Her sene başında alışıla geldiği gibi vergi, harç ve cezalar, yeni yılda yüzde 2,2 oranında artış gösterecek…
Maliye Bakanlığınca belirlenen yeniden değerleme oranına esas teşkil eden Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) üretici fiyat endeksi (ÜFE), Ekim ayı sonunda, 12 aylık ortalamalara göre yüzde 2,2 oranında yükselme gösterdi. Vergi Usul Kanunu uyarınca her yıl yeniden değerleme oranını TÜİK’in üretici fiyatı genel endeksine göre açıklayan Maliye Bakanlığı, 2009′un oranını da bu ay içinde duyuracak.
Bakanlar Kurulu, kanunların kendisine tanıdığı yetkiyi kullanmazsa, çeşitli vergi, harç ve cezalar, yeni yılda yüzde 2,2 oranında artacak.Fakat Bakanlar Kurulu,yıllardır bu yetkiyi kullanmıyor ve vergi, harç ve cezalar, her geçen yıl yeniden değerleme oranı kadar artırılıyor.
YENİ YILDA NE OLACAK
Bu yılın başında yeniden değerleme oranı çerçevesinde yüzde 12 oranında artan motorlu taşıtlar vergisi (MTV), damga vergisi, çevre temizlik vergisi, harçlar, trafik ve vergi cezaları, 1 Ocak 2010 tarihinden itibaren yüzde 2,2 oranında artacak ve böylelikle 1-3 yaş grubunda otomobili olanlar yeni yılda 8,6 lira ile 312,8 lira arasında daha fazla motorlu taşıt vergisi ödeyecek.
VERGİ VE TRAFİK CEZALARI NE OLACAK???
Trafik para cezalarının da aynı oranda artmasıyla en düşük trafik para cezası 62,3 liraya, en yüksek ceza da 14 bin 522,6 liraya çıkacak.Kırmızı ışıkta geçenler ile hız limitini yüzde 30′a kadar aşanlar yeni yılda 128 lira yerine 130,8 lira,hız limitini yüzde 30′un üzerinde geçenler ise 270,8 lira trafik cezası ödeyecek…
Ziraat Bankası ANTLAYA’da Kepez ilçesine Şubesini törenle hizmete açtı:
Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü, Ziraat Bankası Kepez Şubesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, ilçede açılan banka şubelerinin değişimin bir ifadesi olduğunu söyledi.
Ziraat Bankası’nın, Kepez’e büyük avantajlar getireceğini belirten Hakan Tütüncü, şubenin iyi çalışması ve ilçe halkına hizmette önünün açılmasında üzerine ne tür vazife düşüyorsa yapmaya hazır olduğunu belirtti.
Başkan Tütüncü, konuşmasından sonra Kepez İlçe Emniyet Müdürü Lütfullah Uğur Pekçan, Ziraat Bankası Kepez Şubesi Müdürü İsmet Uyar ve diğer davetlilerle kurdeleyi keserek banka şubesini hizmete açtı.
ABD Merkez Bankası faiz oranlarını değiştirmeyerek, 0-0,25 arasında korudu.
FED, faiz oranlarını kırılgan ekonomik iyileşmeyi teşvik için uzun dönemde aynı noktada tutmayı vaat etti.
Amerikan Merkez Bankası, 16 Aralık 2008 tarihinde yüzde 0 ile 0,25 aralığına çektiği gösterge faiz aralığını o tarihten bu yana değiştirmedi...
