Uluslararası Para Fonu IMF, dolarda değer kaybının süreceğini öngörüyor.
Uluslararası Para Fonu IMF tarafından yapılan açıklamada ABD dolarının Carry Trade işlemleri için kullanıldığı yönünde bazı işaretler olduğu ve bu yıl doların yaşadığı değer kaybına karşın doların halen olması gerektiği kadar ucuzlamamış olabileceği ifade edildi.
IMF’nin yayınladığı raporda Carry Trade işlemlerinin bir süre daha devam edebileceği ve bunun da ABD dolarının euro ve diğer önde gelen para birimleri karşısında güç kaybetmeye devam etmesine neden olabileceği ifade edildi.
Carry Trade nedir?
Carry trade düşük faiz getiren bir para biriminden borçlanıp krediyi yüksek faiz getiren bir para birimine yatırmaktır.
TÜİK tarafından açıklanan Eylül ayı sanayi üretim verisi, yıllık bazda %7,1 daralma beklentilerine karşılık %8,6 oranında daha yüksek bir daralmaya işaret ediyor.Sanayi üretimi Ağustos ayında ise %6,3 daralma göstermişti..Buna göre, sene başında %20’nin üzerinde daralmalar sergileyen ve Mart ayından başlayarak altı ay boyunca toparlanma gösteren sanayi üretiminin Eylül ayında yeniden zayıfladığını görüyoruz.

IMKB-100 Endeksi Cuma gününü 328 puanlık düşüşle 46969 seviyesinden tamamladı. İşlem hacmi 2,68 mr. TL oldu. KOZAA, GARAN, IPMAT, ISCTR ve THYAO hisselerinin hareketi olduğu göze çarptı. Döviz piyasasında Dolar/TL ve Euro/TL pariteleri sırasıyla 1,4845 ve 2,2075 seviyelerinde gerçekleştiler. Hisse senetleri piyasasında güne alım yönlü açılış yapıldı. Perşembe günü Dow’da yaşanan 2,42 primli (işsizlik başvurusunun beklentilerin altında % gerçekleşmesi ve bazı perakendecilerin Ekim ayı satışlarında düzelme olduğunu raporlamalarıyla ralli yaşandı) kapanış olması İMKB’nin açılışına olumlu yansıdı. İMKB-100′de 47800 aşıldı. Arada gelen kar realizasyonlarının ardından yeniden 48000 zorlandıysa da ikinci seansta ABD’de işsizlik oranının % 10,2′ile (beklentiler % 9,9′du) 1983′ten beri en yüksek seviyeye çıkması ve tarım dışı istihdam azalışının 190 bin kişi olması (beklentiler 175 binlik azalış olması yönündeydi) ile İMKB-100′de satışlarla 46800′lere inildi. Döviz piyasasında satıcılı seyir izlenirken TCMB’nin haftalık repo ihalesine 1,96 mr. TL’lik teklif geldi ve ortalama bileşik faiz % 7,18′de oluştu. 3 aylık repo ihalesine ise 7,4 mr. TL’lik teklif geldi ve ortalama bileşik faiz % 7,16′da oluştu. Altın ons başına 1096 Dolar’ı aşarken ham petrol varil başına 77 Dolar’ın altına indi.
Hazine 16 Kasım’da 13 (385 gün) ay vadeli TL cinsi tahvil, 17 Kasım’da 21 Ay (623 gün) vadeli TL cinsi tahvil ve 5 yıl (1778 gün) vadeli TÜFE’ye endeksli tahvil ihaleleri yapacaktır. Hazine ihalelerinde gerçekleşecek olan faizler ve net satışlarla gerçekleşecek olan talep piyasaların seyri açısından önemli olacaktır. TCMB’nin 19 Kasım tarihli PPK Toplantısı’nda 25 baz puanlık indirime gidilme olasılığı vardır. Ama son gelen Ekim Enflasyon datası (enflasyonunun yüksek çıkması yiyecek ve giyimdeki mevsimsel artış dışında elektrik fiyatlarında zamlara da bağlı olarak gerçekleşmişti ve beklentiler dahilindeydi) TCMB’nin 17 Aralık’ta yapacak olan 2009′un son toplantısında başka bir 25 baz puanlık indirime gitmesini engelleyebilir. IMF Heyeti’yle hükümet arasında anlaşma yapılması gerekliliği ve olasılığı iyice azalmıştır ama bu olasılık gördüğümüz kadarıyla hiç bir zaman tam olarak ortadan kalkmayacaktır. Çünkü IMF’yle anlaşmanın bir çeşit sigorta (global piyasalarda beklenmedik bir olumsuzluk olması durumuna karşı) olarak kullanılması hükümet uygun görünmektedir. Cari açığın finansmanı Türkiye Ekonomisi için risk oluşturmaktadır. Bu riskin artması durumunda İMKB yurtdışı borsalardaki olumlu seyirden bile ayrışabilir. Türkiye’nin iç dinamikleri, cari açık ve borç finansmanı gibi konular ön plandadır. Finansal piyasalarda (reel piyasalar değil) dibin bulunduğu ve resesyonun bittiği görülmektedir. Zaten bazı gelişmiş ülkelerde görülen büyüme dataları bunu teyit etmektedir. İMKB’de uzun vadeli kar realizasyonu için ise 2010-2011′in beklenmesi mantıklı olacaktır. Enflasyonda hızlı bir artış olmazsa (emtia fiyatlarındaki artış şiddeti artmazsa) O/N faizinde TCMB’nin % 6,25 seviyesine dek indikten sonra 2010 ortası-sonu gibi faiz artırımlarına başlamasını ve 2010 sonuna dek 250-300 baz puan arasında faiz artırımına gitmesini bekliyoruz. Küresel bazda merkez bankalarının hareketleri de takip edilecektir.
