<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekonomi Bulvarı &#124; Dikkat ! Bu Bulvar Ekonomiye Can Veriyor.. &#187; Yazarlarımızdan</title>
	<atom:link href="http://ekonomibulvari.com/category/eko-yorum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ekonomibulvari.com</link>
	<description>Dikkat ! Bu Bulvar Ekonomiye Can Veriyor..</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Sep 2010 11:18:22 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Referandum&#8217;u bilmeyenlere..</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/referandumu-bilmeyenlere</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/referandumu-bilmeyenlere#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 09 Sep 2010 11:18:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alpertunga</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[referandum acıklamasır]]></category>
		<category><![CDATA[referandum sonucları]]></category>
		<category><![CDATA[referandumr]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3783</guid>
		<description><![CDATA[Aylardır  referandum  anlatılıyor&#8230; Hâlâ “hangi maddeleri oylayacağız?” diyen var.12 eylüldeki referandumdaki oylayacağımız maddeleri izah edelim..
Yılmaz ÖZDİL / HÜRRİYET
¡
Memur maddesi: Kamu Personeli Seçme Sınavı yapıldı, dini imanı dilinden düşürmeyen cemaatçi arkadaşların soruları arakladığı, kul hakkı yemeye utanmadıkları ortaya çıktı.
¡
Eğitim maddesi: Üniversite sınav sorularının takunyalılara sızdırıldığı, kendi dershanelerine servis edildiği, milyonlarca evladımızın geleceğini çaldıkları ortaya çıktı.
¡
Güvenlik maddesi: Polis Akademisi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aylardır  referandum  anlatılıyor&#8230; Hâlâ “hangi maddeleri oylayacağız?” diyen var.12 eylüldeki referandumdaki oylayacağımız maddeleri izah edelim..</strong></p>
<p><em>Yılmaz ÖZDİL / HÜRRİYET</em></p>
<p>¡<br />
Memur maddesi: Kamu Personeli Seçme Sınavı yapıldı, dini imanı dilinden düşürmeyen cemaatçi arkadaşların soruları arakladığı, kul hakkı yemeye utanmadıkları ortaya çıktı.<br />
¡<br />
Eğitim maddesi: Üniversite sınav sorularının takunyalılara sızdırıldığı, kendi dershanelerine servis edildiği, milyonlarca evladımızın geleceğini çaldıkları ortaya çıktı.<br />
¡<br />
Güvenlik maddesi: Polis Akademisi sınavında soruların zimmete geçirildiği, tarikatçılara ezberletildiği, uzun lafın kısası, hırsızların polis olmaya çalıştığı ortaya çıktı.<br />
¡<br />
Eşitlik maddesi: TRT&#8217;ye personel almak için sınav yapıp, sonuçları internetten yayınladılar, ancak, torpil taleplerini silmeyi unuttular, böylece, kazanan isimlerinin yanında “şu müdür tanıyor, bu müdür kefil” gibi notların düşüldüğü ortaya çıktı.<br />
¡<br />
İşçi hakları maddesi: AKP&#8217;li belediye itfaiyeye alınacak üç personel için sınav yaptı, yüzlerce aday “belgen eksik” diye sınava sokulmadı, “prosedürü uyguladık” dendi, sonuçlar bi açıklandı, başkanın oğlu ve kayınbiraderiyle, zabıta müdürü oğlunun kazandığı ortaya çıktı.<br />
¡<br />
Ekonomi maddesi: Kamu bankası sınav yaptı, müfettişler aldı, boru değil, müfettiş bu, sahtekârları yakalayacak, 80 puan alanlar girecekti, 70 alanlar dolduruldu, rezalet ortaya çıkınca, bilgisayarın hata yaptığı söylendi&#8230; Bir başka kamu bankası müfettişler aldı, sınavı hazırlayan özel üniversitenin aynı soruları daha önce bir başka kamu kurumunun sınavında sorduğu ortaya çıktı, suçüstü enselenen üniversite “ayy çok pardon” dedi.<br />
¡<br />
Sağlık maddesi: Sağlık Bakanlığı Unvan Sınavı yapıldı, 20 soru iptal edildi, 17 sorunun cevap şıkları değiştirildi, zaten 50 soru vardı birader, belli ki unvanı yükseltilmek istenenler buna rağmen becerememişti, sonuçlar bir hafta geç açıklandı, rezaletin ayyuka çıktığı ortaya çıktı.<br />
¡<br />
Spor maddesi: Çok örnek var, birini anlatayım, Menderes Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksek Okulu&#8217;nda sınav yapıldı, kazananların listesi açıklandı, sonra o liste indirildi, başka liste asıldı, kazanıp kayıt yaptıranlara “siz kazanamadınız” dendi, kazanamayanlar kayıt edildi, savcı “oha artık” demek zorunda kaldı, mahkemenin yürütmeyi durdurduğu ortaya çıktı.<br />
¡<br />
Sendika maddesi: Eğitim Kurumu Müdürlüğü sınavı yapıldı, soruların iktidara yakın bi sendikanın çalıştayında sorulan sorular olduğu, o sendikadan olanların kazandığı ortaya çıktı.<br />
¡<br />
Din maddesi: Diyanet İşleri Başkanlığı vaizlik, Kuran kursu öğreticiliği, müezzinlik sınavı yaptı, başarılı olan adaylar başarısız ilan edildi, başarısız denilen adaylar mahkemeye başvurdu, olmayacak duaya amin denildiği, sınavın iptal edildiği ortaya çıktı.<br />
¡<br />
Netice itibariyle&#8230;<br />
¡<br />
Son 4-5 senede, vatandaşların geleceğiyle alakalı olup, seçenekli şıkları bulunan her sınavda, hukuken tespit edilmiş “yamuk” olduğuna göre, pazar günü cevabı aranması gereken asıl soru şudur&#8230; Hukuk sınavı referandumda katakulli olmayacağının garantisini kimse verebilir mi?<br />
a, evet<br />
b, hayır</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/referandumu-bilmeyenlere/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD borsalarında düşüşe hazır olun !</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/abd-borsalarinda-dususe-hazir-olun</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/abd-borsalarinda-dususe-hazir-olun#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2010 10:42:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>alpertunga</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[2010 yılı eylül ayı avro yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[2010 yılı eylül ayı euro yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[2010 yılı eylül ayı euro/dolar paritesi yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ağaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ali ağaoğlu yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[euro yorumları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3653</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;Abd borsalarında düşüş olacak mı ? Yoksa ikinci dip mi geliyor ? &#8221; sorularının cevapları Ali Ağaoğlu&#8217;nun yorumlarıyla ekonomibulvari.com&#8217;da!