Endeks dünü 2.310 milyon TL işlem hacmiyle %2.4 düşüşle kapattı. Bono faizlerinde ve dövizde yukarı bir seyir hakimdi; bono bileşikleri günü %8,71, MB TL/dolar alış ise 1,4931′den kapattı.Bugün endekste toparlanma bekliyoruz; endeksin 48.000 seviyelerine doğru hareket etmesi olası. Beklenenden yüksek çıkan Ekim TÜFE enflasyonu bono oranlarının dip noktaya geldiği ve Merkez Bankası faiz indirimlerinin sonuna yaklaştığı inancını güçlendirdi. Dolayısıyla bugün hisse senetlerinde beklediğimiz yükselişin sınırlı olması muhtemel.Teknik olarak, endekste satış baskısı dün de etkiliydi. Açılıştan itibaren satıcılı bir seyir yaşayan endeks gün içerisinde 45.800 seviyesine yaşanan sarkma sonrasında günü 46.335 seviyesinde
tamamladı. Yaşanan hızlı düşüşün ardından endeksin 46.000 seviyesi üzerinde dengelenme çabası içerisinde olduğunu düşünüyoruz. Son iki gündür 45.800 seviyesinden gelen tepkilerin kısa vadeli yukarı deneme için olumlu bir sinyal olduğu görüşündeyiz. Özellikle saatlik grafiklerin bu tür bir tepki hareketini desteklediğini söyleyebiliriz. Aşırı satıma gelinmiş olması ve göstergelerdeki kısmi yukarı dönüşler olumlu. Altındaki kapanışa rağmen 46.500 seviyesinde bulunan 100 günlük ağırlıklı ortalamanın şimdilik aşağı kırılmayacağını öngörüyoruz. Fakat kırılması durumunda ilk aşamada
45.250/500 daha sonrasında ise 44.250 seviyesi gündeme gelebilir. Bununla birlikte olası yukarı hareketlerin de kısa vadeli ve tepki boyutu dışına çıkması beklenmemeli.
Destek seviyeleri 46.000-45.800-45.500-45.000
Direnç seviyeleri 47.000/500-48.000/500-49.000
IMKB-100 endeksinin güne tepki alımlarıyla ve yukarı yönlü bir seyirle başlayacağını tahmin ediyoruz. Piyasalar gün içinde ise ABD’de açıklanacak ISM hizmet ve ADP özel sektör istihdam değişimi verilerini (beklentiler sırasıyla 51.5 ve -198,000 kişi) takip edecek.
Enflasyon beklentilerin üzerinde… Ekim ayında TÜFE %2.4 ile piyasa beklentisinin (%1.9) üzerinde gerçekleşti ve bu veriyle birlikte yıllık bazda TÜFE %5.3′den %5.1′e geriledi. Enflasyonun beklentilerden yüksek gerçekleşmesinde, ÖTV değişimi, gıda fiyatlarındaki yükseliş ve giyimde mevsimsellikten kaynaklanan artış etkili görünüyor. Enflasyonun piyasalar üzerinde önemli bir etkisi olmazken, MB’nin bu ay yapacağı toplantıda 25 baz puanlık faiz indirimine gideceğini tahmin ediyoruz.
FED faiz kararını açıklayacak… FED’in %0-%0.25 aralığındaki politika faizini değiştirmesi beklenmezken, uzun bir süre daha faizlerin düşük seviyede kalacağı yönündeki ifadeyi koruyup korumayacağı ve niceliksel gevşeme politikasına ilişkin vereceği mesajlar yakından takip edilecek.
saygılarımızla..
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, doğalgaz fiyatlarının otomatik fiyat mekanizmasıyla belirlendiğini belirterek, “Şu anki elimizdeki rakamlar, otomatik fiyat mekanizmasına gelen doneler, bir fiyat zammı şeklinde görülmüyor. Ama bu fiyat zammını belirleyen biz değiliz” dedi.
Azerbaycan ve İran’dan alınan gazın otomatik fiyatlandırmaya tabi olduğunu anımsatan Yıldız, “İki yıldan beri uygulanan otomatik fiyatlamayla beraber bu kural devam ediyor. Bunu belirleyen bizim siyasi irademiz değil. O yüzden bunu hep beraber takip edeceğiz. Bunu dediğimde de ‘fiyatı bilmiyor musunuz?’ deniyor. Açıkça söylüyorum, otomatik fiyatlandırma mekanizması her zaman yürürlüktedir ve bu devam ediyor” diye konuştu.
Azeri gazındaki yeni artışla birlikte zam olup olmayacağına ilişkin soruyu da cevaplandıran Yıldız, “2008 yılının nisan ayından bu tarafa zaten gelebilecek fiyat farkı hesaba katılmıştı. Bu bizim için sürpriz değil. O açıdan bunun getireceği çok artı bir fiyat oluşmayacak. Doğalgazla alakalı otomatik fiyat mekanizması devam edecektir” dedi.
Taner Yıldız, ocak ayından sonra zam yapılıp yapılmayacağı sorusuna, “Şu anda bunları öngörmek mümkün değil ve doğru da değil. Şu anki elimizdeki rakamlar, otomatik fiyat mekanizmasına gelen doneler, bir fiyat zammı şeklinde görülmüyor. Ama bu fiyat zammını belirleyen biz değiliz” karşılığını verdi.
