İşte Barcelona’nın uçağı!

admin tarafından 16 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Ekonomi bulvarı takip edenlere daha önceden duyurmuş olduğumuz sponsorluk anlaşmasından sonra,Türk Hava Yolları Barcelona için uçağıda boyattı!

TÜRK Hava Yolları (THY) ile İspanya’nın dünyaca ünlü kulübü Barcelona arasında imzalanacak sponsorluk anlaşması için yapılacak törene katılacak olan Türk yönetici ve gazeteciler Boeing 737-800 tipi Manavgat uçağıyla İstanbul’dan Madrid’e gitti. Tören için özel olarak Barcelona’nın renklerine boyanan Manavgat uçağının üzerine de takımın arması konuldu.

İmza töreni 18 Ocak Pazartesi günü Barcelona Stadı Nou Camp’ta gerçekleşecek. İmza törenine her iki kuruluşun yöneticileri katılacak. Manavgat uçağı ile teröne gidenler arasında Türk gazetecilerin yanı sıra davetli olan Uzakdoğu’dan da çok sayıda gazeteci bulunuyor.
Teknik Direktör Josep Guardiola’nın izin vermesi halinde Barcelonalı ünlü yıldızların da törende hazır bulunacağı açıklandı. İspanyol ekibinin, ikisi Katalan (La Caixa Bankası ve Estrella Damm-Bira markası), ikisi de ülke dışından (Nike ve Audi) olmak üzere 4 resmi ana sponsoru bulunuyor.

İmza töreninin ardından THY, Barcelona’ya, sponsorluk için yıllığı 3 milyon Euro’dan 3 yıl için 9 milyon Euro ödeyecek. Ancak THY, her charter (tarifesiz) uçuşun ücretini kulüpten alacak. Şampiyonlar Ligi başta olmak üzere diğer resmi ve özel turnuvalara da THY ile gidecek Barcelona’nın, 3 yıl için 4 milyon Euro ödemesi bekleniyor. Böylece, 9 milyon Euro’luk sponsorluk parası, seyahat parasının tahsil edilmesi ile 5 milyon Euro’ya düşmüş olacak.

İspanya’da krize neden olan THY, Barcelona futbol takımını taşımak için yaptığı sponsorluk anlaşmasıyla hem prestij hem de para kazanacağı ve yapılacak anlaşmaya göre, Barcelona kafilesini, 3 yıl boyunca talep ettiği tüm turnuva maçlarında taşıyacağı bildirildi.

THY, daha önce de ünlü İngiliz kulübü Manchester United ile sponsorluk konusunda görüşmelerde bulunmuş fakat anlaşma imzalanmamıştı. Ancak ünlü İngiliz kulübünün, sponsorluk için bir kez daha THY’nin kapısını çaldığı belirtiliyor. Bir dönem Fenerbahçe ve Trabzonspor’a sponsor olan THY, yurtdışında Güney Kore ve Japonya’da birer futbol takımı ile sponsorluk anlaşması imzalamıştı.

Haberin Videosu ;

Hürriyet Video’larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Otomotiv sektörü yeniden ayağa kalkıyor..

admin tarafından 16 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Financial Times gazetesinde yer alan bir yorum yazısında, yürürlüğe konan teşvikler nedeniyle talebin artmaya başladığı belirtildi. Bunun etkisiyle de otomotiv sektöründe toparlanma sinyalleri gelmeye başladı.

Şirketlerinin sektörü ayağa kaldırma kararlılığı geçtiğimiz hafta düzenlenen Detroit Otomotiv Fuarı’nda da net bir şekilde gözlemlendi.

Başta ABD’nin önde gelen üreticileri Ford ve General Motors olmak üzere şirketler, dünya piyasalarına sürmek için tasarladıkları iddialı ürünleri tanıttılar.

GÜÇ BİRLEŞTİRDİLER

Küresel ekonomik kriz, otomotiv sektöründe ciddi bir konsolidasyona neden oldu.

İtalya’nın en önemli otomobil üreticilerinden Fiat, büyük maddi sorunlarla boğuşan ABD’li Chrysler şirketini satın aldı. Alman üretici Volkswagen, Japon otomobil üreticisi Suzuki ile bir ortaklık anlaşması imzaladı.

FT, Fiat/Chrysler’in CEO’su Sergio Marchionne’nin sektörde sıkıntıların ilk baş gösterdiği dönemde dünyada altı büyük şirketin kalacağı yönündeki tahmininin de gerçekleşmeye yakın göründüğüne dikkat çekti.

HÜKÜMET DESTEĞİ

Sektörün iyileşmesinde hükümetlerin de büyük katkısı oldu. Teşvik paketleriyle sektörün fazlasıyla ihtiyaç duyduğu yeniliklerin gerçekleşmesini sağladılar.

Yorumda hükümetlerin bütün otomobil üreticilerinin iyileşmesini sağlamak için küçük kapsamlı konsolidasyonlara izin vermeleri gerektiğine dikkat çekildi.

Ancak uygulanan teşvik programları, otomotiv endüstrisindeki fazla kapasite sorununa çözüm olmadı. Bu yüzden hükümetlerim aynı zamanda şirketlerin fabrikalarını kapatmalarına izin vermesi gerekiyor. Aksi takdirde Avrupa’daki fazla kapasitesinin azalmayacak.

FT’ye göre hükümetlerin yapması gereken bir diğer şey de, otomotiv sektöründe daha küçük ve etkin yakıt kullanan otomobillere teşvik sağlamak olduğunu belirtti. Bununla birlikte, ABD’li üreticilerin küresel piyasaya zayıf bir duruş sergilemelerinin nedeninin, daha çok ülke içi talebe odaklanıp, kamyonetler ve SUV araçlara üretmeleri olduğunu söyledi.

EKSEN KAYIYOR

Haber analizde, otomotiv sektörünün ekseninin gelişmekte olan piyasalara, özellikle de Asya ve Latin Amerika’ya kaydığı belirtildi ve ABD’li ve Avrupalı şirketlerin rekabetçi duruşlarını korumaları durumunda bile, yeni rakipleriyle baş etmek zorunda kalacaklarına dikkat çekildi.

Bununla birlikte, yazıda, geçen yıl hükümetlerin geçen yıl sektöre fazlasıyla müdahale ettikleri, bu yüzden bu yıl yapacakları en iyi şeyin mümkün olduğunca uzakta kalmak olduğunun altı çizildi.