ABD’de son  gelen haber ve veriler daha çok ‘ikinci dipçilerin’ elini  kuvvetlendirecek nitelikte. ABD 2 yıllık devlet tahvili getiri oranları,  krizin en dibi diyebileceğimiz Mart 2009’da gördüğü seviyenin bile  altına inerek yüzde 0.50’e [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Abd borsalarında düşüş olacak mı ? Yoksa ikinci dip mi geliyor ? &#8221; sorularının cevapları Ali Ağaoğlu&#8217;nun yorumlarıyla ekonomibulvari.com&#8217;da!</strong></p>
<p><span><span style="font-family: Verdana,Arial,Helvetica,sans-serif; font-size: x-small;">ABD’de son  gelen haber ve veriler daha çok ‘ikinci dipçilerin’ elini  kuvvetlendirecek nitelikte. ABD 2 yıllık devlet tahvili getiri oranları,  krizin en dibi diyebileceğimiz Mart 2009’da gördüğü seviyenin bile  altına inerek yüzde 0.50’e geriledi. Bu tarihi düşük seviye, bir rekor!  Hareketlere bakıldığında tahvil tarafı, ABD borsalarında sıkı bir düşüşe  hazırlık yapıyor gibi. ABD endeksleri ayrıca teknik olarak dirençlerden  birine de yaklaşmış durumda.</p>
<p>Piyasayı takip edenlerin malumu ama  yine de hatırlatmakta fayda var. Cuma günü ABD’de tarım dışı istihdam  verileri açıklandı. 64 bin kişilik bir azalış beklenirken azalış 131 bin  olmuş. Asıl piyasaları endişelendiren geçtiğimiz ayın 125 kişilik  istihdam kaybı 225 bine yükseltilmiş. Yani geçen ayki veriler ilk  açıklanandan çok daha kötüymüş. Bu ayki verilerin de önümüzdeki ay  “revize edilmesi” ihtimali yüksek. Bu revizyonun yukarı yönlü olma  ihtimali tam tersine düşük görünüyor.</p>
<p>Özel sektör de beklenen  sayıda iş yaratamamış, 90 bin kişinin işe alınması beklenirken 71 bin  kişi özel sektörde istihdam edilirken, geçen ayki rakam da 83 binden 31  bine “revize edilmiş”.</p>
<p>Konut verilerinden sonra istihdam  verileri de umutvar değil. Her ne kadar ABD borsaları veriler sonrasında  ortaya çıkan kayıplarını, gün sonunda büyük ölçüde telafi etmeyi  başarsalar da günü kayıpla kapattılar.</p>
<p>Diğer yandan ABD 2 yıllık  devlet tahvili getiri oranları; krizin en dibi diyebileceğimiz Mart  ayında gördüğü seviyenin bile altına inerek yüzde 0.50 (yüzde yarım)  seviyesine geriledi! Bu tarihi düşük seviye, bir rekor! En uzun vade  olan 30 yıllık getirilerde de 50 günlük hareketli ortalama aşılamadı ve  yeniden yüzde 4 getirilerin altına dönüldü. 30 yıllıklarda yüzde 3.89  seviyesi kritik. Bu seviyenin altına inilmesi ihtimali yüksek.</p>
<p>Bence hareketlere bakıldığında tahvil tarafı, ABD borsalarında sıkı bir düşüşe hazırlık yapıyor gibi!</p>
<p>Son  haftalarda açıklanan şirket kârlarıyla artan borsalarda yükseliş hız  kaybetmeye başladı. Gelen veriler ve haberler, yeni bir yükselişi  desteklemekten hayli uzaklar.</p>
<p>Daha çok “ikinci dipçilerin” elini kuvvetlendirecek nitelikte veriler geliyor.</p>
<p>Teknik  olarak bakıldığında da ABD endekslerinde önemli dirençlerden birine  yaklaşılmış görünüyor. Klâsik yöntemlerden biri olan Omuz-Baş-Omuz  yapısında ikinci omuz “oluşuyor”. Bir önceki “omuz” 10.729’da idi.  Geçtiğimiz hafta 10.703 görüldü. Bu seviye ikinci omuz olabilir, ya da  10.760-80 bölgesine doğru bir yükseliş yaşanabilir. Ancak bu ihtimal  zayıf görünüyor. Haftanın ilk günlerinde değilse de Çarşamba’dan  itibaren 10.425’in (200 günlük hareketli ortalama) altına inilecek olur  ise, piyasalardaki düşüş hızlanabilir. Eğer bir yükseliş olacaksa da  bunu “saman alevi” tazı bir yükseliş olma ihtimali yüksek.</p>
<p>Bu hafta euro/dolar’daki hareket kritik.</p>
<p>Geçtiğimiz  hafta 1.3150 ve ardından da 1.3275’in üzerine çıkıldı. Kapanışın  (1.3281) bu seviyenin üzerinde olması euro/dolar paritesinde 1.35  seviyesinin önünün açılması anlamına geliyor.</p>
<p>Çok değil, bundan 1  ay kadar önce “1 euro, 1 dolar olur mu?” diye tartışılıyordu. Şimdi ise  yeniden euronun güçlendiği (!) bir döneme girildi.</p>
<p>1 euro=1  dolar “polemiği” ne kadar erkense, euronun da yeniden “güçleneceği” savı  için o kadar erken. Bence 1.35 kısa vadede euronun “zirvesi” olacak  görünüyor. Bu seviye arızi olarak 1.3605’e kadar “esneyebilir” ancak  daha fazlası için şu anda euronun gerisinde temel gerekçeler mevcut  değil. Bakmayın siz neredeyse tüm “alemin” stres testinde geçtiğine&#8230;</p>
<p><strong>Ola ki 1.35 seviyesi görüldü..!</strong></p>
<p>Son  bir ayda euroya “yatırım yapmış” olanlar, bu seviyeden “kârlarını  realize edebilirler. Yok eğer, çok daha önceden euroda olanlar var ve  parite 1.1876’lara giderken çok üzülmüşler ise onlar da kendilerini  rahat hissedebilecekleri bir portföy dağılımına dönebilirler.</p>
<p>Avrupa’ya  ihracat yapanlar için de euronun bu hareketi hem paritede hem de  euro/dolar kurlarında bir rahatlama sağladı. Yine son bir ayda euronun  değer yitirmesi ile canı yanmış olanlar, ihracatçılar, euro arş-ı alaya  gidecek diye düşünmeyi bırakıp, pozisyonlarını 1.35’lerden isterlerse  TL’ye, dövizde beklemek isterlerse de dolara dönebilirler.</p>
<p><strong>Euronun bu son hareketi önümüzdeki 6 ay için bulunmaz bir fırsat olabilir!</strong></span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/abd-borsalarinda-dususe-hazir-olun/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Piyasalardan referanduma onay çıktı mı ?</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/piyasalardan-referanduma-onay-cikti-mi</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/piyasalardan-referanduma-onay-cikti-mi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Jul 2010 09:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[M. ALİ YILDIRIMTÜRK]]></category>
		<category><![CDATA[M. ALİ YILDIRIMTÜRK yorumlarız]]></category>
		<category><![CDATA[piyasalar referandum hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[referandum ile piyasa yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[zaman gazetesi ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3517</guid>
		<description><![CDATA[İki ay öncesinde siyasetin gölgesine giren para piyasalarında son haftalarda coşkulu günler yaşanıyor. Borsa endeksi tarihi rekorları birbiri ardına kırarken tahvil faizleri ve döviz fiyatları geriliyor.
