
Bu soru son zamanlarda oldukça çok sorulmaya başlandı değil mi ?..
İmkb ve dolar’ın ani çıkış ve inişleriye yatırımcıının kafası karıştı..Milliyet’in yaptığı habere uzmanlar ilk adres olarak faizi gösteriyorlar..
Milyonlarca dolarlık portföylere yön verenler anlatıyor: Kısa vadeli mevduat şu dönem en uygun yatırım. İlle de döviz diyenler dolara yönelmeli. Borsada ise doğru sektörde fırsat var.
Paranın maliyetinin arttığı dönemde uzmanların gösterdiği ilk adres faiz olarak görünüyor.
Burada da bono değil kesinlikle aylık mevduat öneriliyor. Devamını Oku

Zaman gazetesi ekonomi yazarlarından Selim Işıklar bu hafta Euro/dolar paritesi’ni ve yatırımcıların ülkemizi güvenli yatırım olarak görmesinde dikkatli olmamız gerektiğini vurguluyor.Ayrıntılar yazımızın devamında..
Geçen haftanın son iki günü yargıda yaşananlar Borsa’da korku tüneli etkisi yaptı.
Dünya piyasalarının kritik bir dönemeçten geçtiği günlerde birçok Avrupa ülkesinin kredi notunun düşürüldüğü bir ortamda yatırımcılar için güvenli bir liman olma özelliğine kavuşan Türkiye, yargı gerginliği ile adeta prangalandı. Yerli ve yabancı yatırımcılar bir yandan kredi not artırımı ve beklenenden iyi gelen bilanço etkisiyle alım yaparken bir yandan da yargı-siyaset geriliminin giderek büyüyeceği endişesi ile satışlar yaptılar. Devamını Oku

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), müthiş bir çıkış göstererek yeniden 53 binin üzerine çıktı. Doların satış fiyatı 1,5070 liraya, avronun satış fiyatı 2,0670 liraya geriledi.
Güne ABD’de borsalarındaki artı kapanışlar, Asya ve Uzakdoğu borsalarındaki olumlu seyirle birlikte alımlarla başlayarak 52.500 seviyesine yükselen endeks, bu seviyenin üzerinde yatay bir seyir izledikten sonra ilk seansı 52.696 puandan tamamladı.
İkinci seansa yatay bir başlangıç yapan ve bir süre bu hareketini sürdüren endeks, alımların bir miktar artmasıyla birlikte 53.000 puan seviyesinin üzerine çıktı.
ABD’de açıklanan verilerin olumlu algılanmasıyla birlikte alım yönlü hareketini bozmayan, seans sonuna doğru gelen alımlarla bir miktar daha yükselen İMKB 100 Endeksi, günü gün içi gördüğü en yüksek seviye olan 53.273 puan ile (yüzde 2.95) 1.524 puan artıda tamamladı. Devamını Oku

İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,53 oranında değer kazandı. Euro geriledi,Dolar yükseldi. Altın fiyatları yükselişle noktalandı.
İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 158,48 puan azalarak 51.334,42 puandan kapandı.Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer kaybı yüzde 0,31 oldu.İlk seanstaki 429,08 puanlık artgöz önüne alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 270,60 puan yükseldi.Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,53 değer kazandı. Devamını Oku

1987 yılında yaşanan ‘kara pazartesi’yi öngörmesi nedeniyle Dr. Kıyamet olarak anılan Marc Faber CNBC-e canlı yayınında yatırım önerilerini ve öngörülerini sıraladı. Altın mı, döviz mi? Hangi ülkede daha büyük çöküş bekleniyor? İşte yanıtlar…
Faber’in açıklamaları şöyle:
“Çin bu yıl ciddi ölçüde yavaşlayacak. Herhangi bir çöküş olup olmayacağını bilmiyoruz ama kayda değer bir yavaşlama olacak. Geçen yıl bankaların toplam borcu GSYH’nin yüzde 25′i idi, bu yıl Ocak’ta ise 200 milyar dolar oranında artış oldu. Bu yıllık 2 trilyon dolara denk geliyor, GSYH’nin yarısı anlamına geliyor. Devamını Oku