Ah Dolar adamı ağlatırsın sen..

admin tarafından 16 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Başlık, Volkan Konak‘ın söylediği Cerrahpaşa adlı türküsünden alınma. “Ah Gurbet Zalim Gurbet Ağlatırsın Adamı” cümlesinde geçen gurbet kelimesi yerine biz doları ve Euro’yu koyduk. Dövize yatırım yapmak gurbet kadar üzücü mü?
Son IMF haberleriyle dolar dün TL karşısında 1.4430′a kadar geriledi. İhracatçılar ile bazı sanayici ve işadamları bile döviz kurunu düşürücü etkisinden dolayı IMF anlaşmasına karşı çıkıyor. Ne günlere kaldık.
Yukarıda yer alan tabloda doların son 26, Euro’nun son 10 yılının bilançosu yer alıyor. Rakamlar yı lsonu itibariyle Merkez Bankası’nın döviz alış kuru. Enflasyon da TÜİK’in yıllık tüketici enflasyonu verileri. Elbette doları cebinde olanların doları azalmaz. Ya da getirip bankaya yatıranlar üzerine küçük de olsa bir faiz alırlar. Yıllar sonra paralarını çekseler faiziyle birlikte artırmış olurlar. Ama Türkiye’de yaşanıyor. Günün birinde yatırım ve harcama yapılacaksa liraya dönmek ve lira bazında fiyat ve ölçüm yapmak gerekiyor. İşte alım gücüne ne oldu derseniz, orada durum değişiyor.

NEDEN DÖVİZ?: Dövize yatırım yapanlar çok ciddi kayıp içinde. Hangi vadede derseniz elbette uzun vadede ve özellikle de son yıllarda.
Türkiye’de kişilerin döviz taşıması, dövizle tasarruf yapması ve bankalarda döviz hesabı açtırması 1984′te serbest bırakıldı. Aradan geçen 26 yılın çok büyük bölümünü yüksek ve oynak bir enflasyon ortamında geçirdik. Türkiye’deki yerleşikler tasarruflarını enflasyona karşı korumak, olası devalüasyonlardan darbe yememek, belki de para kazanmak için, dövize ve dolara ciddi yatırım yaptı. Şu anda bile şirket ve kurumların dahil olduğu “yerleşikler” diye tanımladığımız Türkiye’de yaşayanların toplam döviz yatırımları 120 milyar doları buluyor. Bu da toplam tasarrufların üçte birine yakın düzeyde.

SONUÇ NE OLDU?: Peki dolara yatırım ne sonuç verdi? 1984 yılından başlayan 100 birimlik yatırımın 26 yıl sonra enflasyondan arındırılmış gerçek değeri 25 birime düştü. Yani dolar olarak saklanan tasarrufların alım gücü bu dönemde tüketici enflasyonuna göre dörtte üç oranında azaldı. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi, bankada mevduat olarak tutulması halinde elbette bir faiz geliri elde edilmesi söz konusu. Geçmişe yönelik bu faiz hesaplamasını zamanında yapmadığımızdan burada bir rakam vermek zor. Her yıl elde edilen faiz gelirinin yeniden ana paraya eklenmesi halinde anılan dönemde belki de reel kayıp önlenmiş bile olabilir. Ancak çeyrek asır gibi dönemde yatırımın karşılığı bu olmamalı. Yatırılan anaparanın katları şeklinde bir kazanç elde edilmeli.
Halbuki 26 yılın 17’sinde dolar enflasyon karşısında kaybettirmiş. En büyük kayıplar sermaye hareketlerinin serbestleştirildiği 1989 ve 1990 ile küresel sermaye hareketlerinin hızlandığı 2003 ve 2007 yıllarında gerçekleşmiş. Enflasyon da dikkate alındığında yüzde 20-30′lar düzeyinde kayıplar oluşturmuş. 26 yılda dolara yatırımın kazandırdığı yıl sayısı 7. En yüksek kazanç yüzde 33 ile devalüasyon yılı 2001′de olmuş. 1994 ve 2008 krizinde de yüzde 18′lik bir kazancı gerçekleşmiş. 26 yılın sonunda ise 100 lira 25 liraya gerilemiş.
Euro dolardan sonra ikinci döviz yatırım aracı. 1999 başında tedavüle çıktı. Onun da koruma veya kazandırma performansı kötü. 10 yılın sadece 3′ünde kazandırmış, 7’sinde kaybettirmiş. 1999′da Euro’ya yatırılan 100 lira 2009 sonunda 60 liraya gerilemiş.

Yerliler dövize,
yabancılar liraya

Enflasyon ve güvensizlik nedeniyle yerleşikler tasarruflarının üçte bir gibi ciddi bölümünü dövize yatırdılar. Bunun miktarı da 120 milyar doları buldu. Ancak dövize bu yatırım nadir zamanlarda ya da sadece devalüasyon dönemlerinde kendine sığınanı korudu. Geri kalan dönemde döviz yatırımcısını hep üzdü. Bir yerde yerleşikler kendi ülkelerinde yabancı paraya yatırım yaparak kazanmak istediler ama büyük ölçüde de kaybettiler.
Bunun da önemli bir nedeni duyulan güvensizlik ve yüksek enflasyon ya da risklerden dolayı TL’ye yüksek faiz verilmesiydi.
Yüksek faizlerin yükü vergiler yoluyla yerleşiklerin sırtına biniyor. Ama TL’nin yüksek getirisinden 25 milyar dolarlık yatırım yapan yabancılar da yararlanıyor. Yerliler yabancı paraya yatırım yapıp kaybediyor, yabancılar Türk Lirası’na geçerek kazanıyor.

SONUÇ: “Sürekli tetikte, sürekli uyanık olanlar neleri kaçırdıklarını bir bilseler.” Norman Douglas

Piyasalarda paranın yönü nereye doğru gidiyor?

admin tarafından 16 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Dünyada bölge ve ülke bazında finansal krizden uzaklaşma yarışı hız kazanıyor. Bu konuda Asya, tartışmasız yarışı önde götürüyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD), kasım ayı bileşik öncü göstergeler endeksi küresel kriz sonrası toparlanma işaretlerini doğruluyor. OECD sınıflandırmasında Kanada, Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere büyümeye geçen, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Brezilya, Çin, Hindistan ve Rusya toparlanan ülkeler olarak gösterildi. Rusya hariç bu ülkelerde bileşik öncü gösterge endeksi 107,2 ile 100,5 arasında değişirken, Rusya ile Türkiye’nin söz konusu endeksi 98′lerde kaldı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) verileriyle yapılan hesaplamalarda ülkelerin dünya gayri safi yurtiçi hâsılasından aldıkları pay, Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler lehine artıyor. Türkiye’nin dünya ekonomisinden aldığı pay, istikrarlı yükseliş gösterirken, krize rağmen Çin’in aldığı pay büyük bir hızla artarken, birçok sektörde de başrol oynuyor. Toplam 1,2 trilyon dolarlık ihracatla, Almanya’yı geride bırakarak dünya lideri olan Çin’in, 196 milyar dolarlık da ticaret fazlası oluştu.