M. ALİ YILDIRIMTÜRK / Zaman Gazetesi
Küresel piyasalarda bölgesel tedirginlikler yaşanırken, Türkiye&#8217;deki para piyasaları ve reel sektörde ne oldu da gözle görülür bir canlanma oldu? Neler olmadı ki demek kısa bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İki ay öncesinde siyasetin gölgesine giren para piyasalarında son haftalarda coşkulu günler yaşanıyor. Borsa endeksi tarihi rekorları birbiri ardına kırarken tahvil faizleri ve döviz fiyatları geriliyor.</p>
<p><em>M. ALİ YILDIRIMTÜRK / Zaman Gazetesi</em></p>
<p>Küresel piyasalarda bölgesel tedirginlikler yaşanırken, Türkiye&#8217;deki para piyasaları ve reel sektörde ne oldu da gözle görülür bir canlanma oldu? Neler olmadı ki demek kısa bir cevap olacak. Bunu biraz açalım. İki ay önce Anayasa&#8217;nın bazı maddelerinin değiştirilmesi süreci yaşandı. Siyasetin ön plâna çıkmasıyla para piyasalarında belirsizlik sürecine girildi. Bu arada Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde finansal krizin etkisinin şiddetlenmesi de iç piyasaya olumsuz yansıdı. Yüksek işsizlik oranının gündemin ilk sırasında yer alması, İsrail-Türkiye ilişkilerindeki bozulma, Türkiye&#8217;de eksen kayması olduğu tartışmaları para piyasalarında tedirginlik oluşturdu. Bu gelişmelerin etkisiyle İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) endeksi 53 bin puana doğru gerilerken, Hazine tahvilinde bileşik faiz yüzde 10&#8242;a, dolar da 1,6 liraya tırmandı.</p>
<p>Anayasa Mahkemesi&#8217;nin, yasada kısmen iptal kararıyla eylül ayında yapılacak referandumun önü açıldı ve erken seçim beklentisi de gündemden düştü. İşsizliğin azaltılması konusunda özel sektör ve sivil toplum örgütlerinin gösterdiği çabaların yanında, kamunun personel alımı ve hafta içinde Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın açıkladığı, gençlere kısa süreli eğitimle meslek edindirilerek, özel sektörde yeni istihdam sağlayıcı plân, iş dünyasından ve para piyasalarından destek aldı. Diğer taraftan yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 11,70&#8242;lik çift haneli büyüme rakamı, aylık kapasite kullanım oranında, üretimdeki artışlar yanında enflasyondaki düşüş piyasalarda olumlu yansıma buldu. Yılın ilk yarısına ait bütçe verilerinde açıktaki gerilemenin hükümetin mali disiplinden taviz vermediği şeklinde değerlendirilmesi, bu yasama yılında TBMM&#8217;den geçmesi beklenen, ancak gelecek yasama dönemine sarkan &#8216;Mali kural&#8217; tedirginliğinin kısa sürede atlatılmasını sağladı. Ekonomide ve siyasetteki olumlu gelişmeler Türkiye&#8217;nin dış piyasalardan olumlu yönde ayrışmasını beraberinde getirdi.</p>
<p>Merkez Bankası&#8217;nın son &#8216;Para Kurulu&#8217; toplantısı sonrası faiz oranlarını uzun süre değiştirmeyeceği sinyalini vermesi, para piyasalarını tetikledi. Yabancı yatırımcıların da Türkiye&#8217;ye yönlenmesi para piyasalarını ayrıca hareketlendirdi. Yerli yatırımcıların da bu sürece katılmasıyla hafta içinde İMKB-100 endeksi 60 bin puana yükselerek yeni bir tarihi zirve oluşturdu. Gösterge tahvili bileşik faizi yüzde 8,14&#8242;e, dolar 1,5190 TL&#8217;ye, Euro 1,9580 TL&#8217;ye geriledi. Altının 1185 dolar/ons&#8217;a düşmesiyle 24 ayar altının gramı 58,40 TL&#8217;den, Cumhuriyet Lirası 395 TL&#8217;ye satıldı.</p>
<p>Para piyasalarındaki coşkulu seyir bir süre daha devam edebilir. İMKB-100 endeksinin 60 bin puan direnci aşılması halinde 65 bin puana ulaşabilir. Gösterge tahvilin bileşik faizi yüzde 8,00&#8242;lerin altına gerileyebilir. Euro/dolar paritesi kısa sürede 1.2750-1.2500 desteğine gerilediğinde içeride dolar 1,50 TL&#8217;de taban oluştururken, Euro 1,90 TL&#8217;nin aşağısına sarkabilir. Bir süredir düşüş trendindeki altının ons fiyatı kısa sürede 1170 dolar desteğini test ettiğinde, 24 ayar altının gram fiyatı gelecek günlerde 1-2 TL&#8217;lik düşüşle 56-57 TL olabilir. Anayasa değişikliğinin Türkiye&#8217;de demokratikleşmeye ivme kazandıracağı düşüncesinin hakim olmasıyla referandumun olumlu sonuçlanacağı beklentisi, piyasalarda şimdiden satın alınmaya başlandı. Reel sektördeki canlanma ve para piyasalarındaki iyileşmeler bunu gösteriyor</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/piyasalardan-referanduma-onay-cikti-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Facebooktan kimse memnun değil ama..</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/facebooktan-kimse-memnun-degil-ama</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/facebooktan-kimse-memnun-degil-ama#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Jul 2010 09:16:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[facebooktan kimse memnun değil]]></category>
		<category><![CDATA[memnun olmak]]></category>
		<category><![CDATA[myspace]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3484</guid>
		<description><![CDATA[2010 yılında ilk kez sosyal medyanın da ölçüldüğü ABD Tüketici Memnuniyet Endeksi‘nde 500 milyonluk kullanıcıya sahip dev sosyal ağ sitesi Facebook 100 üzerinden sadece 64 puan alabildi ve incelenen 223 şirket arasında en kötü 10 firmadan biri oldu. Facebook’un geçebildiği sayılı firma arasında 63 puanla MySpace yer aldı.
Buradaki en ilginç nokta ise tüketicilerin memnun olmadıkları Facebook’un Hitwise’ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>2010 yılında ilk kez sosyal medyanın da ölçüldüğü ABD Tüketici Memnuniyet Endeksi‘nde 500 milyonluk kullanıcıya sahip dev sosyal ağ sitesi <strong>Facebook</strong> 100 üzerinden sadece 64 puan alabildi ve incelenen 223 şirket arasında <strong>en kötü 10 firmadan biri</strong> oldu. Facebook’un geçebildiği sayılı firma arasında 63 puanla MySpace yer aldı.</p>
<p>Buradaki en ilginç nokta ise tüketicilerin memnun olmadıkları Facebook’un Hitwise’ın rakamlarına göre <strong>Google </strong>ve <strong>Yahoo</strong>‘yu da geçerek ABD’nin en çok ziyaret edilen sitelerinden biri konumunda olması. Yani bir anlamda kullanıcılar <strong>Facebook</strong>‘tan hiç memnun değiller ama ziyaret etmekten de kendilerini alamıyorlar…</p>
<p>ForeSee‘in hazırladığı raporda yer alan 30 internet şirketin arasında en düşük puanı alan<strong>Facebook </strong>ve <strong>MySpace<a href="http://ekonomibulvari.com/wp-content/uploads/foresee_1.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-3485" title="foresee_1" src="http://ekonomibulvari.com/wp-content/uploads/foresee_1.jpg" alt="" width="270" height="217" /></a></strong>olurken, sosyal medya şirketleri, incelenen 18 sektör içerisinde 70 ortalama puanla ancak 16.lığa ulaşabildi.</p>
<p>Düzenlenen ankette Facebook ile ilgili <strong>şikayetler arasında</strong> gizlilik ve güvenlik problemleri, reklamlar, kullanıcı ara biriminin sıklıkla değişmesi, spam ve sürekli uyarılar ile can sıkan uygulamalar başı çekiyor.</p>
<p>ForeSee’in raporuna göre Facebook’un puanını düşürenler özellikle ileri yaş guruba dahil kullanıcılar. Daha genç kullanıcılar site üzerindeki rahatsızlıklardan daha az etkilenirken, genellikle bilgisayar ve internet bilgisi daha kısıtlı olan <strong>ileri yaş guruba dahil kullanıcıların</strong> siteden memnuniyeti daha düşük.</p>
<p>Yine ForeSee’in raporunda öne çıkan bir etmen, insanların Facebook’tan bu kadar mutsuz olmalarına rağmen gerçek <strong>bir alternatifleri olmamasının</strong> Facebook’u onlar için vazgeçilmez kılıyor olduğu. <strong>500 milyona ulaşan kullanıcı sayısı</strong> ile insanların tanıdığı pek çok kişiye Facebook üzerinden kolaylıkla ulaşabiliyor ve bunun yapabilecekleri başka bir site yok. Diğer yandan pek çok kişi için Facebook fotoğraf ve videolarını biriktirip, paylaşabilecekleri en pratik alternatif.</p>
<p>Hatta bu anlamda Facebook o kadar rakipsiz ki, Facebook’un bazı uygulamalarına karşı çıkan kişiler bile en çok destekçiyi toplayabilecekleri platform olarak Facebook’u görüyor ve seslerini<strong>Facebook grupları</strong> ile duyuruyorlar.</p>
<p>Raporda başarılı olarak nitelendirilebilecek internet sitelerinden biri ise <strong>Wikipedia</strong>. Sosyal medya içerisinde 77 puanla en yüksek skoru elde eden Wikipedia hakkındaki en olumlu görüşler genellikle kullanım kolaylığı ve çok çeşitli konularda derinlemesine bilgi sağlayan içeriği olarak gösteriliyor.</p>
<p><strong><a href="http://ekonomibulvari.com/wp-content/uploads/wikipedia_logo.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-3486" title="wikipedia_logo" src="http://ekonomibulvari.com/wp-content/uploads/wikipedia_logo-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Wikipedia </strong>ile ilgili kullanıcılara memnun olmadıkları özellikler sorulduğunda en çok gelen iki yanıtlar; “memnun olmadıkları bir özelliği olmadığı” ve “kullanıcıların oluşturduğu içeriğin geçerliliğinden emin olmanın zor olduğu” olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Raporda yer alan diğer internet şirketlerinden Google geçen yıl 86 puan alırken bu yıl 80 puanda kaldı. Bing ise Wikipedia ile birlikte 77 puan elde etmeyi başardı. Yahoo 76, YouTube ise 73 puan topladı. ( Kaynak : Webrazzi )</p>
<p><a href="http://ekonomibulvari.com/wp-content/uploads/foresee_2_w.jpg"><img class="aligncenter size-medium wp-image-3487" title="foresee_2_w" src="http://ekonomibulvari.com/wp-content/uploads/foresee_2_w-300x134.jpg" alt="" width="300" height="134" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/facebooktan-kimse-memnun-degil-ama/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektrik fiyatlarına neden zam geldi ?</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/elektrik-fiyatlarina-neden-zaman-geldi</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/elektrik-fiyatlarina-neden-zaman-geldi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 07:23:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[elektrik zam]]></category>
		<category><![CDATA[elektrike]]></category>
		<category><![CDATA[güven sak referans gazetesi yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[güven sak yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[tedaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3408</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde sizlerle paylaşmış olduğumuz şu haberde elektrik fiyatlarına zam geldiğini belirtmiştik..Elektrik fiyatlarına zam gelmesinin nedeni ; perde arkası sizlerle!