Gazeteleri ve internetten haberleri takip edenler bilmeliler,etin fiyatı kurban bayramından sonra artışla başladı halada artışla devam etmekte..
Etin kilosu’nun 40 Lira’ya dayandığı şu dönemde,alım gücünün düşmesi [ ekonomik kriz ile ] kasaplarda işlerin olmamasından şikayetçiler..Vatan gazetesinden Elif Ergu ; Etçii’nin sahibi Mehmet Emin Arslan ile bu konu üzerine keyifli bir sohbet yapmışlar.Sayın Arslan ithalat yapılması gerektiğini yoksa et fiyatlarının yaza kadar 60-70 Lira’yı bulacağını söylüyor.. Devamını Oku

Ünlü ekonomist Nouriel Roubini, son zamanlarda toparlanmaya başlayan ABD Doları’yla ilgili öngörülerde bulundu.
Moskova’da düzenlenen bir konferansta konuşan ünlü ekonomist Nouriel Roubini’nin tahminine göre, geçtiğimiz günlerde son altı ayın en yüksek seviyesine ulaşan dolar, yakında Asya para birimleri ve emtia piyasası karşısında değer kaybetmeye başlayacak.
ABD Doları karşısında değer kazanacak para birimleri arasında Brezilya Reali, Kanada Doları ve Avustralya Doları da var.
Roubini, önümüzdeki iki üç sene içinde doların bu para birimleri karşısında yüzde 15 ila yüzde 20 arasında değer kaybedeceğini öngörüyor. Devamını Oku