Çin’deki ihracat artışıyla birlikte Asya ülkelerinden gelen talep, emtia fiyatlarını tetikledi. Başta bakır olmak üzere petrol, platin, gümüş fiyatları yükselirken, altın fiyatlarında da yılbaşından beri sert dalgalanmalar oluyor. 2009′da paraya güvenin azalması, enflasyon endişesi gibi gerekçelerle hızla yükselen altın fiyatları, gümüş ve platin fiyatını peşinden sürüklerken, yılbaşından beri ise gümüş ve platin fiyatındaki hızlı yükseliş altını peşinden sürüklüyor. Ancak altın fiyatı yükselişlerde yatırım fonlarının kâr satışlarıyla karşılandığından, sert dalgalanıyor. Hatırlanacağı gibi, gümüş 2008′in ilk çeyreğinde ons (31,10 gr)’u 21 dolarda, platin 2.300 dolar/ons’ta yeni tarihi zirvesine ulaşmıştı. Teknik göstergeler gümüş ve platin fiyatının 2008′in ilk çeyreğindeki zirvesine ulaşabileceğini gösteriyor. Altın fiyatı 4 Aralık 2009′da 1.227 dolar/ons’ta tarihi zirve oluşturduğunda, gümüş 19,05 dolar/ons ve platin 1.494 dolar/ons fiyatıyla önceki zirvesinin aşağısında kalmıştı. Önümüzdeki günlerde gümüş ve platin söz konusu tarihi zirvelerine doğru tırmanırken, altının önceki zirvesine ulaşması zor görünüyor. Altın, yatırımda güvenli liman olsa da, zayıf fiziki talep nedeniyle 1.140 dolar/ons direncini aşamıyor. Bu seviye yüksek işlem hacmiyle geçildiğinde 1.165 ve 1.200 dolar/ons seviyelerine ulaşabilir.

Global finansal kriz sırasında resesyona karşı devreye sokulan gevşek para politikalarından vazgeçme zamanının gelip gelmediği tartışılırken, yatırımcılar, ilk faiz artışının hangi büyük merkez bankasından geleceğini tahmin etmeye çalışıyor. Piyasa yorumcuları; geçen yılki kredi patlamasının enflasyonu tırmandırması endişesi taşıyan Çin Merkez Bankası’nın yılın ikinci çeyreğinde faizleri artıracağı tahmin ediliyor. Çin’de son günlerde likiditeyi daraltma yönünde üç aylık tahvil faizleri ve bankaların merkez bankasındaki munzam karşılıklarının artırılması, faizlerin yükseltileceği sinyali veriyor. ABD, Avrupa ve Brezilya merkez bankalarının, Çin’in ardından faiz artıracakları tahmin ediliyor. Bizim Merkez Bankamız da önceki günkü toplantısında kısa vadeli faizi değiştirmeyerek yüzde 6,50′de bıraktı. Bu gelişmeler dışarıda dolar paritesini desteklerken, içeride görünüm daha farklı. IMF ile olası anlaşma ve ülke kredi notumuzun artırılması beklentisinin gerçekleşmesiyle Türk Lirası (TL) cinsinden yatırımlar daha kârlı olacak görünüyor. Dövizde getiri açısından dolar/TL, Euro/TL’ye göre daha şanslı. Altın fiyatı, yükselişlerde satış fırsatı olarak değerlendirilebilir. İçeride paranın yönü TL’de olmalı. M. ALİ YILDIRIMTÜRK / Zaman

İşsizlik Azaldı! Son Dakika!..

admin tarafından 15 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Türkiye’de Ekim döneminde işsizlik oranı, yüzde 13 olarak belirlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) üçer aylık dönemler itibariyle her ay açıkladığı Hanehalkı İşgücü Araştırması, ”Eylül-Ekim-Kasım 2009” dönemini kapsayan ”Ekim” sonuçlarına göre, Türkiye genelinde işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 569 bin kişi artarak, 3 milyon 299 bin kişiye yükseldi.

İşsizlik oranı ise 1,8 puanlık artış ile yüzde 13 seviyesinde gerçekleşti. Kentsel yerlerde işsizlik oranı 2,5 puanlık artışla yüzde 15,5, kırsal yerlerde ise 0,6 puanlık artışla yüzde 8,2 oldu.

Ekim 2009 döneminde işgücüne katılım oranı ise yüzde 48,8 olarak hesaplandı.

2005 yılından itibaren Hanehalkı İşgücü Anketinin tahminleri, hareketli üçer aylık dönem ortalamaları esas alınmak kaydıyla aylık olarak yayınlanıyor. Bu seride ilgili üç aylık dönemin ağırlıkları, dönem ortası aya ilişkin nüfus projeksiyonları esas alınarak hesaplanırken, ifade kolaylığı açısından tahminler de dönem ortası ay adıyla ifade ediliyor.

Haber7 AA

100 bin yeni personel alınacak!

admin tarafından 15 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Para Dergisi’nden Özlem Doğaner’in haberine göre Küresel ekonomik krizin etkisiyle tüm dünyada olduğu gibi zaten en büyük sorunu istihdam yaratmak olan Türkiye’de de işsizlik can yakmaya devam ediyor. İşsizlik oranının 2009 yıl sonu itibariyle yüzde 14.8′e çıkacağı tahmin ediliyor. 2010′da yüzde 14.6, 2011′de yüzde 14.2, 2012′de ise yüzde 13.3′e gerilemesi bekleniyor.
Önümüzdeki üç yıllık dönemde 1 milyon 250 bin kişilik bir istihdam artışı öngörülüyor. Ancak nüfus artışı nedeniyle yıllık 800 bin kişinin eklenmesi oranların düşürülmesinin uzun yıllar alacağına işaret ediyor.
Durum böyle olunca devlet yine en büyük umut kapısı oluyor. 2010 yılı bütçesinde, kamu kurumlarından emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memurların sayısının yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde açıktan ya da nakil suretiyle atama yapılmasına karar verildi. Bütçe kanunuyla 32 bin yeni kadroya da imkan verildi. Bu çerçevede bu yıl yaklaşık 100 bin memurun kamuya alınması planlanıyor.
Maliye Bakanlığı, kamu kurumlarından personel alımlarına yönelik talep toplayacak ve buna göre kadro dağılımı yapacak. Bu kadroların dağılımında Milli Eğitim, Sağlık ve İçişleri bakanlıklarına öncelik verilecek. Bu çerçevede 35-40 bin öğretmen alınması bekleniyor. Yaz döneminde tek seferde öğretmen atama/görevlendirme yapılması planlanıyor. Tahsis edilen kadrolar içinde sözleşmeli pozisyon bulunmayacak. Anasınıfı mecburi hale geldiği için öğretmen alımında okul öncesi öğretmenliğe ağırlık verilecek.
Yeni yılda tamamına yakını üniversite mezunu yaklaşık 12 bin yeni polis memurunun da emniyet kadrosuna katılması hedefleniyor. Sağlık Bakanlığı’nın da 20 bin civarında personel ihtiyacı bulunuyor.

