Ancak, bütçenin gelir dengesini bozmamak adına da bazı mal ve hizmetlere zam yaptı. 2010 yılı bütçesi 50 milyar TL açıkla yürürlüğe girdi. Yıl içinde üretim artışı sağlanabildiği ölçüde ihracat ve iç tüketimden elde edilecek vergiler, bütçe gelirlerini oluşturacak. Ekonominin henüz çözülememiş sorunlarının başında kayıt dışılık geliyor. İşsizlik gibi, kayıt dışılığı azaltmak da hükümetin hedefleri arasında ön sıralarda yer alıyor. Ancak, yıllardan beri süregelen bu sorunu, hangi hükümet gelse bir anda çözmesi mümkün değil. Hükümet, ekonomide yüzde 50&#8242;nin üzerinde olduğu tahmin edilen kayıt dışılık nedeniyle gelirlerden aldığı vergiyi yeterince toplayamıyor. Gelirin büyük bir bölümünü dolaylı vergilerle toplamak zorunda kalıyor. Önemli olan mevcut koşullarda toplanan vergilerin halkın yaşam kalitesinin iyileşmesine yansıyıp yansımadığıdır. Geçmiş yıllarla karşılaştırıldığında homojen olmasa da belirgin bir iyileşme gözleniyor.</p>
<p>Hükümet gelir-gider dengesini sağlamak adına, iç ve dış piyasalardan belirli zamanlarda ihtiyacı karşılığında borçlanıyor. Ekonomi güçlü ve borç döndürme rasyosu yüksekse, piyasa koşullarına göre borçlanma faiz oranı daha düşük oluyor. Ayrıca, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının tespit ettiği ülke kredi notunun yüksek olması da uluslararası piyasalardan borçlanmayı kolaylaştırıyor. Hafta içinde Hazine 2 milyar dolar tutarında 2040 vadeli, yurtdışına yılın ilk tahvil ihracını gerçekleştirdi. Hazine 2010 yılı borçlanma programının yüzde 37&#8217;sini tek seferde gerçekleştirdi. Üç buçuk kat talep gelen tahvilin yatırımcıya getirisi yüzde 6,85 oldu. Hazine Müsteşarlığı, söz konusu tahvil ihracının gelişmekte olan ülkeler tarafından yapılan 30 yıl vadeli ihraçlar arasında bugüne kadar tek seferde gerçekleştirilen en yüksek miktarlı işlem olduğunu belirtti. Hazine, borçlanma programı gereği yılın geri kalanında uluslararası piyasalarından 3,5 milyar dolarlık daha borçlanma öngörüyor. Bir zamanlar 30 cente muhtaç olan Türkiye, bugün dış piyasalardan 30 yıl vade ile borçlanabiliyor. Asıl fark burada.</p>
<p>Türkiye, bir buçuk yıldır Uluslararası Para Fonu (IMF) desteği olmaksızın kendi ekonomik programıyla yönetiliyor. Hükümet, 2009&#8242;da gündemde tuttuğu bu beklentiyle piyasalarda iyimserliği korudu. İş dünyasının bir bölümü, IMF ile anlaşma yapılmasına karşı çıkarak bu konuda kendi fikirlerinin alınmasını istiyor. Hükümet de mevcut koşullarda Türkiye&#8217;ye yaptırımlar konusunda yük getirmeyecek ucuz IMF kredisine sıcak bakıyor. Ayrıca, global finansal krizin olası artçı sarsıntılarına karşı şimdiden tedbir almak istiyor.</p>
<p>Para piyasaları yeni yıla IMF haberlerinin iyimserliği ile girdi. Hazinenin başarılı geçen dış borçlanma ve Moody&#8217;s&#8217;in kredi notumuzu artırması iyimserliğini artırdı. İç piyasa, dış borsalardan olumlu yönde ayrıştı. Yatırımcı, döviz fiyatları düşerken, dövize soğuk bakıyor. Yurtdışı piyasalarda fiyatı yeniden yükselen altını da işlem yapmadan izliyor. Profesyoneller dışındakiler, Borsa ile henüz barışabilmiş değil. TL cinsinden mevduatı olan, repo veya katılım bankalarının kâr payının küçük kazançlarıyla yetinmeye çalışıyor. Ama yine de rahat değil.</p>