Euro Bölgesi’nin üç sorunlu ülkesi, tüm dünya piyasalarını sarsıyor. Yunanistan, İspanya ve Portekiz’in yüksek bütçe açığı, piyasalarda, bu ülkelerin borcunu ödeyemeyeceği endişesini doğurdu.
İspanya ve Portekiz’de kamu finansmanındaki zayıflık, zaten uzun bir süredir biliniyordu. Ancak Yunanistan sorunu geçen Kasım sonunda patlak verdi. Yunanistan’da yeni hükümetin 2009 için bütçe açığı/milli gelir oranı tahmini, yüzde 12.7 ile önceki hükümetin öngörüsünün iki katından fazlaydı. Devamını Oku
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Ulusal 100 Endeksi, 237 puan düşüşle 54 bin 80 puandan açıldı. Açılış itibari ile hisse senetleri ortalama yüzde 0.43 oranında değer kaybetti. İstanbul serbest piyasada dolar 1,4950, Euro 2,1080 liradan güne başladı.
İMKB, iç gündemin zayıflığı nedeniyle yurtdışına odaklanmış durumda. Ancak, endeks uluslararası borsaların satış baskısıyla karşılaşmasına karşı güçlü görüntü sergiliyor. Yurtdışı piyasalarda herhangi bir olumlu gelişme veya tepki olmadığı halde içeride 54 binde tutunma çabaları, IMF ve not artırma beklentilerinin fiyatlandığını gösteriyor.
Analistler, endeks için gün içinde 53.660 destek, 55.000 seviyesinin ise direnç olarak takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Gündemde özellikle ABD’de bankalara getirilmesi planlanan sınırlamalar ve parasal sıkılaşmaya geçiş sürecinin başladığına dair sinyaller öne çıkıyor.
Bugün Davos’da başlayan zirvede ABD’nin banka planının diğer ülkelerden de destek bulması bekleniyor. Akşam açıklanacak FED toplantı sonuçlarında ise geleceğe dönük olası bir faiz artırımı sinyali veya likidite önlemlerinin geri çekilmesine yönelik kararlar piyasaları baskı altına alabilir. Bu süreçte doların da daha fazla destek bulduğunu görebiliriz.
PARA VE DÖVİZ PİYASALARI
Aralık başından bu yana dolar, Euro karşısında yaklaşık yüzde 7 değer kazanırken, TL karşısında ise yaklaşık yüzde 1 değer kaybetti.
IMF beklentilerinin etkili olduğu bu süreçte, beklentilerin zayıflaması dolar/TL’de 1.50′nin üzerine hareketlere neden olabilir.
Sabah saatlerinde petrol fiyatı 74.69 dolar, altının onsu 1097.15 dolar, Euro/dolar paritesi ise 1.4069 seviyesinde bulunuyor.
İstanbul serbest piyasada dolar 1,4950, Euro 2,1080 liradan güne başladı.
Kapalıçarşı’da 1,4890 liradan alınan dolar 1,4950 liradan satılıyor. 2,0920 liradan alınan Euro’nun satış fiyatı ise 2,1080 lira olarak belirlendi.
Serbest piyasada önceki kapanışta doların satış fiyatı 1,5000 lira, Euro’nun satış fiyatı ise 2,1080 lira olmuştu.
Serbest piyasa dolar/TL kurunda satışların gelmesi durumunda destek olarak 1.4850, 1.4600, 1.4500, seviyeleri mevcut. Alımlarda ise 1.5000, 1.5200, 1.5350 seviyeleri direnç olacak.
Yurtdışı piyasalardaki bozulmanın kurda yarattığı baskı ve enflasyon raporunda enflasyon beklentilerindeki artışın etkisiyle gösterge faiz yüzde 9 seviyesini aştı.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu tarafından yapılan açıklamada vergi ayarlamaları ve baz etkileri nedeniyle enflasyonun 2010 yılının ilk 2 ayında belirgin artışlar göstereceğine ve sonrasında bir müddet hedefin üzerinde kalacağına dikkat çekti. Faiz oranlarının ise küresel ekonomideki sorunların henüz tam olarak giderilememiş olması ve toparlanmanın gücüne ilişkin belirsizliklerin devam etmesinden dolayı uzun bir süre düşük tutulması gerekeceğini vurguladı.
DIŞ BORSALARDA SON DURUM
ABD hisse senetleri piyasalarından Nasdaq yüzde 0.32, S&P 500 yüzde 0.42 değer kaybetti. Dow Jones’ta ise dünkü işlemler 10.155 – 10.285 puan aralığında gerçekleşti ve yüzde 0.03 değer kaybı ile 10.194 puandan tamamlandı.
Tokyo Menkul Kıymetler Borsası, kapanışta değer kaybetti.
Nikkei Endeksi, 73,20 puan (yüzde 0,71) değer kaybederek 10,252.08 puandan kapandı.
Avrupa borsalarının, yeni güne bir miktar kayıplarla başlamaları bekleniyor. IG Markets analistleri FTSE 100′ün 17, Dax’ın 25 ve Cac-40′ın 19 puan kayıpla açılacağını tahmin ediyorlar.
ABD’de dün piyasaların yeni bankacılık sektörüne yönelik düzenleme önerinin yarattığı endişelerle ekside kapandıklarını belirten analistler, bunun Avrupa borsalarına da yansıyacağını öngörüyorlar.
Başlık, Volkan Konak‘ın söylediği Cerrahpaşa adlı türküsünden alınma. “Ah Gurbet Zalim Gurbet Ağlatırsın Adamı” cümlesinde geçen gurbet kelimesi yerine biz doları ve Euro’yu koyduk. Dövize yatırım yapmak gurbet kadar üzücü mü?