YERLEŞTİRMELER MAYIS VE KASIMDA
Ayrıca bu yıl KPSS (Kamu Personeli Seçme Sınavı) yapılacak. ÖSYM lisans, ön lisans ve ortaöğretim mezunları için KPSS düzenleyecek. Lisans mezunları için 10-11 Temmuz, ortaöğretim ve ön lisans mezunları için 26 Eylül 2010 tarihlerinde KPSS yapılacak. Lisans adayları 10-21 Mayıs, ortaöğretim ve ön lisans adayları 31 Mayıs-2 Temmuz tarihleri arasında başvuru yapabilecek. Lisans mezunları birinci oturum için 35, ikinci oturum için 55, üçüncü oturum için 75, dördüncü oturum için de 95 lira ödeyecek. Ön lisans ve lise mezunları ise 35 lira sınav ücreti alınacak.
Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı’nın (KPDS) ilkbahar dönemi 2 Mayıs, sonbahar dönemi ise 7 Kasım 2010’da gerçekleştirilecek. Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitime Giriş Sınavı’nın (ALES) ilkbahar dönemi 9 Mayıs, sonbahar dönemi içinse 21 Kasım 2010’da yapılacak. KPDS ve ALES’in sınav ücretleri 40’ar lira olacak. Tıpta Uzmanlık Sınavı’nın (TUS) ilkbahar dönemi 17-18 Nisan 2010, sonbahar dönemi ise 18-19 Eylül 2010 yapılacak. Adaylar bu sınav için 60’ar lira ödeyecek.
Yıl içinde mayıs ve kasım aylarında olmak üzere 2 defa merkezi yerleştirme yapılacak. 2010 KPSS B Grubu kadrolara yapılacak birinci merkezi yerleştirme için adaylardan 17-26 Mayıs 2010 tarihlerinde tercihleri alınacak. 2010 KPSS B Grubu kadrolara yapılacak ikinci merkezi yerleştirme işlemi için adaylardan tercih alınma işlemi 15-24 Kasım 2010 tarihlerinde gerçekleştirilecek. (B) grubu, kariyer meslek olarak anılan meslekler dışında kalan diğer kadrolar olarak tanımlanıyor. Örneğin, mühendis, hemşire, sağlık memuru, teknisyen, veznedar, koruma ve güvenlik görevlisi gibi… Kadrolara ilk defa atanacak personelin ÖSYM tarafından yapılacak KPSS’ye girerek ÖSYM tarafından ilan edilecek KPSS Tercih Kılavuzunda yer alan kamu kurum ve kuruluşlarına ait boş kadrolardan durumlarına uygun olanları tercih etmeleri halinde, puanları ve tercihleri çerçevesinde bilgisayar ortamında yerleştirme işlemleri yapılıyor.

EKONOMİYE BİN YENİ PERSONEL
Birçok kurum ocak ayından itibaren personel almak için ilan vermeye başladı. Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü, 250 muhasebe uzman yardımcısı alacak. 66 ilde görev yapacak olan uzman yardımcısı adaylarının 2008 ve 2009 yıllarında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) KPSSP 43 puan türünden 70 ve üzerinde puan almış olmaları gerekiyor. Giriş sınavı başvuruları 1 Mart’tan başlayarak 12 Mart 2010 günü mesai saati bitimine kadar yapılacak. Sınav ise 17 Nisan 2010 Cumartesi günü yapılacak.
Sınava başvuru için 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48 inci maddesinde belirtilen genel şartları taşımak; ocak ayı başında 30 yaşını doldurmamış olmak; üniversitelerin en az dört yıllık lisans öğrenimi veren siyasal bilgiler, hukuk, iktisat, işletme, iktisadi ve idari bilimler fakültelerinden mezun olmak; muhasebe uzman yardımcılığı sınavında iki kez başarısız olmamak şartları aranıyor.
Başvuru yapmak isteyenler, elektronik ortamda Maliye Bakanlığı’nın www.maliye.gov.tr adresi ile Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün www.muhasebat.gov.tr adresinde bulunan “Sınav Başvuru Formu”nu online dolduracak. Sınava ilişkin 0312 415 16 10 veya 0312 415 17 01 numaralı telefonlardan da bilgi alınabilecek.

EMLAK UZMANLIĞI FIRSATIMaliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nce taşra teşkilatı kapsamında bulunan 70 il/ilçede istihdam edilmek üzere 200 milli emlak uzman yardımcılığı kadrosuna atama yapılacak. Bu amaçla 3 Nisan 2010 tarihinde Ankara`da giriş sınavı yapılacak. Başvurular, 22 Şubat-12 Mart tarihleri arasında kabul edilecek. Başvuru formu, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü İlkadım Cad. Dikmen Yolu Kara Harp Okulu Kavşağı Dikmen/Ankara adresinden, İl Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüklerinden veya internet üzerinden “www.milliemlak.gov.tr” adresinden temin edilebilecek. Sınavla ilgili konularda Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 0312 415 18 65 – 415 18 66 no’lu telefonlarından bilgi alınabilecek.
Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nce ayrıca, taşra teşkilatında istihdam edilmek üzere 100 milli emlak denetmen yardımcısı alınacak. Bunun için 20 Mart 2010 tarihinde giriş sınavı yapılacak. Denetmen yardımcıları; Ankara Defterdarlığı (20), İstanbul Defterdarlığı (35), İzmir Defterdarlığı (20), Antalya Defterdarlığı (10), Adana Defterdarlığı (5), Bursa Defterdarlığı (5) ve Kocaeli Defterdarlığı’nda (5) görev yapacak. Başvurular 1 Şubat-19 Şubat 2010 tarihleri arasında yapılacak. Başvuru formu, Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğü İlkadım Cad. Dikmen Yolu Kara Harp Okulu Kavşağı Dikmen/Ankara adresinden, İl Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüklerinden veya internet üzerinden “www.milliemlak.gov.tr” adresinden temin edilebilecek. Sınavla ilgili konularda Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün 0312 415 18 65 – 415 18 66 no’lu telefonlarından bilgi alınabilecek.

320 GELİR UZMANI
Gelir İdaresi Başkanlığı da 320 gelir uzman yardımcısı alacak. Giriş sınavı 3 Nisan 2010 tarihinde yapılacak. Başvurular 15-26 Şubat 2010 tarihleri arasında alınacak. Başvurular, elektronik ortamda “http://esinav.gib.gov.tr/eSinav/adayGiris.jsp” adresinde yer alan (A) Grubu Kadrolarına Giriş Sınavı Başvuru Formu’nun doldurulması suretiyle yapılacak. Gelir uzman yardımcılığı giriş sınavı yazılı bölümü test usulü gerçekleştirilecek. Yazılı sınavı kazanamayan sözlü sınava alınmayacak. Ayrıca sınavlarda başarılı olanların atanılan yerlerde beş yıl süreyle çalışılması zorunlu olacak. Bu süreyi doldurmayanların kurum içi nakilleri yapılmayacak.
Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) ise 54 dış ticaret uzman yardımcısı alacak. DTM merkez teşkilatında ve DTM’nin yurtdışı kadrolarında görev yapacaklar. Genel idare hizmetleri sınıfından 8’inci ve 9’uncu derece kadrolara atanacaklar. Başvurular, 11-22 Ocak 2010 tarihleri arasında yapılacak. Yazılı sınav 7 Şubat 2010 tarihinde olacak. Başvurular, şahsen veya posta yoluyla Dış Ticaret Müsteşarlığı Personel Dairesi Başkanlığı 11. Kat Emek/Ankara adresine yapılacak. Detaylı bilgi 0312 204 78 96 no’lu telefonlardan alınabilecek.