Güven Sak / Referans Gazetesi
Geçen hafta pek eğlenceliydi. Elektrik fiyatları önce bir indirildi. Sonra ertesi gün fiyat indirimi geri çekildi. Sonra da elektrik fiyatları zamlandı. Enerji Bakanımız, &#8220;Sanırım süreç ihmal edildi&#8221; dedi, gazetelere göre. Sizce ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde sizlerle paylaşmış olduğumuz <a href="http://ekonomibulvari.com/eko-haber/elektrige-zam-geldi" target="_blank">şu</a> haberde elektrik fiyatlarına zam geldiğini belirtmiştik..Elektrik fiyatlarına zam gelmesinin nedeni ; perde arkası sizlerle!</p>
<p><em>Güven Sak / Referans Gazetesi</em></p>
<p>Geçen hafta pek eğlenceliydi. Elektrik fiyatları önce bir indirildi. Sonra ertesi gün fiyat indirimi geri çekildi. Sonra da elektrik fiyatları zamlandı. Enerji Bakanımız, &#8220;Sanırım süreç ihmal edildi&#8221; dedi, gazetelere göre. Sizce ne oldu? Siz de hemen &#8220;Bu ne laubalilik&#8221; mi dediniz? Doğrusu ya ben önce öyle dedim. Ama sonra merak edip bir baktım. Şimdi öyle düşünmüyorum. Gelin bakın nasıl düşünüyorum? Merak edenleri aşağıya beklerim efendim.</p>
<p>Önce aklımdakini hemen bir söyleyeyim: Elektrikte fiyat indiriminin geri çekilmesi hayırlı bir gelişmedir. Bu yıl, Allah&#8217;ın izniyle başlayacağımız, nasıl uygulanacağını bilmediğimiz bir biçimde başlayacağımız kurallı Maliye politikası süreci için hayırlı bir haberdir. Evet, bu şerden doğan bir hayır olmuştur. Başlangıçta bir hata yapılmış, sonra o hata hemen düzeltilmiştir. Ama sonuçta hayırlı olmuştur. Seçime doğru yol almakta olan bir hükümetin, önce bir indirim yapıp sonra da fiyat artırımına gitmesi, mesela benim aklımda ‘dümende biri var&#8217; fikrinin yerleşmesine yardımcı olmuştur. Evet, mali kural için kurumsal altyapı daha tam gelişmiş değildir. Sistemin nasıl işleyeceği belli değildir. Ama bakın ortada galiba işi kontrol etmeye niyetli bir koordinatör vardır. Bu kadar komedinin içinde, niyetli biri iyidir. Bu durumda, yapılması gereken ortadaki iyi niyetin altının kalın kalın çizilmesidir. Gelin bugün öyle yapayım. Elektrik fiyatları hakikaten indirilmiş olsaydı yazacaklarımın tam tersini yazmaya başlayayım. Elektrik fiyatları hakikaten indirilmiş olsaydı; bu, son derece trajikomik olacaktı. Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;ne (TBMM) daha yeni elektrikle ilgili kamu iktisadi teşebbüslerinin (KİT) alacaklarını tahkim etmek üzere, bir yasa tasarısı getirmiş olan hükümetin kurallı Maliye politikası konusunda samimiyeti hiç tartışmasız sorgulanacaktı. Artık temizlenmek için, kliniğe yerleşen alkoliğin, hastane odasındaki dolabına içki şişelerini dizmeye başlaması gibi olacaktı. En azından benim için öyle olacaktı. Ne kadar bozulduğumu da muhtemelen yazacaktım. Siz de ileride, &#8220;Biliyordun da neden söylemedin&#8221; denmesinden korkar mısınız? Ben korkarım. Şimdi bari o gün muhtemelen yapacağımın tam tersini yapayım ve hatadan dönmenin bir erdem olduğunu yüksek sesle dile getireyim. İşte bu yazı, o yazıdır efendim.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin geçmiş dönemden kalan, bu hükümetin geçmiş döneminden kalan, temel meselelerinden birini enerji sektöründeki KİT&#8217;lerde biriktirilen mali riskler oluşturmaktadır. Dünya petrol fiyatlarındaki değişmelere dayalı olarak, teknik olarak zamanında yapılması gereken fiyat ayarlamalarının, siyasi nedenlerle yapılmaması, enerji sektöründeki KİT&#8217;lerin mali yapılarını önemli ölçüde bozmuştur. Bu, dünün gerçeğidir. Kurallı maliye politikasına geçmeden önce hükümetin düzeltmeye çalıştığı alanlardan birini de bu mesele oluşturmaktadır. Dünün KİT zamlarının nedeni de evvelki günün zamanında yapılmayan KİT fiyat ayarlamalarıdır. KİT&#8217;lerin bozulan mali yapılarını iyileştirmeye yönelik olarak ‘Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Bir Kısım Borç ve Alacaklarının Düzenlenmesine Dair Kanun Tasarısı&#8217; daha yakınlarda TBMM&#8217;ye sunulmuştur. İlgili komisyonda görüşmeleri devam eden tasarı ile enerji alanında faaliyet gösteren Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ), Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ), Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt AŞ (TETAŞ) ile Türkiye Elektrik Dağıtım AŞ (TEDAŞ) arasındaki borç ve alacakların, herhangi bir faiz ve gecikme zammı uygulanmaksızın takas ve mahsup suretiyle tasfiye edilmesi ve oluşan bakiyenin TEDAŞ bilançosunda muhasebeleştirilmesi hedeflenmektedir. Konuyla ilgili bir değerlendirme, TEPAV&#8217;ın, artık gelenekselleşen ‘Mali İzleme Raporu&#8217;nun son sayısında zaten bulunmaktadır. İyi ki o vardır.</p>
<p>Bu durumda yapılması gereken ilk tespit herhalde şudur: BOTAŞ gibi kurumların ertelenen borçları bulunmaktadır, bunların bir bölümü artık hiç ödenmeyecektir. Halbuki ilgili kuruluşlar bu alacakları karşılığında teslim etmeleri gerekeni zaten teslim etmişlerdir. Maliyete katlanmışlardır, şimdi paralarını alamamaktadırlar. Özel olsalar batarlardı ama ürettikleri malın niteliği gereği şimdi fiyat artırarak, dünün yanlışlarını hepimize ödetebilme lüksleri vardır. KİT olmak böyle bir şeydir. Ortada elbette rahatlıkla eleştirilebilecek, sakil bir durum vardır. Büyük bir olasılıkla, ödenmeyen alacakların karşılığında ortaya çıkan finansman ihtiyacını karşılamak için, teknik olarak yapılması gereken fiyat indirimi yapılamamaktadır. Yapılamadığı için herhalde otomatik fiyatlandırma mekanizması da işletilememektedir. Sistem, tamam bozulmaktadır. Ancak bu bozukluk bir nevi &#8220;dün yediğiniz hurmalar, bugün bir yerinizi tırmalar&#8221; prensibine dayanmaktadır. Dün elektrik ucuz satılmış, bütçede belediyelerin sokak aydınlatmaları gibi bazı kalemler için gereken kaynak ayrılmamıştır. Sonuçta olan tüketiciye ve sanayiciye olmaktadır. Bunların hepsi kötüdür. Ama BOTAŞ gibi enerji KİT&#8217;lerinin batağını bugün kontrol altına almamak da iyi olmayacaktır. Yarın için daha da kötü olacaktır. Bu ilk noktadır.</p>
<p>Hükümetin, elektrik fiyatını indirdikten sonra zammı geri alıp, fiyatları artırması ortada bir koordinasyon problemi olduğuna elbette işaret etmektedir. Ama aynı zamanda alınan her kararın artık bir merkezi kontrol altında olduğunu da göstermektedir. Evet, vaziyet şık değildir. Hata olmadan düzeltilememiştir ama düzeltilmiştir işte. Hatayı düzeltmiş olmak iyidir. Ekonomik koordinasyonun gelişmekte olduğuna işaret etmektedir. Bu da kötü değildir ve de buyurun size günün ikinci tespitidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/elektrik-fiyatlarina-neden-zaman-geldi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ülkemiz büyüdü mü , büyümedi mi ?</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/ulkemiz-buyudu-mu-buyumedi-mi</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/ulkemiz-buyudu-mu-buyumedi-mi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Jul 2010 07:14:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[Büyüme rakamları]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme rakamları yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[radikal ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[radikal ekonomi yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Taner Berksoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3405</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde tüik tarafından rakamlar açıklanmış ; şu haberimizde sizlerle paylaşmıştık.