<p>IMF&#8217;ye ihtiyaç olup olmadığını, hesaplar kendilerinde olan ekonomi yönetimi daha iyi biliyor. Ancak, IMF konusunun kısa zamanda netlik kazanmaması, piyasaları tedirgin edebilir.<em>Zaman</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/imfe-ihtiyacimiz-varmi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni yılda kiralar nasıl olacak ?</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/yeni-yilda-kiralar-nasil-olacak</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/yeni-yilda-kiralar-nasil-olacak#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 08 Jan 2010 10:30:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[2010 yılı enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[emlak komisyoncuları odası]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[kira]]></category>
		<category><![CDATA[kira zammı]]></category>
		<category><![CDATA[kira zammı ne kadar olacak ?]]></category>
		<category><![CDATA[kiraya zam]]></category>
		<category><![CDATA[mesut]]></category>
		<category><![CDATA[yeni yılda kiralara zam oranı]]></category>
		<category><![CDATA[zamlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[Yeni yasa, yıllık kira artışını enflasyon oranına bağlayan kontrata imza atan mal sahiplerinin yasal olarak kiracılarından daha yüksek oranda artış isteyemeyeceği, kiracının da kontratta başka şekilde yazılıysa daha düşük artış talebinde bulunamayacağı belirtildi.
İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, halihazırda kira artışlarının enflasyon oranında yapılacağı yönünde herhangi bir yasal mevzuatın bulunmadığını belirtti.
Güleroğlu, &#8220;Kişiler, enflasyon oranlarını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yasa, yıllık kira artışını enflasyon oranına bağlayan kontrata imza atan mal sahiplerinin yasal olarak kiracılarından daha yüksek oranda artış isteyemeyeceği, kiracının da kontratta başka şekilde yazılıysa daha düşük artış talebinde bulunamayacağı belirtildi.</p>
<p>İzmir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Mesut Güleroğlu, halihazırda kira artışlarının enflasyon oranında yapılacağı yönünde herhangi bir yasal mevzuatın bulunmadığını belirtti.</p>
<p>Güleroğlu, &#8220;Kişiler, enflasyon oranlarını baz alarak belli artışlar yapıyor. 1990&#8242;lı yıllarda enflasyon oranları çok yüksekti. Buna bağlı da yüzde 85-90 oranlarında kira artışları yapılıyordu. Ama böyle bir kanun yok. Ecevit başbakanlığındaki koalisyon hükümeti döneminde ilk yıl yüzde 25, ikinci yıl yüzde 10 artışına dair bir yasa çıkarmıştı. Bu da 2001 yılında açılan davayla iptal edildi. Fakat enflasyon oranları son yıllarda yüzde 10&#8242;larda seyretmeye başlayınca insanlar kira kontratlarındaki artışları psikolojik olarak yüzde 10-12 olarak saptadı. Yalnız bir kira akdine, artış hanesine ne yazarsanız o aynen geçerli olur. Yani yüzde 20 artış yazılıysa kontratta, kiracı o oranda artırmak zorunda. Benim hakkım enflasyon oranıdır, böyle bir kanun var, &#8216;Ben bu kanuna göre yüzde 6,25 artırırım&#8217; deme lüksü yok kiracının. Bu nedenle kira kontratını yaparken dikkatli davranmalı&#8221; dedi.</p>
<p>Güleroğlu, kira kontratında &#8220;enflasyon oranında artış&#8221; yazılıysa, bu yıl yüzde 6,25 zam yapılacağını, başka bir oran yazılmışsa o oranda artırıma gidileceğini söyledi.</p>
<p><strong>&#8220;Özel anlaşmalarınız mutlaka yazılı olsun&#8221;</strong></p>
<p>Krizin ardından son dönemde kiraların düşmesi sonucu ev sahipleriyle kiracıların özel olarak anlaşıp kira artışı yapmama ya da kontratta yazılandan daha düşük artış yapma gibi durumların sıkça görüldüğünü hatırlatan Güleroğlu, şu uyarıyı yaptı:</p>