KÜLTÜR VE TURİZM UZMAN YARDIMCISI
Kültür ve Turizm Bakanlığı da taşra teşkilatında çalıştırılmak üzere 30 kültür ve turizm uzman yardımcısı alacak. Bunun için Kültür ve Turizm Uzman Yardımcısı Yarışma Sınavı yapılacak. Bu çerçevede 10’ar inşaat mühendisi, makine mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri (harita) mühendisi alınacak. Başvuranların, 2008 ve 2009 tarihlerinde yapılan Kamu Personeli Seçme Sınavı’ndan; KPSSP8 puan türünden 70 ve daha yukarı puan alması, ocak ayının ilk gününde otuz beş yaşını doldurmamış olması, uzman yardımcılığı sınavına bir defadan fazla katılmamış olması şartları aranacak. Yarışma sınavına katılmak isteyen adaylar, Atatürk Bulvarı No: 29 Opera/Ankara adresinde bulunan Bakanlık Personel Dairesi Başkanlığı’ndan veya www.kulturturizm.gov.tr adresinden temin edecekleri başvuru formunu doldurarak 22 Ocak 2010 tarihine kadar Personel Dairesi Başkanlığı’na bizzat veya posta yoluyla başvurmaları gerekiyor. Yazılı yabancı dil (İngilizce, Almanca ya da Fransızca) sınavını geçenler 11 Mart 2010 tarihinde sözlü sınava alınacak.
Devlet Personel Başkanlığı; devlet personel uzman yardımcısı kadrosuna 18 atama yapacak. Başvurular, 4-15 Ocak 2010 tarihleri arasında Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığı İzmir Caddesi No: 41 Kızılay/Ankara adresine şahsen veya postayla yapılabilir. İş talep formu, kurumdan veya internet aracılığıyla www.dpb.gov.tr adresinden temin edilecek. 0312 418 83 07 no’lu telefondan ayrıntılı bilgi alınabilir. Sınav 13 Şubat 2010 günü yapılacak.

ADALET’E 3 BİNE YAKIN PERSONEL
Adalet Bakanlığı da yaklaşık 2 bin 750 personel alacak. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Taşra Teşkilatı’na da 2 bin sözleşmeli infaz ve koruma memuru alınacak. Ayrıca kadrolu olarak 424 infaz ve koruma memuru, 100 ceza infaz kurumu katibi, 50 şoför, 25 teknisyen, 25 aşçı ve 20 kaloriferci işe başlatılacak.
Merkezi sınavda en az 70 puan alıp, başvuranlar arasından en yüksek puandan başlamak üzere infaz ve koruma memuru kadro sayısının on katı, şoför, teknisyen, kaloriferci ve aşçı kadro sayısının beş katı, ceza infaz kurumu katipliği için kadro sayısınca aday çağrılarak adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonlarınca sözleşmeli pozisyonlar ve kadrolu unvanlar için ayrı ayrı olmak üzere sözlü sınav yapılacak. Ceza infaz kurumu katipleri için uygulamalı ve tüm unvanlar için sözlü sınav sonucuna göre açıktan atama ve yerleştirme yapılacak.
İnfaz ve koruma memurluğuna sözleşmeli yerleşebilmek ve kadrolu olarak atanabilmek için en az lise veya dengi okul mezunu olmak; merkezi sınav tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş, 30 yaşını bitirmemiş olmak; erkeklerde 170, kadınlarda 160 cm’den kısa boylu olmamak; boy uzunluğunun santimetre cinsinden son iki rakamı ile kilosu arasındaki fark 13’ten fazla, 17’den az olmamak gibi şartlar aranıyor. Şoför kadrolarına atanabilmek için en az ilköğretim okulu (ortaokul) mezunu olmak; hizmetin özelliğine göre E sınıfı sürücü belgesine sahip olmak gibi şartlar bulunuyor.

3 DAKİKALIK UYGULAMA SINAVI
Ceza infaz kurumu katip kadrolarına atanabilmek içinse fakülte veya yüksekokulların bilgisayar bölümü, adalet meslek yüksek okulları, meslek yüksek okullarının adalet bölümü, adalet meslek lisesi veya diğer lise ya da dengi okulların ticaret veya bilgisayar bölümlerinden mezun olma şartı aranıyor. Ayrıca meslek liselerinde okutulan ve bakanlıkça tüm komisyonlara gönderilmiş olan daktilografi ders kitabından seçilip yazılı olarak verilen bir metinden daktilo veya bilgisayarla üç dakikada yanlışsız, vuruş hesabı yapılmadan en az 90 kelime yazması uygulamayla tespit edilecek. Bu uygulamadan geçenler sözlü sınava alınacak.
Teknisyen kadrolarına atanabilmek içinse meslek liseleri veya teknik liselerin elektrik, dericilik, sıhhi tesisat, inşaat ve motor bölümlerinden mezun olma şartı bulunuyor. Kaloriferci ve aşçı kadrolarına atanabilmek için de en az ilköğretim okulu mezunu olmak gerekiyor. Ayrıca halk eğitim müdürlüklerinin veya diğer resmi kurum veya kuruluşların ilgili branşta düzenlediği kurslardan mezun olunması veya ilgili branşta sertifika sahibi olunması gerekiyor.

