Yazar: alpertunga (13/02/2010) | Kategori: Haberler | 0 Yorum »
Altın süreki güvenli yatırım olarak görüldü..Özellikle bu sene altın fiyatlarındaki artışlarla daha çok kişi tarafından alındı..Kâr edenler oldu, zarar edenler oldu..Zarar edenlerde verileri doğru takip etmeden ve doğru zamanlamayı yakalamadan zarar gördüler..
Zaman gazetesi ekonomi köşe yazarı “M. ALİ YILDIRIMTÜRK” bugün altın’ı sizler için yorumladı..“Altın, ölü yatırım mı?” , “Altın, ölü yatırım değil mi ? ” sorusunun cevabını yazmızın devamında bulabilirsiniz..
Yıllardan beri Türkiye’de yastıkaltındaki altın miktarı merak konusu olmuştur. Hani, “Zenginin malı züğürdün çenesini yorar.” denir.
Ardından da “Para ile imanın kimde olduğu bilinmez” diye de ilave edilir.
Türkiye’de kapalı ekonomi döneminde yatırım araçları yelpazesi dar olduğundan halk, birikimlerini altın olarak tutuyordu. Kırsal kesimde altına olan ilgi daha da fazlaydı. Halkın büyük bir bölümü sosyal güvence olarak, tarım kesiminde olanlar hem sosyal hem de ekonomik güvence olarak altına yatırım yapıyordu. Ayrıca yüksek enflasyona karşı da paranın değeri altınla korunmaya çalışılıyordu. Bu arada bölgemizdeki stratejik gerginlikler, sık yapılan genel seçim ve iktidar değişiklikleri, ekonomik krizler içeride altına olan ilgiyi uzun yıllar güçlü tuttu. Alım satımı serbest olan Osmanlı döneminin son altı padişahının sikke altınları, Cumhuriyet dönemine ait Darphane ve Damga Matbaası’nda basılan cumhuriyet altınları, 22 ayar çeşitli modelde tel bilezikler, alım satımında fiyat farkları oldukça düşük olduğundan tasarruf için tercih edilen altınlardı.
Liberal ekonomiye geçildiği 1980′li yıllardan itibaren külçe (işlenmemiş, ayarı yüksek saf altın) altının ithalatının serbest bırakılmasıyla birlikte, yatırım araçları yelpazesi oldukça genişledi. Enflasyonun düşük olduğu dönemlerde altına olan ilgi doğal olarak azalıyor. Halk 1970′li yıllardan bu yana yaşanan ekonomik krizlerde gerek ihtiyaçtan gerekse kâr amaçlı olarak elindeki altınları zaman zaman satıyor. Ölü yatırım diye eleştirilen yastıkaltı altınlar olmasaydı, komşumuz Yunanistan gibi ülke ekonomisi bunalıma girerdi. Altın ithalatının yasak olduğu yıllarda illegal yollarla, günümüzde ise İstanbul Altın Borsası (İAB) aracı kurumları vasıtasıyla bu altınlar yurtdışına da satılıyor. Geçen yıl İAB üyeleri vasıtasıyla 140 ton altın ihraç edildi. Böylece kimseye muhtaç olmadan ülkenin döviz ihtiyacı karşılandı.
Liberal ekonomiye geçişle birlikte tasarruf yelpazesinin genişlemesi, altının tasarruftaki payını azalttı. Ancak 2001 krizi sonrası dövizde dalgalı kur uygulamasına geçilmesiyle fiyatlardaki oynaklık, döviz yatırımcısını mağdur etti. Son yıllarda dövizden vazgeçen yatırımcıların bir kısmı altına, fizikî olarak veya banka fonlarına yöneldi. Altına olan ilgi geleneksel olarak da devam ediyor.
Türkiye’de yastıkaltında ne kadar altın olduğu konusunda değişik tahminler yapılıyor. Ancak İAB yetkililerine göre yastıkaltında halkın tasarrufu olarak 5-7 ton altın olduğu belirtiliyor. Ayrıca yer altında işlenmeye hazır 700 ton ve rezerv maden olarak 6.400 ton altın olduğu tahmin ediliyor. Bunlar ülkemizin zenginliğidir. Önemli olan, bu zenginliğin ekonomiye kazandırılmasıdır.
Türkiye’nin birkaç bölgesinde altın madeni işleten firmalar var. Bunlardan biri de Koza Altın İşletmeleri AŞ. Şirket İzmir-Bergama-Ovacık’taki maden işletmesini 2005 yılında Normandy Madencilik AŞ’den hisse devriyle satın alarak o yıl üretime başladı. Şirketin kaynakları, kuruluş tarihindeki miktarın 6 katından fazlasına yükseldi. Koza Altın İşletmeleri, 2009′un ilk 9 ayında 220 milyon lira satış, 111 milyon lira faaliyet kârı ve yaklaşık 90 milyon lira net kâr elde etti. Koza Altın İşl. AŞ’nin yüzde 30 hissesi 2-4-5 Şubat tarihlerinde talep toplama yöntemiyle İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda (İMKB) bu yılın ilk halka arzını başarıyla gerçekleştirdi. Dün de hisse İMKB’de işlem görmeye başladı. Böylece yer altındaki altın bir yandan ülke ekonomisine kazandırılırken, diğer yandan halkın tasarrufuna da açılmış oldu. Yastıkaltındaki altınların da sisteme girmesi teşvik edilerek ülke ekonomisine yeni kaynaklar sağlanabilir. Altın, ölü yatırım değil ülkenin zor zamanlarında ihtiyaç duyulduğunda, hazır kaynağıdır..
2010 yılı altın yorumları, 2010 yılı altın yorumu, Altın fiyatları, altın yorumları
© 2010 Ekonomi Bulvarı | Dikkat ! Bu Bulvar Ekonomiye Can Veriyor.. - Ekonomi Bulvarı | Dikkat ! Bu Bulvar Ekonomiye Can Veriyor..
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi,yorum ve tavsiyeleri "Yatırım Danışmanlığı" kapsamında değildir.Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
XHTML | CSS | Wordpress | Amacdizayn.com