İMKB-100′de 46700, 46150, 45700, 45400, 44800, 44200, 43850 ve 43100 desteklerimiz olurken 47800, 48000, 48600 ve 49500 dirençtirler.
Türkiye ile İspanya arasındaki ticaret hacminin 6 milyar Euro’yu geçmesi İspanyol bankalarını Türkiye’ye çekiyor. Türkiye ile ticari ilişki içinde bulunan 200′den fazla kurumsal müşteriye sahip İspanya’nın 3. büyük bankası La Caixa, İstanbul’da temsilcilik ofisi açtı.
Banka yerel firmalar ve finans kurumlarıyla bağlantı sağlayarak müşterilerine Türkiye’deki ticari ilişkileri için rehberlik yapacak. Temsilcilik ofisinin basına duyurulduğu Çırağan Sarayı’ndaki törenin ardından gazetecilere konuşan La Caixa Başkan Yardımcısı ve Uluslararası İcra Direktörü Ignacio Alvarez-Rendueles, İstanbul ofisini uluslararası büyüme kapsamında açtıklarını söyledi. Rendueles, “Türkiye’de çok iyi işler yapmanın tam zamanı. Makroekonomik veriler, orta vadede Türk ekonomisi için olumlu beklentilere işaret ediyor. Rakamsal veriler Türk bankacılık sisteminin, sıkı düzenlemeler ve kredi hacmi büyümesinin görece sınırlı olması sayesinde, son krizde diğer gelişen ekonomilere göre çok daha yüksek dayanıklılık sergilediğini gösteriyor.” dedi.
La Caixa, Meksika, Avusturya, Hong Kong ve Portekiz’deki bazı bankalarda azınlık hisselerine sahip. Dünyanın en zengin ilk 10 kişisi arasında yer alan Meksikalı Carlos Slim Helu’ya ait GFInbursa’nın yüzde 20’sini alan şirket, BPI Bank’ın yüzde 30,1′ini, The Bank of East Asia’nın yüzde 9,9′unu, Erste Bank’ın yüzde 9,9′unu ve Boursorama’nın da yüzde 20’sini elinde bulunduruyor. Makro ekonomik verilerin orta vadede Türk ekonomisi için olumlu beklentileri işaret ettiğini bildiren Rendueles, temsilcilik ofisi açılışının La Caixa’nın Türkiye konusunda kararlılığını gösterdiğini vurguladı. Türkiye için ayrılacak bütçeyi şartlara göre belirleyecekleri bilgisini veren Alvarez-Rendueles, Türkiye’de her türden projeye finansman desteği verebileceklerini belirtti
Yedi aydır süren yükseliş eğiliminin ardından önceki hafta trendin bozulduğuna yönelik emareler ortaya çıkmıştı. 2009 yılında İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) endeksinin geçen iki haftadaki kayıplara rağmen halen yüzde 75 primli olması, teknik yükseliş kanalının dışına çıkmasıyla birleşince trendin bittiğine yönelik görüşler daha da ağırlık kazandı.
Bir süredir banka hisselerinin endekse göre değerli olması ve bilançoların olumlu gelmesine rağmen bu beklenti daha önce fiyatlandığından kâr rakamları etkili olmadı. Zaten bir süredir banka hisselerindeki hareketlerin endeksi beklenenden önce 50 bin puana taşıdığı biliniyordu. Bu hızlı yükseliş sonrası gelen düzeltme hareketiyle kısa sürede birçok hisse önemli düşüşler yaşadı. Geçen hafta belirttiğimiz gibi aslında önemli bir uyarı niteliğindeydi bu kayıplar.