Radikal gazetesi ekonomi yazarlarından  sayın ; TANER BERKSOY köşesinde bugün rakamları ele almış..Ayrıntılar sizlerle!
2010 yılının birinci üç ayına ilişkin sayısal bilgiler gelmeye başladı. Bunların en önemlisi büyümeye ilişkin veriler. Yılın ilk çeyreğindeki büyüme performansını merakla bekliyorduk. Bu bilgi  nerede olduğumuzun belirlenmesi açısından önemliydi.  Hafta başında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz günlerde tüik tarafından rakamlar açıklanmış ;<a href="http://ekonomibulvari.com/eko-haber/buyumu-rakamlari-sizlerle" target="_blank"> şu</a> haberimizde sizlerle paylaşmıştık.</p>
<p>Radikal gazetesi ekonomi yazarlarından  sayın ; TANER BERKSOY köşesinde bugün rakamları ele almış..Ayrıntılar sizlerle!</p>
<p>2010 yılının birinci üç ayına ilişkin sayısal bilgiler gelmeye başladı. Bunların en önemlisi büyümeye ilişkin veriler. Yılın ilk çeyreğindeki büyüme performansını merakla bekliyorduk. Bu bilgi  nerede olduğumuzun belirlenmesi açısından önemliydi.  Hafta başında yapılan açıklama bu konuda biraz karışık bilgiler verdi. Kafalar karıştı.<br />
Kafa karışıklığı bir süredir TÜİK’in iki farklı zaman boyutunda büyüme ölçümü yapıyor olmasından kaynaklanıyor. Uzun yıllar boyu sadece yıllık (12 aylık) zaman dilimi için veri açıklayan TÜİK son sıralarda, bunun yanısıra, üçer aylık dönemler arasındaki büyüme verilerini de tahmin edip açıklamaya başladı.<br />
***<br />
TÜİK’in veri tabanını genişletmesi kuşkusuz olumlu bir şey. Ekonominin izlenmesi açısından yeni bir imkan yaratılmış oldu. Ama sanırım bol veri bizi biraz da şaşırttı. 2010 yılının ilk büyüme verileri açıklanınca ikili ölçümden kaynaklanan tereddütler oluştu. Büyüme yıllık bazda ölçüldüğünde ekonominin yüksek hızda büyüdüğü anlaşıldı. 2009 yılının ilk çeyreğine kıyasla bu yılın ilk çeyreğinde ekonominin yüzde 11.7 gibi bir hızla büyümüş olması, belki beklendiği şekilde bir rekor olmadı ama dünyada ön sıralarda yer alan bir büyüme performansı olması nedeniyle memnuniyet yarattı.<br />
Ekonominin son bir yılda yüksek hızda  büyümüş olmasına memnun olduk belki ama tam da tadını çıkartamadık. Zira açıklanan veriler ekonominin son bir yıllık dönemde yüksek oranlı üretim artışı sağlamış olmasına rağmen son aylarda üretim artış hızının ciddi ölçüde yavaşlamış olduğunu gösteriyor.<br />
Başka bir deyişle,  krizden çıkış temposu yüksek olan ekonominin yıl başından sonra hız kestiği anlaşılıyor.  Mevsim ve takvim etkilerinden arındırıldığında,  2009 yılının son çeyreği ile bu yılın ilk çeyreği arasında sadece yüzde 0.1 hızında bir üretim artışı (büyüme) sağlandığı görülüyor.  Memnuniyeti tamamen iptal edecak kadar düşük bir hız bu.<br />
Şimdi yıllık bazda elde edilen verilere bakanlar ekonominin neredeyse rekor hızda büyüdüğünü düşünüp, seviniyor. Onun yerine bir önceki üç aydan bu yana gerçekleşen büyümeye bakanlar da ekonomide bir büyüme sorunu olduğunu düşünüp karalar bağlıyor. Bu durumda  2010 yılının ilk aylarında ekonominin büyüyüp büyümediği sorusu da havada kalıyor.<br />
***<br />
Aslında böyle bir ikileme düşmeye gerek yok. Yıllık bazda yapılan ölçme ile çeyrek dönemler arasında yapılan ölçme farklı büyüme dinamiklerine ilişkin bilgi veriyor. Yıllık bazda yapılan ölçmeler bize genel bir performans göstergesi sağlıyor. Koşulların olağan, konjonktürün durağan olduğu dönemlerde iktisadi performansın yıllık bazda yapılan ölçümlerle  izlenmesinde büyük bir sorun yok. Tersine, bu genel gösterge ekonominin uzun erimli büyüme potansiyelinin ne kadarının gerçekleştirildiğini gösteriyor olması açısından çok hayati bir bilgi sağlıyor.<br />
Konjonktürün oynak, konjonktür dönüşlerinin devrede olduğu durumlarda sadece yıllık bazdaki büyüme verileriyle yetinilmesi ekonominin hareket deseninin tam anlamıyla kavranmasına imkan vermiyor. Bu durumda konjonktürün neresinde olduğunuzu kestiremediğiniz gibi yıllık hareket ivmesinin arkasında saklı bazı ayrıntıları da görme imkanınız olmuyor. Konjonktür içindeki salınım ve dönüşümleri anlamak için daha kısa dönemler ararsında yapılan ölçümlere ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla,  çeyrek dönemler bazında yapılan büyüme tahminleri konjonktür izlenmesi açısından daha sağlıklı bilgi veriyor, ekonominin nerede olduğunu daha net bir şekilde belirlemek mümkün olabiliyor.<br />
2010 yılının ilk üç ayı itibariyle Türkiye ekonomisinin büyüme performansını ölçen  veriler de buna benzer analiz imkanları veriyor.  Aynı olgunun (üretim artışı- büyüme) farklı zaman dilimlerindeki görünümü ölçülüyor. Tabii bunların aynı olması mümkün olmadığı gibi aynı şeyi söylemeleri de mümkün değil.<br />
Yıllık bazdaki ölçümler son bir yıl itibariyle hızlı büyüdüğümüz konusunda fazla bir terddüde yer bırakmıyor. Peki son on iki ay itibariyle yakaladığımız bu hızlı büyüme ivmesini (yüzde 11.7) sürdürebilir mi diye sorgularsanız, o zaman çeyrek dönemler itibariyle yapılan ölçüme bakacaksınız. Burada gördüğünüz düşük hız (yüzde 0.1) yüksek büyüme temposunu sürdüremeyeceğimizi, önümüzdeki aylarda yıllık bazda da ekonominin yavaşlayacağını  söylüyor.<br />
Büyüdük mü büyümedik mi sorusunun peşine takılıp tartışmaktansa böyle bir değerlendirme yapmanın daha bilgilendirici olduğunu düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/ulkemiz-buyudu-mu-buyumedi-mi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu isimden kargo gelirse almayın!</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/bu-isimden-kargo-gelirse-almayin</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/bu-isimden-kargo-gelirse-almayin#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Jun 2010 09:33:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[Akif Ali Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Akif Ali Yılmaz kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[kargo]]></category>
		<category><![CDATA[ptt kargo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3355</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir olay daha var..Sizlerle paylaşmak istedim..