<p>&#8220;Böyle durumlarda kira kontratına ek olarak, yazılı bir şey düzenlenmemişse, ileride kiracıyla mal sahibi arasında anlaşmazlık olduğunda mal sahibi aradaki farkı talep edebilir. Yani sözlü anlaşma yeterli olmaz. Yeni anlaşma kontrata ilave ya da ek bir tutanak şeklinde mutlaka yazılı hale getirilmeli.&#8221;</p>
<p>Kiranın düşük kaldığını düşünen mal sahiplerinin de yine kontrata bağlı kalmak zorunda olduklarını vurgulayan Güleroğlu, &#8220;Kontratta TÜFE diyorsa, bu oranda artırmak yeterli. Ancak ev sahibi daha fazla artış istiyorsa, o zaman kira tespit davası açmalı, ama bunun için sözleşmeden itibaren 3 yıl geçmesi gereklidir. Bu durum, tahliye sebebi de değildir, tabii kiraların resmi şekilde ve vaktinde ödenmesi şartıyla. Zira eğer kiracı üç kirayı zamanında ödeyemezse bu durum kesin tahliye sebebi arasında bulunuyor&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Mesut Güleroğlu, kiracının mutlaka ödemeyi ne zaman, ne şekilde yapacağını sözleşmede belirtmesi ve ödemeyi yaptığına ilişkin dekontlarını saklaması, ödemeleri banka yoluyla yapmayı özellikle tercih etmesi gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Kiracılara, kira artışı için taahhüt edilecek yüzdelik artışın maddi güçlerinin geçmemesine dikkat etmeleri uyarısında bulunan Güleroğlu, &#8220;Evi tutayım, sonra ev sahibiyle anlaşırım&#8221; diye düşünülmemesi gerektiğini, çünkü imzalanan kontratın bağlayıcılığının bulunduğunu sözlerine ekledi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/yeni-yilda-kiralar-nasil-olacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enflasyon verileri açıklandı..</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/enflasyon-verileri-aciklandi</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/enflasyon-verileri-aciklandi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 08:28:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Cnbc-e anketi]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon verisi]]></category>
		<category><![CDATA[maliye bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[memur zammı]]></category>
		<category><![CDATA[ocak ayı enflasyon rakamları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=992</guid>
		<description><![CDATA[
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2009 yılında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 6,53, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) ise yüzde 5,93 arttığını açıkladı.
TÜİK’in 2003 baz yıllı verilerine göre, geçen yılın Aralık ayında tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) yüzde 0,53, üretici fiyatları endeksi (ÜFE) ise yüzde 0,66 artış gösterdi.
Aralık ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="divAdnetKeyword3">
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2009 yılında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 6,53, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) ise yüzde 5,93 arttığını açıkladı.<br />
TÜİK’in 2003 baz yıllı verilerine göre, geçen yılın Aralık ayında tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) yüzde 0,53, üretici fiyatları endeksi (ÜFE) ise yüzde 0,66 artış gösterdi.<br />
Aralık ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 6,25, üretici fiyatlarında ise yüzde 1,23 düzeyinde gerçekleşti.</p>
<p>CNBC-e anketinde Aralık ayı Tüketici Fiyat Endeksi&#8217;nin yüzde 0.25, Üretici Fiyat Endeksinin ise yüzde 0.09 arttığı öngörülmüştü.</p>