Düşüş trendlerinde sürü psikolojisi fiyatların hızlı bir şekilde gerilemesinde büyük rol oynuyor. Ayrıca psikolojinin değiştiği, satış baskısının hakim olduğu ortamda açığa satışlar ve kredili yatırımcıların yeni alım yapabilme imkanının ortadan kalkmasıyla düşüşler şiddetlenebiliyor. Bu düşüşler zaman zaman kriz dediğimiz ve 2-3 yıl süren trendleri beraberinde getiriyor. 1990 yılından bu yana 7 kez büyük düşüş yaşayan Borsa, 2007-2009 arası zirve noktasından TL bazında yüzde 50, dolar bazında yüzde 75 ile tarihinin en büyük düşüşlerinden birini yaşamıştı. Bu tip trendler yatırımcı psikolojisini derinden etkiliyor. Geçen hafta İMKB belki de bu tip psikolojinin etkisinde kalarak yatırımcılarına ağır kayıplarla kazançlarının önemli bir bölümünü feda etmek zorunda bırakmıştı.
Geçen yıl yüzyılın krizi olarak lanse edilerek belki de uzun yıllardır halının altına atılan finansal sorunların hatta sistemdeki bozuklukların ortaya çıktığı bir süreç yaşadık. Aşırı fiyatlandığı açıkça belli olan emtia, konut, hisse senedi ve benzeri finansal enstrümanlardaki yüksek cazibenin etkisiyle gözünü para hırsı bürüyen yatırım bankaları ve petrol fiyatlarının 150 dolara ulaşmasıyla bir anda servetlerini katlayan petrol krallarının parayı nereye yatıracaklarını adeta şaşırdığı sırada belki de en fazla parayı çeken Lehman Brothers batırıldı. Lehman batırılınca sistem kilitlendi ve likidite çöktü. İşte bu sırada başta dünyaca ünlü ekonomistler kriz tellallığı yaparak kriz sürecini hızlandırdılar. Geçen hafta da bir önceki hafta dünya ekonomisinin düzelmeye başladığını ilk kez dile getiren Roubini, bu kez yeni kehanetlerde bulunarak piyasalarda yeni kaos sürecini başlatmaya çalışanların ekmeğine yağ sürdü.
Geçen hafta açıklanan ve piyasaların merakla takip ettiği ABD verilerinden ve önemli merkez bankalarından çıkan sonuç, dünyada uzun bir süre faiz oranlarının düşük kalacağı idi. ABD konut piyasalarında beklenenden iyi gelen satışlara rağmen işsizlik ve istihdam sorununun devam ettiği ve bu verinin olumsuzluğu nedeniyle önümüzdeki günlerde belki de yeni önlemlerin alınabileceği daha şimdiden belli. Finans piyasaları başta borsalar başta olmak üzere belki de tarım dışı istihdam verisinin beklentilerden kötü gelmesine bence sevinmeliler. Zira borsalar iyi beklentiyi önceden satın alır kötü beklentiyi de satar. Bu nedenle bir ara 9.600 puana kadar gerileyen lokomotif endeks Amerikan Dow Jones, cuma günü 10 bin puanın üstünde kapandı. Bu endeksin 10 bin 100 puanı yukarı kırması düşüş trendi beklentilerinin geride kalmasını sağlayabilir. Aksi takdirde dünya piyasalarında karamsarlar bu aşamadan sonra daha fazla konuşacaklar. Tek başına ABD borsasındaki yükseliş toparlanmayı sağlar mı bilinmez ama en azından piyasaların nefes almasına imkan sağlayabilir düşüncesindeyim.

Önümüzdeki hafta konsolide bilançoların hızlanarak Borsa’ya ulaşacak olması nedeniyle Borsa‘da hisse bazında sert hareketler yaşanacaktır. Beklenenden iyi gelen bilançolar hisse değişimlerini hızlandırırken endeksin 45.800-48.400 puan aralığında dalgalanması güçlü ihtimallerden biri. Teknik olarak düşüş eğiliminde hareket eden endeksin 45.800 puanın üzerinde kalması oldukça önemli. Ancak endeksin uzun vadede yükseliş trendini sürdürebilmesi için 51.500 puanı yeniden yakalayıp aşması söz konusu olduğundan bir süre daha temkinli hareket etmekte fayda var görüşündeyiz. Hisse bazında ve bilanço beklentileriyle hareket edeceğini düşündüğümüz Borsa‘da kasım ayları genellikle düşüşle tamamlanıyor. Yükselişler 15 Aralık-15 Ocak arası gündeme geliyor.