Direk ayrıntılara geçiyorum    Geçenlerde PTT Kargo ile tanımadığım kişiden kargo getirdiler.Almadım tabiki de.Almamda..İnternette arama yaptığımda tek bana göndermediğini gördüm bu şahsın.Amacı nedir bilmiyorum ama bu iş üzerinden rant sağladığı kesin.
Tanımadığınız birinden kesinlikle kargo almayın! diyerek ayrıntılara geçiyorum.Kargoyu gönderen şahıs ; Akif Ali Yılmaz diye biri.Tanımam etmem.Yukarıda dediğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir olay daha var..Sizlerle paylaşmak istedim..</p>
<p>Direk ayrıntılara geçiyorum <img src='http://ekonomibulvari.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />   Geçenlerde PTT Kargo ile tanımadığım kişiden kargo getirdiler.Almadım tabiki de.Almamda..İnternette arama yaptığımda tek bana göndermediğini gördüm bu şahsın.Amacı nedir bilmiyorum ama bu iş üzerinden rant sağladığı kesin.</p>
<p>Tanımadığınız birinden kesinlikle kargo almayın! diyerek ayrıntılara geçiyorum.Kargoyu gönderen şahıs ; Akif Ali Yılmaz diye biri.Tanımam etmem.Yukarıda dediğim gibi ; tek bana göndermemiş.Diğer arkadaşlar almışlar fakat.Kargonun içinden genel de ; Avonun saç kremi yada boş cd çıkıyor.</p>
<p>isim: Akif Ali Yılmaz<br />
Adres Bilgileri : ihsaniye mahallesi Dar sokak no:3 Giresun Bulancak<br />
Posta çeki hesabı : 6171507</p>
<p>Yukarıdaki bilgilerle gelen kargoyu tanımıyorsanız ; kesinlikle almayın.Bu iş üzerinden rant sağlandığı kesin.Umarım Ptt Kargo&#8217;yla alakası yoktur.Millet artık ne yapacağını şaşırmış durumda..Allah akıl fikir versin.</p>
<p>Saygılar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/bu-isimden-kargo-gelirse-almayin/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amerika konut piyasası borsayı vurdu..</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/amerika-konut-piyasasi-borsayi-vurdu</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/amerika-konut-piyasasi-borsayi-vurdu#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Jun 2010 05:24:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ağaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika konut piyasası]]></category>
		<category><![CDATA[GazeteVatan]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasalarda Kan Kaybı Devam Edecek mi ?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3327</guid>
		<description><![CDATA[Ali Ağaoğlu / GazeteVatan
ABD konut piyasası tüm dünyada borsaları bir kez daha üzdü. Teşvikler bitti, kel göründü! ABD Başkanı Obama, ödeme güçlüğüne düşen eyaletler için senatodan 50 milyar dolarlık bir paket hazırlığındaymış. ABD ekonomisinin halen daha ‘paketlere ihtiyaç duyar halde’ olması önümüzdeki günlerde piyasaların moralini daha da bozacağa benzer..Cevabını arayacağımız soru ise ; Piyasalarda Kan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ali Ağaoğlu / GazeteVatan</p>
<p><strong>ABD konut piyasası tüm dünyada borsaları bir kez daha üzdü. </strong>Teşvikler bitti, kel göründü! ABD Başkanı Obama, ödeme güçlüğüne düşen eyaletler için senatodan 50 milyar dolarlık bir paket hazırlığındaymış. ABD ekonomisinin halen daha ‘paketlere ihtiyaç duyar halde’ olması önümüzdeki günlerde piyasaların moralini daha da bozacağa benzer..Cevabını arayacağımız soru ise ; <strong>Piyasalarda Kan Kaybı Devam Edecek mi ? </strong></p>
<p>Salı günü ABD’de ikinci el konut satış verileri açıklandı. Satışlar beklenenden daha fazla düşüş olmuş. Her ne kadar ortalama ev fiyatları artıyor olsa da var olan satışlar içinde “batık kredilerden kaynaklanan” konut satışları toplam satışların yüzde 30’unun biraz üzerine çıkmış!</p>
<p>Dün açıklanan yeni ev satışlarında da durum çok farklı değil. 400 binlik beklentiye karşın Mayıs ayında 300 bin yeni ev satılmış. 1963’ten bu yana en düşük seviye anlamına gelen bu rakam, bir önceki aya göre de yüzde 32.7 düştü. Daha da ilginç bir veri; yeni ev almak için yapılan mortgage başvuruları son 13 yılın en düşük seviyesine gerilemiş.</p>
<p>Obama hükümetinin krize çözüm olarak ev alanlara 8 bin dolara varan teşvik vermişti. Nisan ayında bu teşvikler sona ermişti. Teşvikler bitti, kel göründü!</p>
<p>Kredi piyasalarında sıkıntının sürdüğünü söyleyen ABD Hazine Bakanı Geithner, konut cephesindeki sıkıntının sürdüğünü de itiraf etmiş oluyor. Her ne kadar başta ABD olmak üzere tüm finansal piyasalarda son 15-16 aydır yaşanan yükselişlere rağmen gerçekte işsizliğin sürmesi ve buna bağlı olarak geleceğe dair kaygıların devam etmesi ABD’deki konut sektörünü derinden etkiliyor. Anlaşıldı ki teşviklerle ite kaka taşıma suyla idame ettirilen yapı, teşvikler çekilince tökezlemeye başlıyor .</p>
<p>Özellikle bir süreden beri keyifsizliği yansıtmaya başlayan güven endekslerinde havanın olumsuza dönmesi, piyasaların da keyfini kaçıracaktır.</p>
<p>Tüm bunlar ABD ekonomisinin genelinde olmasa da konut cephesinde ikinci dip endişelerini artırıyor. Bu da dönüp dolaşıp borsaları vuruyor. Böyle olabileceğine haftanın başındaki yazımda değinmiştim: “Dow Jones’ta haftanın ilk günlerinde; Çin haberlerinin [yuanın revalüasyonu] de etkisiyle; 10.500-600 bandına doğru bir yükseliş [10.594 görüldü] olsa da hafta sonuna doğru yeniden olumsuzluklar artacaktır. 10.300’ün altında bir günlük kapanış olur ise [Salı günü gerçekleşti] hisse senedi piyasalarını zor günler bekliyor demektir.”</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Türk basınında fazlaca yer bulamayan bir gelişmeyi önümüzdeki günlerde daha sık duyuyor olacağız. ABD Başkanı Obama; ödeme güçlüğüne düşen eyaletler için senatodan 50 milyar dolarlık bir paket hazırlığındaymış. Cumhuriyetçiler borçları artıracağı için karşı çıkarken Obama’nın partisi Demokratların da bazıları bu pakete karşıymış. ABD ekonomisinin halen daha “paketlere ihtiyaç duyar halde” olması önümüzdeki günlerde piyasaların moralini daha da bozacağa benzer. Bozulan morallerle önümüzdeki günlerde; Dow Jones’ta 8 Haziran’da görülen 9.757 seviyesinin de altına inilerek 9.450’lerin ziyaret edilmesi hatta daha da altına düşülmesi çok da şaşırtıcı olmayacaktır.</p>
<p>Dışarıda bunlar olurken, bizim piyasalarımızın da bu gelişmelere kayıtsız kalması mümkün mü? Hemen her gün gelen yeni şehit haberlerini, İsrail ile gerginliği fiyatlamayan; içerideki gelişmelere adeta kayıtsız kalan Türk piyasaları; yine yurtdışındaki gelişmelere tepki verdi. Dün İMKB 100 endeksi günü 1.100 puanlık kayıpla kapattı.</p>
<p>Önümüzdeki günlerde borsa cephesindeki gerilimin daha da artması, İMKB 100 Endeksi’nde 52.500-53.000 seviyelerine kadar geri çekilme ihtimali yüksek .</p>