<p><strong>MEMUR ENFLASYON ORANINA GÖRE ZAM ALACAK</strong></p>
<p>Maliye Bakanlığı, 2010 yılının ilk yarısında memur maaşlarına yapılacak yüzde 2,5&#8242;luk zamla ilgili ödeme emri işlemleri öncesi, memur, sözleşmeli ve memur emeklilerine 2009 yılının 2. yarısı için enflasyon farkı verilip verilmeyeceğinin ortaya çıkmasını bekliyor.</p>
<p>Maliyecilerin yaptığı tespitlere göre, Kasım ayı enflasyonunun yüksek çıkması, memura 2009 yılının ikinci 6 aylık dönemi için enflasyon farkı verilmesi olasılığını ortaya çıkardı. Geçen yılın 2. yarısında memur, sözleşmeli ve memur emekli maaşlarına yüzde 4,5 oranında zam yapıldı. Temmuz-Kasım ayları arasındaki tüketici fiyat artışı ise yüzde 4,064 oldu.</p>
<p>Buna göre, maaşlara enflasyon farkı verilip verilmeyeceğini Aralık ayı enflasyonu belirleyecek. Enflasyon farkındaki limit de yüzde 0,42 olacak. TÜİK&#8217;in Aralık ayı enflasyonu yüzde 0,42&#8242;nin üzerinde çıkarsa, memur, sözleşmeli ve memur emeklilerine enflasyon farkı verilmesi gerekecek. Bu rakamın üzerindeki her artış, maaşlara ek zam olarak yansıyacak.</p>
<p>Kasım ayında yüzde 1,27 olan aylık enflasyon, Aralık&#8217;ta yüzde 1 olarak ilan edilse bile memur, sözleşmeli ve memur emekli maaşları yüzde 0,58 oranında artış görecek.</p>
<p>Bu oran, aile ve çocuk yardımı dahil 13&#8242;ün 3&#8242;ündeki bir memur maaşını 7,1 lira, 9&#8242;un 1&#8242;indeki memur maaşını 7,3 lira, genel müdür maaşını ise 24,1 lira yükseltecek.</p>
<p><strong>2010 ZAMMI, ENFLASYON FARKININ ÜSTÜNE EKLENECEK</strong></p>
<p>Memur, sözleşmeli ve memur emekli maaşlarına enflasyon farkı verilmesi durumu ortaya çıkarsa, maaş katsayıları yeniden belirlenecek ve söz konusu fark, 2009 yılı Aralık ayı maaşına ilave edilecek. Daha sonra da 2010 Bütçesi uyarınca bu yılın ilk yarısı için maaşlara yapılacak yüzde 2,5&#8242;luk zam, son maaşa eklenecek. Bu durumda 2010 Merkezi Yönetim Bütçesindeki maaş katsayıları da yeniden tespit edilecek.</p>
<p>Memurlar, 15 Ocak&#8217;ta enflasyon farkı olsun olmasın, zamlı maaş alacak. Memurlara, 14 günlük de zam farkı verilecek. Memur emeklileri de bu ay içinde Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;nun belirleyeceği tarihte zam farklarını alacak.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/enflasyon-verileri-aciklandi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enflasyon yine şaşırttı..</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/efnlasyon-yine-sasirtti</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/efnlasyon-yine-sasirtti#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 15:47:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[alkollü içecekler]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[fiyatlar]]></category>
		<category><![CDATA[gıda]]></category>
		<category><![CDATA[gıda ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tüfe]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<category><![CDATA[tütün]]></category>
		<category><![CDATA[üfe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=668</guid>
		<description><![CDATA[TÜİK&#8217;in 2003 baz yıllı verilerine göre, Kasım ayı itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE&#8217;de yüzde 5,53, ÜFE&#8217;de yüzde 1,51 arttı.
Yılın 11 ayında TÜFE yüzde 5,96, ÜFE yüzde 5,24 oranında artış gösterdi.
Kasım ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 6,53, üretici fiyatlarında yüzde 1,37 düzeyinde gerçekleşti.