Saygılarımızla..Ekonomi Bulvarı
ABD’li sigorta şirketi American International Group (AIG), 3. çeyrekte 455 milyon dolar kar etti.
Sadece hissedarlar için hesaplandığında ise geçen yıl 3. çeyrekte 24,4 milyar dolar zarar eden şirket, bu yıl aynı dönemde ise 92 milyon dolar kara geçtiğini açıkladı.
Hükümet payı eklendiğinde şirketin 30 Eylül’de biten 3 aylık dönemde karı, 455 milyon dolar oldu.
Geçen yıl hükümet tarafından kurtarılan bir zamanların en büyük sigorta şirketi AIG, çekirdek sigorta operasyonlarında istikrarın sürmesiyle 2 çeyrektir üst üste kar açıklamış oldu.
Şirket, 2. çeyrekte de 311 milyon dolar kar etmişti. Hükümetin payı eklendiğinde ise kar miktarı 1,8 milyar dolar olmuştu.
AIG Üst Yöneticisi (CEO) Robert Benmosche, performanstaki iyileşmeye karşın karlılığın dalgalı olmayı sürdürdüğünü belirterek, istikrara ve genişlemeye odaklansalar da devam eden yeniden yapılanma çalışmalarıyla alakadar yükümlülükler nedeniyle gelecek çeyreklerde dalgalı sonuçlar beklemeye devam edeceklerini söyledi.
Sigorta devi AIG, 2008 yılı eylül ayında hükümetçe kurtarılmış, şirket hükümetten 182 milyar dolardan fazla yardım almıştı. Hükümet ise bu yardım karşılığında şirketin yüzde 80 hissesine sahip olmuştu… ![]()
Merhaba değerli ziyaretçilerimiz ve üyelerimiz..
Ekonomi Bulvarı sizlere daha iyi hizmet verebilmek için yenilenme aşamasına girdi..Bu sürede kısa kesintiler olabilir..
Saygılar,sevgiler..
Keskinoğlu, Irak pazarına girerken ürünlerde acı oranını artırdı, çölde deve yanında iftar eden adam reklamı yaptı. Yeşilli sarılı ambalajlara Türk bayrağı koydu, satışı katladı
Keskinoğlu Tavukçuluk Yönetim Kurulu Üyesi Keskin Keskinoğlu, Irak’a ihracata başladıkları yedi ay içinde ihracatlarını beşe katladıklarını söyledi. 500 bin dolarla başlayan ihracatın bu hızlı gelişmesinde, pazarla ilgili çalışmalarının etkili olduğunu belirten Keskinoğlu, “Üründe baharatı değiştirdik, acı oranını artırdık. Ramazanda devesinin yanında çölde iftar eden adam reklamı yaptık, çok etkili oldu” dedi.
Türkiye’nin en önemli tavukçuluk şirketlerinden Keskinoğlu’nun ihracatta yeni gözdesi Irak oldu. Bu pazarla ilgili çalışmalarını anlatan Keskin Keskinoğlu, Iraklıların Türk pilicini sevdiğini ve Türk ürünlerine karşı büyük ilgi olduğunu belirtti. Keskinoğlu, “Türk ürünlerine özeniyorlar. Ambalaja Türk bayrağı koyduk, Türklere büyük sempati var bu aralar. Keskinoğlu’nu Arapça yazdık. Rengi sarı ve yeşil oldu. Burger köftelerde ve naget’lerde baharatları değiştirdik, acıyı artırdık” diye konuştu.
Develi reklam tuttu
Iraklıların daha önce tavuğu Brezilya’dan aldıklarını ancak Türk üreticilerin yakınlık avantajını kullanarak hızlı ve küçük partiler halinde ürün gönderebildiğini anlatan Keskinoğlu,
Irak’a yedi ay önce girdiklerini, her ay bin ton piliç eti gönderdiklerini ve aylık ihracatın 2.5 milyon doları bulduğunu söyledi. Keskin Keskinoğlu, şöyle dedi:
“Aylık ihracat 500 bin dolarlardan başladı ve 7 ayda beşe katlanmış oldu. Yanı sıra yumurta satmaya başladık. 8 milyon yumurta gidiyor, yaklaşık 1 milyon dolar. Çölde, devesinin yanında iftar açan adam reklamı yaptık. Iraklı bir firma çekti. Restoranlarda ıslak mendil veriyoruz. Orada böyle bir uygulama yok, çok ilgi çekti.”