Yıldız, bu hafta gelecek Azeri heyetle görüşmelerin son olmayacağını, bu görüşmelerin sürdürüleceğini bildirdi.
Kent, “Büyüme, ek gelir, ek talep yaratmada ağırlık merkezi, gelişmekte olan ülkelere kayıyor. Türkiye, bu oyunda. Ağırlığının artacağına kuşkum yok” dedi
Coca-Cola’nın kaptanı gelecekten çok umutlu: ‘Dünyada orta sınıfa 1 milyar yeni tüketici katılacak. Talebin yönünü doğru tahmin eden kazanacak’
Capital ve Ekonomist dergileri ile KoçSistem’in birlikte düzenlediği CEO Profil etkinliğinde, The Coca-Cola Company’nin CEO’su Muhtar Kent ile müthiş bir ufuk turu yaptık ve haftaya tazelenmiş olarak başladık.
Kent, cirosu 80 milyar dolar olan, 206 ülkede üretim yapan, 4 milyar tüketiciye ulaşan, 20 milyon perakende müşterisi, 300’ün üzerinde şişeleme ortağı olan, her gün 1.6 milyar şişe meşrubat satan bir dünya devinin kaptan köşkünde oturuyor.
Muhtar Bey geçen yıl tam da Lehman Brother’ın battığı günlerde, Coca-Cola’nın tüm ortaklarını Atlanta’daki merkezde toplamış; hep birlikte kurumun 2020 vizyonunu belirlemişler.
200 milyar dolar ciro
Kent, “Bugün 80 milyar dolar olan ciromuzu, 10 yıl içinde 200 milyar dolara çıkaracağız” dediğinde önce inanamadım. Ama Kent’in dünya için çizdiği 2020 vizyonunu dinledikten sonra, 200 milyar dolarlık ciroyu gerçekçi bulmaya başladım.
Kent çok özetle diyor ki: Bu ekonomik kriz ne kadar derin olursa olsun, önümüzdeki 10 yıl içinde dünyada çok önemli değişiklikleri, hep birlikte yaşayacağız. Dünyada orta sınıfa 1 milyar tüketici daha katılacak ve trilyon dolarlık servet yaratılacak. Türkiye’nin kriz dönemini fırsata çevirmesi için, dünyada talebin nerede olduğunu çok sıkı takip etmesi lazım.
Muhtar Kent’e göre kriz sonrası dünyasında yeni dengeler oluşurken, 4 büyük eğilim açığa çıkacak ve 2020 yılının küresel dünyası, bu 4 yeni eğilimin ışığında şekillenecek:
1- Ekonomik güç merkezi yayılacak
Küresel ekonomik büyümenin merkezindeki güçlü yön değişimi, merkezin kayması: 2020’de dünyanın ekonomik gücü, birkaç ülkeden çok daha fazlasına yayılacak.
Dünyada trilyon dolarlık yeni bir servetin yaratıldığını ve bunun yüzde 60’ının gelişmekte olan ülkelerde olduğunu göreceğiz.
Çin, Hindistan, Latin Amerika (Brezilya, Arjantin, Meksika, Şili), Vietnam, Türkiye, Endonezya gibi… Bu ülkelerin ağırlığının arttığı bir dünyada yaşayacağız. Bu ülkeler bugün ne kadar sıkıntı çekerlerse çeksinler, 10 yıl sonrasının dünyasını şekillendirecek güçler olacaklar.
2- Tüketici ürün gibi şirkete de bakacak
Tüketicinin beklentileri ve davranışlarının yeniden şekilleniyor oluşu: Tüketici önceliklerini, değerlerini ve beklentilerini köklü biçimde değiştiriyor; tüm dünyada kendi değerlerine daha fazla odaklanıyor.
Tüketici Markalarla monolog yerine diyalog içinde olmak istiyor. Eskiden bu eğilim, Batı’daki tüketici için geçerliydi; şimdi iletişimin yaygınlığı sonucu en ücra köylerdeki tüketici için bile bu geçerli.
Tüketiciler nerede, ne zaman ve hangi fiyatı ödemek istediklerini bize dikte ediyorlar; hatta giderek bizleri sadece ürünlerimizin kalitesi ve fiyatıyla değil, şirketlerimizin karakteri ve nitelikleri açısından da değerlendiriyorlar.