<p>ABD cephesinde bunlar olurken, Fransız bankası BNP’nin notunun düşürülmesi, İngiltere başta olmak üzere hükümetlerin ekonomik büyümeyi sekteye uğratacak önlemler açıklamaları, Avrupa beklentilerini ve euroyu olumsuz etkiliyor. Pazartesi günü 1.2488’e kadar yükselen euronun 1.2210’a kadar değer kaybetmesi de bu yüzden değil mi?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/amerika-konut-piyasasi-borsayi-vurdu/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İç gelişmelerin önemi bu hafta artacak..</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/ic-gelismelerin-onemi-bu-hafta-artacak</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/ic-gelismelerin-onemi-bu-hafta-artacak#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 21 Jun 2010 06:56:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[21 haziran 2010 pazartesi haftası piyasa yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Ağaoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ali ağaoğlunun güncel yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[gazetevatan ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3283</guid>
		<description><![CDATA[Hafta sonundan iki önemli haber vardı. İlki tabii ki 200 kişiden fazla PKK’lının iki ayrı noktada aynı anda başlayan ve 11 askerimizin şehit olmasın sebep olan saldırıydı. Hikmet Bilâ dünkü “Saldıran değil, saldırtana bak” başlıklı yazısında “Şemdinli daplarında yaşanan küçük çaplı bir çatışma değil, bir ’muharebe’dir” diyerek olayın boyutunun artık değiştiğine değiniyor. Bundan böyle başarısız [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hafta sonundan iki önemli haber vardı. İlki tabii ki 200 kişiden fazla PKK’lının iki ayrı noktada aynı anda başlayan ve 11 askerimizin şehit olmasın sebep olan saldırıydı. Hikmet Bilâ dünkü “Saldıran değil, saldırtana bak” başlıklı yazısında “Şemdinli daplarında yaşanan küçük çaplı bir çatışma değil, bir ’muharebe’dir” diyerek olayın boyutunun artık değiştiğine değiniyor. Bundan böyle başarısız açılımlar iç politikayı daha da fazla etkilemeye başlayacaktır.</p>
<p>Şimdiye kadar İsrail dahil hemen hiçbir olumsuzluğu fiyatlamayan piyasalar bundan böyle iç politikada yaşananları ve özellikle de seçim tartışmalarını daha yakından izlemek zorunda kalacağa benzer.</p>
<p>Diğer haber ise önümüzdeki hafta sonu 26-27 Haziran’da Kanada’nın Toronto şehrinde toplanacak G20 liderler zirvesi öncesinde Çin’in para birimi yuanın dalgalanma bandını daha esnek belirleyebileceğini açıklamasıydı.</p>
<p>Bir seferlik revalüasyon yerine Çin’in yine işi zamana yayıyor olması baskıları hafifletecek mi henüz belli değil. Zira daha önceki yıllarda olduğu gibi Çin, yuanı devalüe edileceği miktarı sınırlı tutacak olur ise ABD ve AB başta olmak üzere Çin mallarıyla “başedemeyen” ülkelerin baskısı daha da artacaktır.</p>
<p>Çin yuanı dolar karşısında 2005’te 8.25 seviyesinden ancak 2008 ortalarında 6.82’lere kadar kademeli olarak değerlenmesine izin vermişti. Çin, işi bu kez de ağırdan alacaktır.</p>
<p>Bu kararı kısa vadede piyasaları etkilemesini beklemek hatalı olacaktır. Piyasalardaki beklenti revalüasyonun kademeli olarak yüzde 3-5 arasında tutulacağı yönünde.</p>
<p><strong>Gelelim bu hafta piyasalara&#8230;</strong></p>
<p>Haftanın ilk yarısına kararsızlık hakim olacağa benzer. ABD hisse senedi piyasaları teknik yükselmekte zorlanmaya başladılar. Dow Jones’ta haftanın ilk günlerinde; Çin haberlerinin de etkisiyle; 10.500-600 bandına doğru bir yükseliş olsa da hafta sonuna doğru yeniden olumsuzluklar artacaktır. 10.300’ün altında bir günlük kapanış olur ise hisse senedi piyasalarını zor günler bekliyor demektir.</p>
<p>Dışarıdaki yükselişle beraber İMKB 100’de 57.900-58.100 bandı görülebilir. Düşüşteki kritik eşik ise 56.450’de. Son 10 işgünü içinde 1.1876’dan 1.2417’e kadar değer kazanan euro/dolar paritesinde son yükselişin 1.2150-1.2210 arasına kadar bir düzeltmesini haftanın ilk günlerinde görebiliriz. Ancak ardından euronun 1.2640-1.27 bandına değer kazanması söz konusu.</p>
<p>Paritedeki hareketlerden bağımsız olarak dolar/TL’de bu hafta içinde 1.5450 seviyeleri büyük ihtimalle test edilecektir.</p>
<p>Sonrasında yön dış piyasalardan çok, iç politikadaki gelişmelere bağlı olarak oluşacağa benziyor.</p>
<p><em>Ali Ağaoğlu / GazeteVatan</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/ic-gelismelerin-onemi-bu-hafta-artacak/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ekonomi bulvarı haftalık değerlendirme..</title>
		<link>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/ekonomi-bulvari-haftalik-degerlendirme</link>
		<comments>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/ekonomi-bulvari-haftalik-degerlendirme#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 12 Jun 2010 07:48:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımızdan]]></category>
		<category><![CDATA[ali tüzel]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Memurları Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi de haftalık değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[habertürk]]></category>
		<category><![CDATA[memur tasarısı]]></category>
		<category><![CDATA[yeni Devlet Memurları Kanunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ekonomibulvari.com/?p=3279</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba ;
Geçtiğimiz hafta borsa yorumlarını,döviz yorumlarını ve altın yorumlarını ekonomi siteniz ; ekonomi bulvarından takip ettiniz   Takipçilerimize teşekkür eder yeni bir uygulama ile karşınızdayız efendim..
Her hafta cumartesi sabahları haftalık değerlendirmeler ve uyarılar sizlerle olacaktır..
Geçtiğimiz hafta piyasalarda son durumu tekrar hatırlayalım hemen ; En yüksek 55066 puanı gören endeks günü 54861 puan ile (yüzde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Merhaba ;</p>
<p>Geçtiğimiz hafta borsa yorumlarını,döviz yorumlarını ve altın yorumlarını ekonomi siteniz ; ekonomi bulvarından takip ettiniz <img src='http://ekonomibulvari.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Takipçilerimize teşekkür eder yeni bir uygulama ile karşınızdayız efendim..</p>
<p>Her hafta cumartesi sabahları haftalık değerlendirmeler ve uyarılar sizlerle olacaktır..</p>
<p>Geçtiğimiz hafta piyasalarda son durumu tekrar hatırlayalım hemen ; En yüksek 55066 puanı gören endeks günü 54861 puan ile (yüzde 1.03) 556 puan artıda tamamladı.İstanbul serbest piyasada, kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,5800 liraya, avronun satış fiyatı 1,9150 liraya geriledi.Piyasanın kapanışı itibariyle Kapalıçarşı’da 1,5780 liradan alınan dolar 1,5800 liradan, 1,9100 liradan alınan avro 1,9150 liradan satılıyor.Serbest piyasada dün kapanışta 1,5880 lira olan dolar güne 1,5880 liradan, 1,9230 lira olan avro 1,9200 liradan başlamıştı.</p>
<p><strong>Krizde 2.RAUND Başladı..</strong></p>
<p>Uzun süredir krizle ilgili yorum yapmayan ünlü milyarder ve spekülatör<strong> George Soros</strong>, dün yaptığı açıklamada krizde ikinci perdenin açıldığı yönündeydi..Biz sizlere daha önceden duyurmuştuk ve önlem almanız gerektiğini sizlere aktarmıştık..Şimdi gelecekte neler olacak ve neler yaşanacak çok önemli..Özellikle şu günlerde siyaset gündeminin hareketliliğini de hesaba katarsak ; ilerisi için pek parlak bir dönem olacak diyemiyoruz..Özellikle İngiltere&#8217;nin de ortaya çıkmasıyla euro daha da düşüşte..Dolar euro&#8217;nun üzerinde kalmaya devam edecek..Çok uzun sürede böyle devam edecek döviz piyasaları..</p>