BAŞVURULAR İÇİN BİR HAFTA SÜREBaşvurular 5-13 Ocak 2010 tarihleri arasında kabul edilecek. Başvuruların ilgili adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanlıklarına veya buralara gönderilmek üzere mahalli cumhuriyet başsavcılıklarına yapılması gerekiyor. İnfaz ve koruma memurlarının boy ve kilo ölçümü, 18-19-20 Ocak 2010 tarihlerinde yapılacak.
Merkezi sınavda alınan puanlar esas olmak kaydıyla en yüksek puandan başlamak üzere ilân edilen infaz ve koruma memurluğu pozisyon ve kadro sayısının on katı aday belirlemesi boy kilo ölçümünden sonra yapılacak. Şoför, teknisyen, aşçı ve kaloriferci için, merkezi sınavda alınan puanlar esas olmak kaydıyla en yüksek puandan başlamak üzere ilan edilen kadro sayısının beş katı aday belirlenecek. Ceza infaz kurumu katipliği içinse kadro sayısınca aday belirlenecek.
Belirlenen liste, 25 Ocak 2010 Pazartesi günü komisyonlarda, varsa Cumhuriyet Başsavcılığı internet sayfalarında ve Genel Müdürlük internet sayfasında (www.cte.adalet.gov.tr) yayınlanacak. Ceza infaz kurumu katipliği için 29 Ocak 2010 günü adayların daktilo veya bilgisayarla vuruş hesabı yapılmadan üç dakikada yanlışsız olarak en az 90 kelime yazıp yazmadıklarının tespiti için uygulama sınavı yapılacak. Sözlü sınav 2 Şubat 2010 tarihinde olacak.
Öte yandan, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, sözlü sınav ve mülakatla 9-5’inci dereceli kadrolara 100 idare memurluğu öğrencisi alacak. Başvurular 1-8 Ocak 2010 tarihleri arasında PTT merkezlerinden alınan şifre veya e-imza ile www.adalet.gov.tr veya www.cte.adalet.gov.tr internet adreslerine girilerek (Sınav adı: İdare Memurluğu – Sınavı açan birim: Personel Merkez Bürosu / Sınav No:811) yapılacak. İdare memurluğu öğrenci adayı olabilmek için hukuk, siyasal bilgiler, iktisat, işletme, iktisadî ve idarî bilimler, eğitim ve eğitim bilimleri fakültelerinden veya bunlara denkliği kabul edilen yabancı fakültelerden mezun olma şartı aranacak. Sözlü sınav ve mülakat 18 Ocak 2010 tarihinde Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personeli Ankara Eğitim Merkezi Müdürlüğü’nde olacak.

SÖZLEŞMELİ SUBAY VE SİVİL MEMUR
Jandarma Genel Komutanlığı, sözleşmeli subay alacak. Jandarma, muhabere, istihkâm, ordudonatım, levazım, mühendis (elektronik), sınıfları için erkek; maliye, mühendis (bilgi sistemleri), personel, diş tabibi, eczacı, kimyager ve öğretmen (psikolog-hukuk) sınıfları içinse erkek/bayan subay alınacak.
Sözleşmeli subay olabilmek için en az 4 yıl süreli örgün öğrenim yapan lisans programlarından mezun olmak ya da önsözleşmeye davet edilip imzalayacağı muhtemelen Ocak 2011 tarihe kadar mezun olacak durumda bulunmak zorunlu tutuluyor. Lisans programlarından mezun olan/mezun olabilecek durumda bulunan adaylar için başvuru tarihi itibariyle, 27 yaşından; lisansüstü öğrenimini tamamlamış adaylar içinse 32 yasından büyük olmamak şartı aranıyor.
Adaylar tarafından www.jandarma.tsk.tr internet adresine girilerek, 1 Şubat-15 Mart 2010 tarihleri arasında, beyana dayalı olarak yapılan ve sistem tarafından kabul edilen başvurular geçici olarak kabul edilecek. Adaylar, Jandarma Okullar Komutanlığı İnsan Kaynakları Seçme ve Değerlendirme Merkezi Sözleşmeli Subay/Astsubay Kısmı Beytepe/Ankara adresinden ya da 0312 464 51 10 no’lu telefondan bilgi alabilecek.
Jandarma Genel Komutanlığı, önlisans ve lisans mezunu adaylardan 40’ı jandarma sınıfında ve ikisi bando sınıfında olmak üzere toplam 42 sözleşmeli bayan astsubay da alacak. Dört yıldan daha az süreli yüksek öğrenimi bitirenler/bitirebilecek durumda olanlar için 24 yaşından büyük olmama (1 Şubat 1986 ve daha sonra doğanlar); dört yıl ve daha fazla süreli yüksek öğrenim bitirenler/bitirebilecek durumda olanlar içinse 26 yaşından büyük olmama (1 Şubat 1984 ve daha sonra doğanlar) şartı aranıyor. Adaylar tarafından www.jandarma.tsk.tr internet adresine girilerek, 1 Şubat-15 Mart 2010 tarihleri arasında, beyana dayalı olarak yapılan ve sistem tarafından kabul edilen başvurular kabul edilecek.
Sınavlar üç aşamalı olarak uygulanacak. Birinci aşama yazılı sınavı, ikinci asama ön sağlık muayene ve fiziki kabiliyet değerlendirme testlerini, üçüncü aşama ise Mülakat Sınavını kapsayacak. Yazılı sınav, 16 Mayıs 2010 tarihinde Ankara’da yapılacak.
Jandarma Genel Komutanlığı ayrıca kimyager, muhasebeci, garson, güvenlik görevlisi, zabıt katibi olmak üzere 8 sivil memur alacak. Kimyager ve zabıt katibi kadrolarına 2 Şubat 2010; muhasebeci ve garson kadrolarına 3 Şubat 2010; güvenlik görevlisi kadrosuna ise 4 Şubat 2010’da başvuru alınacak.

Euro en zor sınavını veriyor..

admin tarafından 15 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Euro Bölgesi’ndeki 16 ülkeden bazılarının derin bir mali kriz içine sürükleniyor olması, Avrupa’nın ortak para birimi euroyu, 1999 yılındaki kabulünden bu yana en zor sınavıyla karşı karşıya bırakıyor.

Wall Street Journal’da yayımlanan bir haber analizde, kıtadaki bazı ekonomilerin yaşadıkları ciddi ekonomik sorunlar yüzünden değer kaybettiğine değinildi. Ancak Euro Bölgesi ortak para biriminin yaşadığı bu düşüşün bir bozgun işareti olmadığına dikkat çekildi.

Yunanistan ve İrlanda gibi ülkelerin borç notları kredi derecelendirme kuruluşları tarafından daha fazla düşürülürken, kur piyasaları bu ülkelerin borçlarını geri ödeyemeyeceğine ciddi olarak inanmıyor.Aynı şekilde yatırımcılar da ülkelerin kurtarılmasına yönelik tartışmaların ortak para biriminin değerini büyük oranda şüreceğine inanmıyor.Haber analizde görüşlerine yer verilen Londra merkezli hedge fon BlueGold Capital yatırımcılarından Stephen Jen, “Geçen 50 yılda, hükümetler Euro Bölgesi ekonomisini kırılma noktasına getirecek kadar çok sermaye harcaması yaptı” diyor.Jen aynı zamanda, ekonomisi zayıf olan Euro Bölgesi ülkelerinde enflasyon oranlarının, güçlü ekonomilerden farklı yönlerde seyredeceğine dikkat çekiyor. Analist bu ülkeler için ortak bir para politikası belirlemenin zor olacağını dile getiriyor.

Portekiz, İtalya, İrlanda, Yunanistan ve İspanya’da deflasyon yaşanabileceğini söyleyen Jen, birliğin güçlü ekonomileri Almanya ve Fransa’da ise enflasyon ihtimaline dikkat çekiyor.