3- 90 günde bir İstanbul
Toplumların dünyadaki yeni fırsatlar peşinde, hızla şehirlere göç etmesi: Muhtar Kent’in analizine göre, büyük kentlere, metropollere göç önümüzdeki dönemde de hız kesmeden devam edecek.
Kent, “Yaptığımız araştırmalarda görüyoruz ki bugün olmayan ve gelecek 10 yıl içinde orta sınıfa yükselecek 1 milyar yeni tüketiciyle karşılaşacağız.
Şehirlere her yıl 65 milyon insan katılıyor. Her 90 günde bir, İstanbul ölçeğinde yeni bir metropol, gezegenimize ilave oluyor” diye konuştu.
4- Yeni inovasyon her kaynaktan gelecek
Transformatif inovasyon çağı: Yenlikçi hamlelerinin çoğu, çoklu kaynaklardan aldığı ekonomik güçle parlayan bir dünyada yeşerecek. İnovasyonun yeni tarifi, bütün bu güçlerin kesişmesinde yatıyor.
Kent konuşmasının sonunda kendisini pür dikkat dinleyen CEO’ları uyardı: “Liderler dünyanın bu ‘yeni normallerini’ iyi anlamak zorundadırlar. Geçtiğimiz 18 ay boyunca ben şahsen yöneticilerimizi bu vizyona getirmek için epey zaman ayırdım. Türkiye’nin uzun vadeli başarısı için hiç bir mesele, gelecek kuşak liderleri yetiştirmekten daha önemli değil.”
Kent’in 2020’de Türkiye’yi nerede gördüğüne tekrar hatırlatarak, bu yazıyı umutla bitirelim: “Büyüme, ek gelir yaratma, ek orta sınıf yaratma, ek talep yaratma gibi konularda ağırlık merkezi, gelişmekte olan ülkelere kayıyor. Türkiye, bu oyunda Şili, Endonezya ve Arjantin’le birlikte önemli bir oyuncu. Bu yeni dünyada Türkiye’nin ağırlığının artacağına kuşkum yok.”
Coca Cola CEO’su Muhtar Kent (ortada) toplantı sonunda Koç Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu (sol başta) Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç (soldan ikinci) , CEO Clup Başkanı Akın Öngör (sağdan ikinci) ve Capital Dergisi Yönetmeni Rauf Ateş’le (sağ başta) birlikte poz verdi.
‘Hindistan’da Bitki Şişesi ürettik’
İnovasyonların artık gelişmemiş ülkelerden gelişmiş ülkelere de gittiğini belirten Muhtar Kent, “Mesela biz ilk defa yüzde 30’u şeker kamışı atığından, yüzde 70’i petrolden, 400 markamızı da içine koyabileceğimiz, Bitki Şişesi adını verdiğimiz bir şişe ürettik. Bunun ana teknolojisi Hindistan’dan geldi. Şeker kamışı atıklarını ne yapalım diye düşünürken ortaya çıkmış. Aralıkta Kopenhag’da yapılacak Çevre Zirvesi öncesinde Amerika’da lanse ettik.”
Birlikte kazanmanın yol haritası: ‘Altı P’
Küresel krizin patladığı günlerde şirketin Atlanta’daki merkezinde yapıtıkları toplantıda ‘Altı P’ adını verdikleri bir strateji belirlediklerini anlatan Muhtar Kent, cebinden çıkardığı tek sayfalık metinden bunları şöyle sıraladı:
1) People (Çalışanlarımız)
2) Portfolio (Ürün yelpazemiz)
3) Partners (Ortaklarımız)
4) Profitibility (Kârlılık)
5) Planet (Gezegenimiz)
6) Productivity (Verimlilik)
3 kasım 2009 salı günü yorumumuz ;
Endeks dünü 2.497 milyon TL işlem hacmiyle %0.6 yükselişle kapattı. Bono faizlerinde ve dövizde yukarı bir seyir hakimdi; bono bileşikleri günü %8,71, MB TL/dolar alış ise 1,4931′den kapattı.ABD’de çıkan ISM verisi ile gerçeleşen dünkü zayıf toparlanma bugün için umut vermiyor.Bugün endeksin aşağı yönlü hareket etmesini bekliyoruz. Endeksin yeniden 46.700 destek
seviyesini test etmesi mümkün. Ancak piyasalardaki erime devam ederse hükümet’in IMF ile daha hızlı bir anlaşma sürecine girmesi beklenebilir, dolayısıyla volatilitenin devam etmesini bekliyoruz.