Sosis pazarını keşfettiklerini belirten Keskinoğlu, Iraklı bir firma ile çalıştıklarını söyledi. Keskinoğlu, “Zeytinyağını fazla bilmiyorlar. Orada elit bir kesim var. Onlara için 1 TIR sızma gönderdik. Yeni sipariş bekliyoruz. Bölgeye ihracatımızı var ama Irak’a yeni giriyoruz” dedi. Şirketin yeni yatırım alanı pişmiş ürün. Keskinoğlu, “16 bin metrekare alanda tesis kurduk. Pişmiş ürüne ağırlık vereceğiz. 100 çeşit ürün var. 17 milyon dolar yatırım yaptık. 3 bin ton aylık kapasite oldu. Bu en büyük kapasitedir. Yeni ürünler tasarlıyoruz. Direk mikrodalgalık ürün planımız var.”
Krizde 500 milyon lira ciroya gidiyor
- 2008 cirosu 368 milyon lira, 2009 ciro hedefi 500 milyon lira n Türkiye’nin 2008 piliç eti üretimi 1 milyon 120 bin ton, Keskinoğlu’nun üretimi yıllık 75 bin ton, 2009 hedefi 105 bin ton n 2008 yılı Türkiye piliç eti ihracatı 48 bin ton, Keskinoğlu’nun ihracatı 12 bin ton (pazar payı yüzde 25) n Türkiye’nin yumurta üretimi günlük 40 milyon adet n Keskinoğlu’nun üretimi günlük 2 milyon adet, 2009 sonu hedefi 3.4 milyon adet n 2008 yılı Türkiye’nin yumurta ihracatı 1 milyar 242 milyon adet, Keskinoğlu’nun yumurta ihracatı, 2008 yılı 72 milyon adet (payı yüzde 5.8) n Keskinoğlu’nun ambalajlı yumurta pazar payı yüzde 64
TIR ŞOFÖRÜ TRİESTE’DEN ARADI:
“Abi, Avrupa’ya girdik, müjdemi isterim”
Türk şirketlerinin Avrupa’ya tavuk ihracatı uzun yıllardır gündemde. Bu konuda son aylarda bazı gelişmeler de oldu. Keskin Keskinoğlu, kendi girişlerinin çok maceralı olduğunu anlattı:
“Avrupa’da en büyük şey korku. 2003’ten beri uğraşıyoruz. Geldiler, kriterler dediler, 5 kesim hane karşılıyordu. Ön izin verdiler ama yine ihracat olmadı. 4-5 ay önce Türkiye’yi üçüncü ülkeler sırasına aldılar ve izin verdiler. Ton başına 1026 euro vergi koydular. Bu vergiyi verirsek fiyat tutturmamız mümkün değildi.
Konuyu BESTBİR’de ele aldık. Mevzuatı araştırdık. 1998 tarihli bir anlaşma varmış. Alıp orada bir firmaya gittik. Baktık ki mevzuatta sıkıntı yok. TIR’ı yükledik, kimseye haber vermedik. Sadece Tarım Bakanlığı’na söyledik. TIR yola çıktı ve şoför Trieste’den aradı, ‘Abi mal girdi, müjdemi isterim’ dedi. Mallar indi. Ramazanda bir TIR 10 günde bitti. Tarım Fuarı’na gittik. Ravika standında şov yaptık. Kuyruk oldu. Avrupa’ya her ay kendi markamızla 4 TIR gidecek.”
Hedef KİTLENİZE UYGUN REKLAM VERDİĞİNİZDE GELİRİNİZİN NE KADAR ARTTIĞINI GÖRÜYORSUNUZ DEĞİLMİ ?
Hisse senetleri ortalama yüzde 0,69 oranında değer kaybederken, işlem hacmi 2 milyar 684 milyon 959 bin 95 TL seviyesinde oluştu. Endeks, seans içinde en düşük 46666,02 puanı, en yüksek 47810,45 puanı test etti.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) ikinci seansta,en çok değer kazanan 10 hisse senedi ile değişim oranları (Yüzde) :
Hisse adı / Değişim oranı (Yüzde)
EGE GUBRE / 16.36
ATLAS YAT.ORT. / 14.93
TUMTEKS / 12.9
MERKEZ B TIPI MEN. KIY. YAT. O / 12.61
SONMEZ FILAMENT / 11.62
BRISA / 11.21
KOZA ANADOLU METAL / 10.5
ARENA BIL. / 9.78
CBS BOYA / 9.37
IPEK MATBAACILIK / 9.01 şeklinde oluştu…
|
|
Küçük hatırlatma : Ekonomi Bulvarına üye
olarak daha fazla içeriği ulaşabilirsiniz.Üye olmak için tıklayınız