YUNANİSTAN VE PORTEKİZ TEHLİKEDE

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in Yatırımcılar Servisi’nin Çarşamba günü bölgeye yönelik yayımladığı kamu finansmanı raporunda, rekabet güçlerinin düşük olması ve yüksek bütçe açıklarından dolayı Yunanistan ve Portekiz’in ekonomilerinde büyük sıkıntılar görme risklerinin olduğu belirtildi.Öte yandan Avrupa Komisyonu ve Avrupa Merkez Bankası (ECB), birlik dahilindeki bütün ülkelerin sorunlarını çözmek zorunda olduğuna dikkat çekti ve doğrudan yardımın birliğin kurallarınca yasaklandığını söyledi.Ancak ekonomistler, son çare olarak kurumların doğrudan yardım gerçekleştirebileceklerine inanıyor.

Moody’s de Euro Bölgesi’ndeki güçlü ülkelerin, sıkıntı içindekilere yardım eli uzatacağını düşündüğünü belirtti. Kredi derecelendirme kuruluşu aynı zamanda, kredi akışı gibi dolaylı yardımların da gerçekleşebileceğine dikkat çekti.

ANLAŞMALARA AYKIRI

Moody’s’ın yazdığı son raporda, doğrudan ya da dolaylı yardımların Euro Zone’nun para politikalarıyla ilgili anlaşmalarına ters düşse de herhangi bir kanunu çiğnemeyeceği belirtildi.Öte yandan kredi derecelendirme kuruluşlarının Yunanistan’ın ülke borcu notunu oldukça aşağıya çekerek, kıtanın en güçlü ülkeleriyle, en zayıfları arasındaki çizgiyi netleştirmesi, euronun sağlam duran yapısına dair endişelerin artmasına neden oldu.Bununla birlikte, Moody’s’in, cari açığını azaltmadığı sürece Portekiz’in de Yunanistan’ın yaşadıklarına benzer sorunlarla karşılaşabileceği uyarısında bulunması, halihazırdaki kaygıların artmasına neden oldu.

Haber analizde, asıl sorunun İtalya gibi daha büyük bir ekonominin merkez bankasından yardım almak zorunda kalması durumunda gerçekleşebileceğine dikkat çekildi. Öte yandan, ülke borcu bir hayli yüksek olan İtalya’nın kurtarılamayacak kadar büyük olduğu düşünülüyor.

Akıllı yatırımcıları 4 basit öneri..

admin tarafından 15 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Akıllı yatırımların yolu çok basit yöntemlerden geçiyor. Yatırımcıların finansal başarıya giden yolda, yalnızca en önemli şeylere odaklanmaları ve geride kalan lüzumsuz detayları görmezden gelmesi yeterli.

Money dergisinde yayımlanan bir haber analizde, yatırımcıların yalnızca temel noktalara odaklanarak başarıya ulaşabileceklerine dikkat çekildi.Haber analizde aynı zamanda, yatırımcıların dört temel adımı takip ederek büyük kazançlar elde edebileceği belirtildi.

1. “En iyi” yatırımlara takılıp kalmayın

Akıllı yatırımlar, gelecekte çok kazanacağı düşünülen varlıkların peşinden koşmak yerine, test edilip, başarısı onaylanmış varlıklara yatırım yapılarak gerçekleştirilir.Haber analizde görüşlerine yer verilen finansal danışman David Marotta, sağlam bir kazanç stratejisi olmayan büyük fonlardan ziyade, birçok farklı kategoriden, orta halli kazançlar sağlayabilecek yatırımlara eğilmenin daha akıllıca olacağına dikkat çekiyor.

Çok yönlü bir portföy oluşturmanın zor olmadığının altını çizen danışman, bireylerin kendi ülkelerindeki büyük ya da küçük fonları aynı zamanda yabancı hisseleri ve devlet tahvillerini kapsayan bir portföyü kolaylıkla oluşturulabileceğini söylüyor.

2. Uzun vadeli düşünün

Yatırımcılar her zaman portföylerini yıllık bazda değerlendirme hatasına düşerler. Ancak bir yatırımın uzun vadedeki getirileri de dikkate alınmalıdır.Yatırımcılar, 12 aylık kazanç peşinden koşuyorsa, doğal olarak daha oynak yatırımlara yönelirler çünkü bu yatırımların kısa vadedeki kazançları daha yüksektir.

Analizde değerlendirmelerine yer verilen York Üniversitesi’nden finans profesörü Moshe Milevsky, “yatırımcılar kazançlarının uzun vadeli olmadığını bile bile bu yatırımları gerçekleştirir. Hatta oynadıkları kağıtların ya da paralarını koydukları varlıkların, yükseldiği gibi ineceklerini de bilirler” değerlendirmesini yaptı.

3. Maliyetleri kontrol etmesini bilin

Finans dünyasından yatırımların maliyetlerinden çok, kazanılan paralardan konuşulur. Ancak başarılı olmak adına bireysel yatırımlarının ne kadara mal olduğunun da bilinmesi gerekir.Yatırım danışmanlığı şirketi Financial Engines analistlerinden, Christopher Jones, “Fon yöneticinizin başarılı olup olmayacağını önceden tahmin edemeyebilirsiniz ancak bu süreçte cebinizden çıkacak parayı tahmin edebilirsiniz” diyor.

4. Kendinizi daha fazla kontrol edin

Finans piyasalarında yaşanan ani iniş ve çıkışlar yatırımların kazançlarını etkileyebilir. Ancak bu durumun suçlusu yalnızca ekonomi değildir. Sorun bazen yatırımcının kendisinden de olabilir.Ekonomide işler iyiye gittiğinde, yatırımcılar genelde kendilerine fazlasıyla güvenir ve riskli yatırımlara yönelir. Ancak sağlam bir araştırma yapılmadan atılan bu adımların çoğunluğu fiyasko ile sonuçlanır.

Santa Clara Üniversitesi öğretim üyelerinden, ekonomist Hersh Shefrin, piyasada herhangi bir sorun baş gösterdiğinde ise, yatırımcılar ettikleri zararı telafi etmenin bir yolunu bulur ve daha güvenli varlıkları tercih etmeye başlar” diyor.

Bu yüzden atılacak adımların önceden düşünülmesi ve öngörülü hareket edilmesi gerekiyor.

Kriz kahini yine konuştu!

admin tarafından 15 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Kriz kahini Nouriel Roubini, bir zamanlar güvenli liman olarak görülen ülkelerin mali yapılarını rayına oturtmamaları durumunda, yatırımcıların güvenini kaybedebileceğini söylüyor.

Nobel ödüllü ekonomist Roubini’nin, Arpitha Bykere ile birlikte Forbes dergisi için kaleme aldığı yorumda, bir zamanların güçlü ekonomilerinin, son 75 yılın en derin resesyonundan büyük yaralar aldıklarına dikkat çekildi.Roubini ve Bykere, aynı zamanda, kriz sürecinde uygulanan teşvik programları ve vergi indirimlerinin, İngiltere, ABD gibi ülkelerin mali yapılarını kötüleştirdiğine dikkat çekti.Öte yandan, yazarlar bu durumun düzeltilmemesi halinde yatırımcıların bu piyasalara olan güvenlerini kaybedeceğini ve kredi derecelendirme kuruluşlarının ülkelerin kredi notlarını düşürmeye devam edeceğini dile getirdi.