Türkiye&#8217;de Kasım ayı itibariyle yıllık enflasyon, tüketici [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK&#8217;in 2003 baz yıllı verilerine göre, Kasım ayı itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE&#8217;de yüzde 5,53, ÜFE&#8217;de yüzde 1,51 arttı.</p>
<p>Yılın 11 ayında TÜFE yüzde 5,96, ÜFE yüzde 5,24 oranında artış gösterdi.</p>
<p>Kasım ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 6,53, üretici fiyatlarında yüzde 1,37 düzeyinde gerçekleşti.</p>
<p>Türkiye&#8217;de Kasım ayı itibariyle yıllık enflasyon, tüketici fiyatlarında (TÜFE) yüzde 5,53, üretici fiyatlarında (ÜFE) yüzde 1,51 arttı.</p>
<p>Geçen yılın aynı ayında yıllık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 10,76, ÜFE&#8217;de yüzde 12,25 olmuştu. Böylece, Kasım ayı itibariyle yıllık enflasyon, geçen yılın aynı ayının, TÜFE&#8217;de 5,23 puan, ÜFE&#8217;de 10,74 puan altında gerçekleşti.</p>
<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Kasım ayı itibarıyla aylık enflasyon TÜFE&#8217;de yüzde 1,27, ÜFE&#8217;de yüzde 1,29 arttı. 2008 yılı Kasım ayında TÜFE yüzde 0,83 oranında artarken, ÜFE&#8217;de yüzde 0,03 düşüş olmuştu. Buna göre aylık bazda enflasyon, geçen yıl Kasım ayına göre TÜFE&#8217;de 0,44 puan, ÜFE&#8217;de ise 1,32 puan artış gösterdi.</p>
<p>Öte yandan TÜFE&#8217;de Kasım ayında endekste yer alan 449 maddeden 73 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı, 254 maddenin ortalama fiyatında artış, 122 maddenin ortalama fiyatında ise düşüş gerçekleşti.</p>
<p>ÜFE&#8217;de ise Kasım ayında endekste bulunan toplam 768 maddeden 205 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı, 364 maddenin ortalama fiyatında artış, 199 maddenin ortalama fiyatında ise düşüş oldu.</p>
<p><strong>ÖZEL KAPSAMLI TÜFE GÖSTERGELERİ</strong></p>
<p><strong></strong>Kasım ayına ilişkin özel kapsamlı tüketici fiyatları endeksi göstergelerine bakıldığında, “çekirdek enflasyon” yerine açıklanan TÜFE göstergeleri geçen ay, mevsimlik ürünler hariç yüzde 0,46, işlenmemiş gıda ürünleri hariç ise 0,78 arttı.</p>
<p>Fiyatlar, enerji hariç yüzde 1,26, işlenmemiş gıda ürünleri ve enerji hariç yüzde 0,66, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç yüzde 1,34, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç ve fiyatları yönetilen/yönlendirilen diğer ürünler, dolaylı vergiler hariç enflasyonda da yüzde 1,44 arttı.</p>
<p>Enerji hariç ve alkollü içkiler ve tütün ürünleri, işlenmemiş gıda ürünleri hariç de yüzde 0,79, işlenmemiş gıda ürünleri, enerji ve alkollü içkiler, tütün ürünleri ile altın hariç yüzde 0,61, enerji hariç, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç fiyatlarda yüzde 0,73 artış meydana geldi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-haber/efnlasyon-yine-sasirtti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Enflasyon Aslında Nedir? Bildiğiniz Şey Olmayabilir!</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/enflasyon-aslinda-nedir-bildiginiz-sey-olmayabilir</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/enflasyon-aslinda-nedir-bildiginiz-sey-olmayabilir#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 08:13:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>game theory</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[enflasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Gelişmekte olan ülkeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=455</guid>
		<description><![CDATA[Toplumumuzda, &#8220;enflasyon&#8221; terimi genel olarak, fiyatların yükselmesi, alım gücü değerinin düşmesi olarak algılanır. Aslında bu tam doğru bilgi değildir. Yakın bir bilgidir. Gelin aslında tam olarak bilmediğimiz enflasyonun ne olduğuna bakalım.