Teknik olarak, haftaya satıcılı bir seyirle başlayan endeks gün içerisinde yaşanan dalgalanmanın ardından 47.456 seviyesinde kapanış gerçekleştirdi. Yaşanan hızlı geri çekilme sonrasında destek seviyelerinden tepki alımları geldiğini görüyoruz. Bununla birlikte bu alımların henüz çok güçlü olmadığını belirtelim. Şu an için aşırı satım bölgesine gelinmesinin etkisiyle bir tepki oluştuğunu söylemek mümkün. Bu hareketin bir miktar daha iyimserlik kazanabilmesi için ilk aşamada 47.500- 48.000 bandının aşılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu aşamadan sonra 49.500-50.000 bandına doğru bir hareketlenme mümkün olabilecektir.
Destek seviyeleri 46.500-46.000-45.500-45.000
Direnç seviyeleri 48.000/500-49.000-50.000/500
Endeks 46.547 ile dünkü kapanışının % -1.35 altında . İşlem hacmi 1.117,48 milyon ytl.
Endeks 46.547 ile dünkü kapanışının % -1.35 altında . İşlem hacmi 1.117,48 milyon ytl.
EN ÇOK YÜKSELEN 10 HİSSE
| Dün | Son | Net | % Fark | |
| DOBUR | 2,11 | 2,69 | 0,58 | 27,48 |
| DGZTE | 2,94 | 3,62 | 0,68 | 23,12 |
| MIPAZ | 0,96 | 1,12 | 0,16 | 16,66 |
| DYHOL | 1,06 | 1,21 | 0,15 | 14,15 |
| HURGZ | 1,62 | 1,82 | 0,20 | 12,34 |
| DOHOL | 1,00 | 1,11 | 0,11 | 11,00 |
| TRNSK | 0,64 | 0,71 | 0,07 | 10,93 |
| EMKEL | 0,82 | 0,90 | 0,08 | 9,75 |
| MAKTK | 0,79 | 0,84 | 0,05 | 6,32 |
| OKANT | 0,86 | 0,91 | 0,05 | 5,8 |
| Dün | Son | Net | % Fark | |
| PRTAS | 0,42 | 0,37 | -0,05 | -11,90 |
| CBSBO | 0,42 | 0,37 | -0,05 | -11,90 |
| EPLAS | 0,69 | 0,62 | -0,07 | -10,14 |
| NETAS | 44,50 | 40,00 | -4,50 | -10,11 |
| GEDIZ | 1,43 | 1,29 | -0,14 | -9,79 |
| SELGD | 0,42 | 0,38 | -0,04 | -9,52 |
| SERVE | 1,09 | 0,99 | -0,10 | -9,17 |
| ARSAN | 1,53 | 1,39 | -0,14 | -9,15 |
| AKIPD | 1,47 | 1,34 | -0,13 | -8,84 |
| MERKO | 1,38 | 1,26 | -0,12 | -8,69 |
| Cinsi | Alış | Satış | Dünkü Alış | Değş. % |
| ABD Doları | 1,4940 | 1,4945 | 1,4960 | -0,13 |
| EURO | 2,2130 | 2,2140 | 2,2080 | 0,23 |
| İngiliz Sterlini | 2,4468 | 2,4529 | 2,4510 | -0,17 |
| İsviçre Frangı | 1,4649 | 1,4686 | 1,4532 | 0,81 |
| Japon Yeni (x100) | 1,6473 | 1,6514 | 1,6489 | -0,10 |
2 kasım 2009 pazartesi yorumumuz sizlerle..
Endeks cuma gününü 3.005 milyon TL işlem hacmiyle %3.5 düşüşle kapattı. Bono faizlerin deve dövizde yukarı bir seyir hakimdi; bono bileşikleri günü %8,70, MB TL/dolar alış ise 1,4826′dan kapattı.Cuma günkü keskin düşüşün ardından, bugün bir miktar toparlanma bekliyoruz. Ancak yukarı hareketin uzun soluklu olmasını beklemiyoruz. Ralli hareketi sonlanmış durumda ve yaşanan satışlar son zamanlardaki en güçlü satışlar. Zira yatırımcıların bu yılki karlarını realize edip risklerini yıl sonuna kadar minimize etmek istedikleri gözlemleniyor. Endeksin direnci 48.430 ve desteği 46.300.