Roubini ve Bykere, makalede “Ekonomik krizin etkisi, mali yapılarında daha önceki dönemlerde de sorun yaşayan, gevşek para politikaları uygulayan ve balonların şiştiği sırada mali reformlar gerçekleştirmeyen ülkeleri daha fazla etkiledi” değerlendirmesini yaptı.Bununla birlikte, zayıf ekonomik iyileşme ve yaşlanan nüfusun özellikle İngiltere, ABD, Japonya gibi gelişmiş ekonomilerin ve Euro Bölgesi’ndeki pek çok ülkenin borç yükünü artıracağına dikkat çekti.

TERS ETKİ YARATABİLİR

“Bu hükümetler 2008 ve 2009 yıllarında, finansal sistemlerine destek olmak ve yatırımcıların ekonomilerine yönelik endişelerini bastırmak için “ne gerekiyorsa yaptı. Ancak ülkelerin gevşek para politikalarını devam ettirmeleri yatırımcıları sakinleştirmenin aksine daha da kaygılandırabilir” diyen ekonomist, para politikalarının sıkılaştırılmaması durumunda, yatırımcıların bir zamanların “güvenli cennetlerini” terk etmeye başlayabileceğine işaret etti.Yazarlara göre, pek çok merkez bankası 2010 ile birlikte, likidite desteklerini çekmeye başladı. Ancak Yunanistan, İrlanda, İngiltere gibi ülkelerde hükümet finansmanına duyulan ihtiyaç devam ediyor.Roubini ve Bykere, piyasaya sürülen paralar ve artan borç işlemlerinin gelişmiş ekonomilerde enflasyon beklentilerini artırdığına dikkat çekerken, hükümetlerin önlem almaması durumunda, yatırımcıların son yıllarda daha çekici hale gelen gelişmekte olan piyasalara kayabileceği uyarısını yaptı.

“İngiltere, İspanya, Yunanistan ve İrlanda mali yapılarındaki dengesizliklere çözüm bulunmaması durumunda, ülke borcunu ödeyememe riskiyle karşı karşıya kalacak” diyen uzmanlar, Euro Bölgesi’ndeki bazı ülkelerin, ellerindeki varlıkları satarak borç oranlarını azaltmaya çalıştığına dikkat çekti.Roubini ve Bykere, Almanya gibi mali yapısı güçlü ülkelerin, resesyon nedeniyle mali yapılarında dengesizlik artmış olsa bile, borç oranlarını dengeleme olasılığının daha yüksek olduğunu belirtti.Bununla birlikte, yazarlar ABD ve Japonya’nın yatırımcıların güvenini kaybedecek en son ülkeler olduğunu dile getirdi ve “Dolar, merkez bankalarının en çok tercih ettiği rezerv ve ABD dünyanın en derin borç piyasasına sahip. Japonya ise dünyanın en büyük kredi vereni” değerlendirmesini yaptı.Ancak iki uzman ülkelerin gerekli mali reformları gerçekleştirmemesi durumunda, yatırımcıların bu ülkelere yönelik endişelerini artırabileceğine dikkat çekti ve “ABD büyük bir borç yükü altında ve yaşlanan bir nüfusu var. Bununla birlikte ekonomisi zayıf bir iyileşme sürecinde ve cari açık riski devam ediyor. Japonya’nın yaşlanan nüfusu ve ekonomisinde son zamanlarda yaşadığı durgunluk ülke için tasarruf oranını azaltıyor” değerlendirmesini yaptı.Roubini ve Bykere, gelişmiş ülkelerin hükümet harcamalarını kesip, vergileri yükselterek en geç 2011 ya da 2012 yılları arasında ekonomilerini sağlamlaştırmaya başlamak zorunda olduğuna dikkat çekti.

Analiz bölümümüz açıldı!..

admin tarafından 14 Ocak 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Merhabalar değerli üyelerimiz ve değerli ziyaretçilerimiz..

Bildiğiniz gibi ekonomide doğru veriye,bilgiye doğru zamanda ulaşmanın doğru etkiler yarattığını herkez bilir..İsteyen herkez istediği bilgiye anında nasıl sahip olur ? Bu biraz zor fakat ; sitemizi sık kullananlara eklerseniz doğru bilgi,doğru analiz ve doğru yönlendirme ile doğru adımlar atabilirsiniz..Ekonomi bulvarı olarak gelişmeye ve gelştirilmeye devam ediyoruz..Son olarak ” Ekonomi Bulvarı | Analiz ” bölümünü sizlerin hizmetine sunduk..Analiz bölümümüzde yok yok! IMKB grafikleri,canlı takipler,hisse senedi detaylı analiz edebileceğiniz bir bölüm oldu :) Çok merak ettiyseniz analiz bölümüze gitmek için lütfen tıklayınız

Ekonomi bulvarı olarak diğer kampanyalarımız hakkında ayrıntılı bilgi alabileceksiniz..Yaptığımız anlaşmalar sonucu daha ucuza ürünler alabileceksiniz..Yakında ayrıntılı bilgi sitemizde olacak..Bizi takip etmeye ve önermeye devam edin!

Saygılarımızla,

Ekonomi Bulvarı ekibi..


Page 10 of 37« First...«89101112»2030...Last »

Ekonomi Bulvarını sosyal ağlara ekleyin!

Twitter Delicious Facebook Digg Stumbleupon S�k Kullananlara Ekleyin More


Küçük hatırlatma : Ekonomi Bulvarına üye
olarak daha fazla içeriği ulaşabilirsiniz.Üye olmak için tıklayınız


  • Döviz Kurları

    Satış
    Alış
    AUD
    1.4068
    1.3977
    CAD
    1.4963
    1.4896
    CHF
    1.4354
    1.4262
    DKK
    0.2819
    0.2805
    EUR
    2.0974
    2.0873
    GBP
    2.3060
    2.2940
    JPY
    1.6968
    1.6856
    KWD
    5.3222
    5.2530
    NOK
    0.2615
    0.2598
    SAR
    0.4096
    0.4088
    SEK
    0.2156
    0.2134
    USD
    1.5360
    1.5286
    Son Güncelleme :15:30 - 03/11/2010
  • Etiketler

  • Kategoriler

  • RSS Ekonomi Bulvarı | EkoTV

  • Facebook Hayran Sayfamız


Burada yer alan yatirim bilgi,yorum ve tavsiyeleri "Yatirim Danismanligi" kapsaminda degildir.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler,yorum ve tavsiyede bulunanlarin kisisel goruslerine dayanmaktadir.Bu gorusler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir.Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanilarak yatirim karari verilmesi beklentilerinize uygun sonuclar dogurmayabilir.
Alt Yapı : Wordpress Tasarım : Beyazıt Kölemen