<p><strong>Ne zamana kadar devam edecek bu durum ? </strong></p>
<p>Avrupa Birliğinin krizden çıkması için çok büyük adımlar atması gerekiyor..Tek almanya&#8217;nın desteği ile olacak iş değil kesinlikle..Almanyada şu dönemde sıkıntılı günler geçiriyor..</p>
<p><strong>Siyaset gündemi de karışık..</strong></p>
<p>BM&#8217;nin irana yaptırım uygulama kararanın onaylanması ; dahada çıkmaza iletiyor..İranı daha da fazla sinirlendiriyor..Umarım dünya adına kötü sonuçlar doğurmaz..</p>
<p><strong>Memurlar&#8217;a bir kötü haber daha geliyor..</strong></p>
<p><strong>Habertürk </strong>gazetesi yazarlarından Sayın ALİ TÜZEL bugün yazmış olduğu yazıda yeni bir tasarı hakkında bilgiler vermiş.. Okumanızda fayda var..</p>
<p>Başbakanlık’ta hazırlanan Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapılan taslağa göre disiplin cezaları artırılıyor. Devlet memurları için sıkıyönetim kuralları öngören, tıpkı  Bulgaristan’daki Belene Kampı dönemi başlayacak gibi görünüyor. Tasarıyı basitçe özetleyecek olursak, “Memurlara,<br />
konuşmayacaksınız, amirleriniz tarafından verilen emirlere itiraz etmeyeceksiniz, hele basında görev yapan arkadaşlarınızla asla konuşmayacaksınız” denilmektedir. Şimdiye kadar basına bilgi verme kınama cezasıyla sonlanırken yeni tasarıyla ceza artırılarak basına bilgi<br />
sızdırılmasına kademe ilerlemesi cezası öngörülüyor. Tasarıyla artırılan  disiplin cezaları şöyle:</p>
<p><strong>Aylıktan kesme cezası öngören fiiller:</strong></p>
<p>1) Hizmette gösterdiği  yetersizlik sebebiyle kurumlarının stratejik plan ve performans hedeflerinin gerçekleşmemesine yol açmak.</p>
<p>2) Usulsüz şikâyette bulunmak.</p>
<p>3) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak.</p>
<p><strong>Kademe ilerleme cezasını öngören fiiller:</strong></p>
<p>1) Kendini geliştirme, sorun çözme, planlama konularında yeterli gayret ve çaba göstermemek.</p>
<p>2) Verilen emirlere itiraz etmek, görevleri tam ve zamanında yapmamak, hizmetin yürütülmesinde ve görevin yerine getirilmesinde kurumlarınca<br />
belirlenen usul ve esaslara uymamak.</p>
<p>3) Göreviyle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak.</p>
<p>4) Görev sırasında amirlerine hal ve hareketleri ile saygısız davranmak.</p>
<p>5) Devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak.</p>
<p>6) Kurumların çalışma ortamını ve düzenini bozmak.</p>
<p>7) Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.</p>
<p><strong>Devlet memurluğundan çıkarma:</strong></p>
<p>1) Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak.</p>
<p>2) Bir yıl içerisinde toplam iki defa kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla tecziye.</p>
<p><strong>Sözleşmeli memura grev yasağı geliyor</strong></p>
<p>Halen geçerli olan mevzuata göre, memurlara sendikaları tarafından alınan grev ve iş bırakma eylemlerinden dolayı ceza verilemiyor. Zira verilen cezaların hepsi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden döndüğü için artık ceza verilmesi mümkün değil. Şimdi getirilen yeni düzenlemeyle memurlar sözleşmeli hale getirilip bir de grev yasağı getirilmektedir. Getirilen düzenlemeyle; sözleşmeli personelin grev kararı vermesi, bu yolda  ropaganda yapması, herhangi bir greve veya grev teşebbüsüne katılması, grevi desteklemesi yahut teşvik etmesi yasaklanıyor.</p>
<p><strong>ÜCRET DÜZENLEMESİ TÜM ÇALIŞANLARI KAPSAMIYOR</strong></p>
<p>Tasarıyla kamuda uzmanlar dışında hiçbir gruba ücret artışı sağlamıyor. Bu  sebeple halen Başbakanlık’ta bulunan tasarıda yer almak,ücretlerini artırmak isteyen grupların, kendi unvanlarının da eklenmesi için Başbakanlığa dilekçe göndermeleri yerine olur. Yani, öğretmenler, müfettişler, askerler, polisler, postacılar, itfaiyeciler, memurlar, bilgisayar işletmenleri gibi her unvandaki memurlar, haklarının peşine düşsünler.</p>
<p>Memurlara da esnek çalışma geliyor</p>
<p>Tasarıyla, hükümet çalışmasını istemediği memurları görev yerlerine bağlı  olmaksızın istediği yerde çalıştırabilecek. Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkün olacak. Bu hususlar Bakanlar Kurulu’nca belirlenecek. Kadrosu kaldırılan (genel müdür yardımcısı, şube müdürleri gibi) memurlar, en geç altı ay içinde kendi kurumlarında niteliklerine uygun bir kadroya atanacak.</p>
<p><strong>MEMURLAR VE MÜFETTİŞLERE HAVUZ SÜRGÜNÜ</strong></p>
<p>Bu memurlar, kurumlarında atama imkânı bulunmaması halinde aynı süre içinde başka bir kurumdaki kadrolara atanmak üzere memur havuzuna gönderilecek. Bu şekilde kadroları kaldırılanların maaşları da sabitlenecek.  müdür ve daha üst olanlar ile danışma ve denetim işlevlerine ilişkin kadrolarda çalışanlar araştırmacı, diğerleri ise durumlarına uygun kadrolara atanacaklar. Bu maddeyle, bakanlıklarda yer alan müfettişlerin havuza atılması gündeme gelecek.</p>
<p><strong>UZMANLAR ARASINDA DA ADALETSİZLİK BAŞLAYACAK</strong></p>
<p>İlk taslakta kamudaki tüm  uzmanlara zam öngören düzenlemeden vazgeçildi, şimdi tasarının son halinde uzmanlar arasında ayrım da yapıldı. Bu konuda tasarıdan çıkan uzmanlar ile denetmenler de isyandalar. Uzmanlar bakın ne diyor: “Uzmanlaşmanın istendiği ülkemizde uzman adı altında çalışan arkadaşların maaşları  1350 ile 4500 lira arasında değişmektedir. Tasarıdan son dakikada, başta taşrada çalışan uzmanlar olmak üzere mahalli idarelerde çalışan ve 5018 No’lu yasa ile kurumların belkemiği haline gelen uzmanlıklar, (mali hizmetler uzmanları, milli emlak<br />
uzmanları, muhasebe, kültür ve çevre uzmanları) çıkarılmıştır. Ricamız, bu hususu dile getirmenizdir. 2000-2850 lira aylık ücret alan mesleklerin<br />
maaşlarını eşitleme bahanesiyle aradaki maaş farkı kapatılması gerekirken tasarıyla makasın daha da açılması, biz yaklaşık 4- 5 aşamalı sınavlardan geçen ve uzman adı altında 1350 lira maaşa talim eden genç uzman<br />
yardımcılarını “memur zihniyetine” sürüklemekten başka bir şey yapmayacaktır.”</p>
<p><strong>Memura verilen ikramiye değil 122 lira prim</strong></p>
<p>Önceki gün Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın açıkladığı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapan tasarıda yer alan bir madde dün ekonomi basınında dikkat çekiciydi. Taslak içerisinde ‘Memura yılda 4 ikramiye geliyor’ başlığıyla çarpıcı hale getirilen düzenleme, aslında yazıyı<br />
okuyanların da rahatlıkla görebileceği gibi bildiğimiz anlamda yarım ya da 1 maaş ikramiyeyi değil toplu sözleşme kapsamındaki memurlara verilen ‘yıllık’ 122 liralık primi ifade ediyordu. Maddede Anayasa Mahkemesi tarafından daha önce iptal edilen toplu görüşme primi yeniden getirilirken,<br />
yıllık 122 liralık ödemenin ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında yapılacağı ifade ediliyor. Kısacası ikramiye gibi yansıtılan aslında en düşük memur maaşının neredeyse 10’da 1’i rakamın 4’e bölünmesinden ibaret.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ekonomibulvari.com/eko-yorum/ekonomi-bulvari-haftalik-degerlendirme/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>


<!--1df10c06b42c73c82b0010dfb254791b-->