Son IMF haberleriyle dolar dün TL karşısında 1.4430′a kadar geriledi. İhracatçılar ile bazı sanayici ve işadamları bile döviz kurunu düşürücü etkisinden dolayı IMF anlaşmasına karşı çıkıyor. Ne günlere kaldık.
Yukarıda yer alan tabloda doların son 26, Euro’nun son 10 yılının bilançosu yer alıyor. Rakamlar yı lsonu itibariyle Merkez Bankası’nın döviz alış kuru. Enflasyon da TÜİK’in yıllık tüketici enflasyonu verileri. Elbette doları cebinde olanların doları azalmaz. Ya da getirip bankaya yatıranlar üzerine küçük de olsa bir faiz alırlar. Yıllar sonra paralarını çekseler faiziyle birlikte artırmış olurlar. Ama Türkiye’de yaşanıyor. Günün birinde yatırım ve harcama yapılacaksa liraya dönmek ve lira bazında fiyat ve ölçüm yapmak gerekiyor. İşte alım gücüne ne oldu derseniz, orada durum değişiyor.
NEDEN DÖVİZ?: Dövize yatırım yapanlar çok ciddi kayıp içinde. Hangi vadede derseniz elbette uzun vadede ve özellikle de son yıllarda.
Türkiye’de kişilerin döviz taşıması, dövizle tasarruf yapması ve bankalarda döviz hesabı açtırması 1984′te serbest bırakıldı. Aradan geçen 26 yılın çok büyük bölümünü yüksek ve oynak bir enflasyon ortamında geçirdik. Türkiye’deki yerleşikler tasarruflarını enflasyona karşı korumak, olası devalüasyonlardan darbe yememek, belki de para kazanmak için, dövize ve dolara ciddi yatırım yaptı. Şu anda bile şirket ve kurumların dahil olduğu “yerleşikler” diye tanımladığımız Türkiye’de yaşayanların toplam döviz yatırımları 120 milyar doları buluyor. Bu da toplam tasarrufların üçte birine yakın düzeyde.
SONUÇ NE OLDU?: Peki dolara yatırım ne sonuç verdi? 1984 yılından başlayan 100 birimlik yatırımın 26 yıl sonra enflasyondan arındırılmış gerçek değeri 25 birime düştü. Yani dolar olarak saklanan tasarrufların alım gücü bu dönemde tüketici enflasyonuna göre dörtte üç oranında azaldı. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi, bankada mevduat olarak tutulması halinde elbette bir faiz geliri elde edilmesi söz konusu. Geçmişe yönelik bu faiz hesaplamasını zamanında yapmadığımızdan burada bir rakam vermek zor. Her yıl elde edilen faiz gelirinin yeniden ana paraya eklenmesi halinde anılan dönemde belki de reel kayıp önlenmiş bile olabilir. Ancak çeyrek asır gibi dönemde yatırımın karşılığı bu olmamalı. Yatırılan anaparanın katları şeklinde bir kazanç elde edilmeli.
Halbuki 26 yılın 17’sinde dolar enflasyon karşısında kaybettirmiş. En büyük kayıplar sermaye hareketlerinin serbestleştirildiği 1989 ve 1990 ile küresel sermaye hareketlerinin hızlandığı 2003 ve 2007 yıllarında gerçekleşmiş. Enflasyon da dikkate alındığında yüzde 20-30′lar düzeyinde kayıplar oluşturmuş. 26 yılda dolara yatırımın kazandırdığı yıl sayısı 7. En yüksek kazanç yüzde 33 ile devalüasyon yılı 2001′de olmuş. 1994 ve 2008 krizinde de yüzde 18′lik bir kazancı gerçekleşmiş. 26 yılın sonunda ise 100 lira 25 liraya gerilemiş.
Euro dolardan sonra ikinci döviz yatırım aracı. 1999 başında tedavüle çıktı. Onun da koruma veya kazandırma performansı kötü. 10 yılın sadece 3′ünde kazandırmış, 7’sinde kaybettirmiş. 1999′da Euro’ya yatırılan 100 lira 2009 sonunda 60 liraya gerilemiş.
Yerliler dövize,
yabancılar liraya
Enflasyon ve güvensizlik nedeniyle yerleşikler tasarruflarının üçte bir gibi ciddi bölümünü dövize yatırdılar. Bunun miktarı da 120 milyar doları buldu. Ancak dövize bu yatırım nadir zamanlarda ya da sadece devalüasyon dönemlerinde kendine sığınanı korudu. Geri kalan dönemde döviz yatırımcısını hep üzdü. Bir yerde yerleşikler kendi ülkelerinde yabancı paraya yatırım yaparak kazanmak istediler ama büyük ölçüde de kaybettiler.
Bunun da önemli bir nedeni duyulan güvensizlik ve yüksek enflasyon ya da risklerden dolayı TL’ye yüksek faiz verilmesiydi.
Yüksek faizlerin yükü vergiler yoluyla yerleşiklerin sırtına biniyor. Ama TL’nin yüksek getirisinden 25 milyar dolarlık yatırım yapan yabancılar da yararlanıyor. Yerliler yabancı paraya yatırım yapıp kaybediyor, yabancılar Türk Lirası’na geçerek kazanıyor.
SONUÇ: “Sürekli tetikte, sürekli uyanık olanlar neleri kaçırdıklarını bir bilseler.” Norman Douglas
|
|
Küçük hatırlatma : Ekonomi Bulvarına üye
olarak daha fazla içeriği ulaşabilirsiniz.Üye olmak için tıklayınız