Tüketicinin ihtiyaçları doğrultusunda bir mal sepeti yaratalım. Bu sepet içinde birden çok mal olsun.  Bireyin bu sepetteki mallarının ayrı ayrı fiyatları mevcut olsun.  Doğal olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Toplumumuzda, &#8220;enflasyon&#8221; terimi genel olarak, fiyatların yükselmesi, alım gücü değerinin düşmesi olarak algılanır. Aslında bu tam doğru bilgi değildir. Yakın bir bilgidir. Gelin aslında tam olarak bilmediğimiz enflasyonun ne olduğuna bakalım.</p>
<p>Tüketicinin ihtiyaçları doğrultusunda bir mal sepeti yaratalım. Bu sepet içinde birden çok mal olsun.  Bireyin bu sepetteki mallarının ayrı ayrı fiyatları mevcut olsun.  Doğal olarak bu fiyatlar birbirinden farklı olsun.  Dolayısıyla bu birbirinden bağımsız malların fiyatları da bağımsız olarak artış veya düşüş sergileyecektir. Enflasyon terimi bu noktada bu mal sepetinin fiyat ortalamasının sürekli artışı olarak ifade edilir. Bahsettiğimiz örnekteki mal sepetinde, herhangi bir malın yalnız başına fiyatının artışı veya bir kereliğine bir başka malın fiyatının yükselmesi enflasyon değildir. Kilit nokta bu sepetteki malların fiyat ortalamasının sürekli (bir seferlik değil) artışı enflasyonu anlatmaktadır.</p>
<p>Kısa somut bir örnekle pekiştirelim. Bugün TÜİK&#8217;in verileri doğrultusunda güncel yıllık enflasyon oranı %5.08&#8242;dir.  Bu bize ne ifade ediyor? Hemen kısa ve öz olarak belirtelim. Bizim ihtiyaçlarımız doğrultusunda oluşturduğumuz mal sepetindeki malların fiyatlarının genel ortalamasının seneye %5.08 olarak artış göstereceğini anlatıyor.  Yani bugün sepetimizdeki malların fiyat genel ortalaması 100 TL ise seneye bu rakamın 508 Tl olması öngörülüyor. Elbette bu enflasyon oranı aydan aya farklılık arz ettiği için, 508 TL yi tam olarak göstermesi;  tüm yıl boyunca enflasyon oranının sabit olarak varsayımı ile gerçekleşecektir.</p>
<p>Bunun yanında enflasyon terimini; talep fazlalığı ve arz noksanlığı ile adlandırmak kısmen de olsa doğrudur. Ekonomide oluşan arz (üretim) noksanlığı vasıtasıyla, talep de meydana gelen fazlalık karşısında yetersiz kalması şeklinde basite indirgeyebiliriz.</p>
<p>Enflasyonu daha iyi anlamak adına bir de türlerine bakalım;</p>
<p>İktisatçılar Enflasyonu genel manada ikiye ayırmışlardır. Bunun yanında çeşitli adlandırmalar adında türleri de mevcuttur.  Genel olarak;</p>
<p>-Talep Enflasyonu ve Maliyet Enflasyonu diye adlandırılmaktadır.  Talep enflasyonun özü; cari fiyatlar bünyesindeki toplam talebin arzdan fazla olmasıdır.  Maliyet enflasyonu ise; üretimde kullanılan araçların fiyatlarının yükselmesi (yine bir üretim malı diye değil, genel fiyat ortalaması şeklinde algılayalım)  neticesinde oluşan enflasyondur.</p>
<p>Bunun yanında enflasyonu; sürünen enflasyon (%3-%7 aralığında), dört nala enflasyon(%25 ve üzeri) ve hiper enflasyon (%100 ve üzeri) şeklinde ayrım yaparak genişletebiliriz. Gelişmiş ülkelerin enflasyon rakamları elbette sürünen enflasyon türüne girmektedir. 2008 dünya krizinde İzlanda&#8217;da bu oran son yıllara göre %13 olarak görülsede, bunu toplamanın maliyeti düşük olmuştur. Gelişmekte olan ülkelerde  ise; yapısal bir sorun olarak karşı karşıya kaldığı enflasyon türünü, dört nala ve hiper enflasyon olarak adlandırmak doğru olacaktır.  Türkiye 1994 krizinde enflasyon oranı hiper olarak görülmüş ve o dönem %100 leri geçiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/enflasyon-aslinda-nedir-bildiginiz-sey-olmayabilir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>


<!--1df10c06b42c73c82b0010dfb254791b-->