Teknik olarak, endeks haftanın son gününde beklentilerimize paralel bir seyirdeydi. Açılışta bir miktar tepkiyle 50.000 seviyesinin üstü denendiyse de sonrasında beklentilerimize paralel oldukça belirgin satışlar vardı. Endeks günü 47.185 seviyesinde tamamladı. Endekste zayıflayan teknik görünümün giderek belirginleştiğinden bahsetmemiz mümkün. Cuma günü de belirttiğimiz gibi saatlik grafiklerin aşırı satım bölgelerine gelmesi bir miktar tepkiye işaret ediyor. Fakat olası bu tür bir tepkinin uzun soluklu olmasını beklemiyoruz. Kısa vadeli tepkiler olası olsa da endeksin zayıf seyrini sürdürmesini bekliyoruz. 46.000-45.000 tepki alımı yaşanabilecek diğer destek seviyeleri olarak öne çıkıyor.
Destek seviyeleri 46.500-46.000-45.500-45.000
Direnç seviyeleri 48.000/500-49.000-50.000/500
Sony temmuz-eylül aylarını kapsayan 3. çeyrekte 26,3 milyar yen (289 milyon dolar) zarar açıkladı.
Tokyo merkezli şirket, 2010 yılı mart ayında biten mali yıla ilişkin öngörülerini de revize ederek, daha önce 120 milyar yen (1,3 milyar dolar) olan zarar tahminini 95 milyar yene (1 milyar dolar) çekti.
Sony, bir önceki mali yılda 98,9 milyar yen zarar etmişti. Şirket, çeyrek yılda, çekirdek elektronik ve cihaz bölümlerinde kara döndüğünü, ancak LCD televizyon ve bilgisayar oyunları çip bölümlerinin, fiyat rekabetinden etkilendiğini bildirdi.
Samsung’un kârı’nı üçe katladı..
Güney Koreli elektronik devi Samsung’un 3. çeyrek karı, geçen yılla kıyaslandığında üçe katlandı. Karın artmasında, bilgisayarlar için hafıza kartları ve düz ekran televizyonlardan mobil telefonlara tüketici ürünlerinde artan satışların etkisi oldu.
Geçen yıl 3. çeyrekte 1,22 trilyon von kar eden şirket, bu yıl söz konusu çeyrekte 3,72 trilyon von (3,14 milyar dolar) kar elde etti.
Şirketin Sözcüsü Reuben Staines, yaptığı açıklamada, şirketin çeyrek yıl net karının tüm zamanların rekorunu kırdığını söyledi. Bir önceki rekor 2004 yılının ilk çeyreğinde 3,14 trilyon yenle kırılmıştı. Şirketin satışları ise geçen yılla kıyaslandığında yüzde 29 artarak 19,3 trilyon vondan 24,86 trilyon vona yükseldi.
Dünyanın en çok düz ekran televizyon, hafıza kartı ve LCD satan şirketi olan Samsung, mobil telefon piyasasında ise Finlandiyalı Nokia’nın ardından geliyor.
Panasonic ve Toshiba kâra geçti..
Japon elektronik üreticileri Panasonic ve Toshiba ise kara geçti. Osaka merkezli Panasonic, temmuz-eylül aylarını kapsayan 3. çeyrekte bir yıldan bu yana ilk kez 6,1 milyar yen (67 milyon dolar) kar etti. Şirketin satışları ise geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 20 düşerek 1,7 trilyon yen (19 milyar dolar) oldu. Yılın ilk yarısında şirketin net zararı 46,9 milyar yen (515 milyon dolar) olarak açıklandı.
Toshiba ise 3. çeyrekte, maliyetleri kısması ve yüksek hafıza kartı satışları nedeniyle kara geçti. Bir önceki yıl 3. çeyrekte 26,9 milyar yen zarar açıklayan şirket, bu yıl söz konusu çeyrekte 100 milyon yen (1,1 milyon dolar) kar açıkladı. Şirketin çeyrek yıl satışları ise yüzde 13,9 düşerek 1,6 trilyon yen oldu. Toshiba, içinde bulunulan mali yıla ilişkin zarar tahminini ise 50 milyar yen olarak sabit tuttu.
|
|
Küçük hatırlatma : Ekonomi Bulvarına üye
olarak daha fazla içeriği ulaşabilirsiniz.Üye olmak için tıklayınız